Hip hop’ın yükselişine tanıklık: Def Jam Recordings

NYU’daki 712 no’lu yurt odasında kurulan bir plak şirketi.
Hip hop’ın yükselişine tanıklık: Def Jam Recordings

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Kendine Ait Bir Yer’de bu hafta 1980’lerin New York’undayız. Graffiti'lerle donatılmış metro vagonlarının yaydığı titreşimler, 70’lerde ortaya çıkan ve sokak kültüründen beslenen yeni bir müziğin titreşimlerine karışıyor. Bu yeni müzik henüz radyolarda kendine yer bulamasa da sokak partileriyle, kulüp geceleriyle, elden ele dolaşan kaset ve 45’liklerle yayılıyor. Sonraki yıllarda ana akımı etkisi altına alacak olan bu yeni müziğin adı hip hop.

712 no’lu odada olanlar: Long Island’da punk rock ve heavy metal dinleyerek büyümüş, The Beatles’ı ilk duyduğu andan beri müziğe tutkuyla bağlı olan, için için kaynayan hip hop sahnesinin heyecanlandırdığı, 20’lerinin başındaki Rick Rubin, New York University’de felsefe öğrencisi. Ailesi avukat olmasını istiyor ama onun başka planları var. Yerel müzik sahnesiyle içli dışlı olan Rubin, üniversite yurdunda düzenlediği, gürültü sebebiyle bolca şikayet edilen partilerde DJ’lik yapıyor. 

Rick Rubin
Rick Rubin
Fotoğraf: Annabel Mehran

Rubin, dinlediği hip hop kayıtlarında partilerdeki enerjiyi bulamıyor. 1983’te ailesinden 5 bin dolar borç alarak kaydettiği T La Rock ve Jazzy Jay single’ı It’s Yours'da peşine düştüğü, o elektrikli atmosferi yakalamak. Def Jam Recordings logosunu taşıyan bu ilk single, hip hop dünyasında yankı bularak yerel bir hit oluyor. Dönemin genç hip hop prodüktörü ve Run DMC’nin menajeri olan Russell Simmons, It’s Yours'un arkasındaki isimle tanıştığında onun beyaz olmasına çok şaşırıyor. Simmons’ın Rubin’e katılmasıyla Def Jam Recordings, merkezi Rubin’in NYU’daki 712 no’lu yurt odası olan resmî bir plak şirketine dönüşüyor.

Demolar arasındaki hazine: Def Jam’e yağan demolar arasında, henüz 16 yaşındaki LL Cool J’in I Need A Beat parçası Rubin ve Simmons’ın dikkatini çekiyor. 1984’te Rubin’in Beatles tutkusuna uygun şekilde geleneksel şarkı formuna yaklaştırdığı I Need A Beat, Simmons’ın tanıtım desteğiyle 100 bin satıyor. Sonraki yıl, aralarında Rubin’in yakın arkadaşları Beastie Boys’un da bulunduğu yedi single da toplam 300 bin satış rakamına ulaşılıyor. Hip hop, ana akım tarafından çoğunlukla mahalle arasında alevlenip sönecek bir trend olarak görülse de CBS Records Def Jam’in hareketliliğinin farkına varıyor ve onlara, CBS’e yılda dört yeni sanatçı bulmaları için 600 bin dolar ödeyerek Def Jam’in dağıtımcılığını üstleniyor. Bu olduğunda Rubin 21, Simmons ise 26 yaşında. 

Ve karşınızda Beastie Boys: Yeraltındaki kabuğunu kırmaya çalışan hip hop, Beastie Boys’un 1986 tarihli ilk albümü Licensed to Ill ile büyük bir patlama yaşıyor. Def Jam etiketli albüm Billboard listesinin zirvesine ulaşan ilk rap albümü oluyor. Diğer yandan Rick Rubin’in prodüktörlüğünü üstlendiği Reign in Blood, Slayer’ı ana akımla tanıştırıyor. Sonraki yıl, hip hop’ın en politik gruplarından Public Enemy ilk albümünü yayımlıyor. 1988 yılına gelindiğinde Def Jam Recordings adı müzik dünyasına büyük puntolarla kazınmış durumda.

Rick Rubin ve Beastie Boys
Rick Rubin ve Beastie Boys

Ayrılık zamanı: CBS’in dağıtım anlaşması yenilenirken Rubin ve Simmons görüş ayrılığına düşüyor. Rubin finansal desteği minimumda tutup bağımsız kalmak isterken, Simmons mümkün olan en yüksek miktarı almak istiyor. Uzun zaman sürüncemede kalan sözleşme imzalandıktan sonra Rick Rubin şirketten ayrılarak Def American Recordings’i kuruyor. 

Def Jam, ticari başarılarına rağmen mali zorluklarla karşılaşıyor. 1992’de iflasın eşiğine gelen şirket, hisselerinin bir kısmını satın alan Polygram sayesinde ayakta kalıyor. Polygram, Universal tarafından satın alındıktan sonra Island Records ile birleştirilerek The Island Def Jam Music Group içine dâhil oluyor. 1999’da Russell Simmons’ın hisseleri 100 milyon dolara satılıyor ve Def Jam, tamamen Universal’a geçiyor. 

O sırada American Recordings’de: Kariyeri boyunca sayısız albüme imza atan müzik gurusu Rubin’e göre, doğru sesler dinleyiciye elini uzatıp yolunu bir şekilde buluyor. Kendisi sadece o doğru seslerin ona ulaşmasına izin veriyor. Müziğe dair müthiş sezgileri, bir süre sonra “Def” sözcüğünü terk ederek American Recordings olarak yenilediği şirketinde de yüzünü kara çıkarmıyor. Kariyerinde bir duraklama dönemi yaşayan Johnny Cash’i Nine Inch Nails, Depeche Mode, U2, Soundgarden gibi isimlerin şarkılarını yorumladığı American Recordings albüm serisiyle yeniden gündeme taşıyor ve efsanevi sanatçıyı yeni nesille buluşturuyor. 

2000’ler ve sonrasında Def Jam: Kurucuları şirketten ayrıldıktan sonra da hip hop içinde önemli bir yer tutmaya devam eden Def Jam, yönetici kadrosunda Jay-Z ve Eminem’in menajeri Paul Rosenberg gibi isimleri ağırladı. Kanye West, Rihanna, Justin Bieber gibi yıldızların albümlerine ev sahipliği yaptı.

Russell Simmons, 2010’larda kendisine yönelik cinsel saldırı iddialarının ardından Def Jam dâhil görev aldığı tüm şirketlerden istifa etti. Rick Rubin ise kişisel koleksiyonuna eklediği sekiz Grammy Ödülü ile son 30 yılın en önemli müzik figürleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Hip hop "hip hop" olmadan önce, sahneler perdeye çıktıktan sonra

Üniversite yurdunda tohumları atılan plak şirketi, bir filmi bir tiyatro sahnesine sığdıranlar, tuhaflıkları kucaklayan bir müzisyen ve dahası.

13 Kas 2020

Hip hop "hip hop" olmadan önce, sahneler perdeye çıktıktan sonra

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Emre Eminoğlu

·

25 Eyl 2026

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Aslı Perker

·

25 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

Burcu Dimili

·

25 Eyl 2026

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Mehmet Sindel

·

24 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Soner Can

·

24 Eyl 2026

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah