Hürmüz Boğazı'nda geçişler durdu: Küresel ekonomiye etkisi ne olabilir?

İran-ABD geriliminin sıcak çatışmaya dönüştüğü bu günlerde, küresel enerji ticaretinin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı’na dair tartışmalar enerji piyasalarında teyakkuza neden oldu. İran’ın boğazı kapattığına dair duyuruları ve boğazdan geçmeye çalışan bir tankerin vurulması, küresel piyasalarda endişeyi artırdı.
Hürmüz Boğazı'nda geçişler durdu: Küresel ekonomiye etkisi ne olabilir?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İran-ABD geriliminin sıcak çatışmaya dönüştüğü bu günlerde, küresel enerji ticaretinin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı’na dair tartışmalar enerji piyasalarında teyakkuza neden oldu. İran’ın boğazı kapattığına dair duyuruları ve boğazdan geçmeye çalışan tankerlerin vurulması, küresel piyasalarda endişeyi artırdı.

İran henüz bir resmî açıklamada bulunmamış olsa da Reuters'a konuşan Avrupalı denizcilik kaynaklarına göre İran Devrim Muhafızları, boğazdan geçişlerin yasaklandığında dair uyarı yayınları yaptı ve bu nedenle en az 150 petrol ve gaz tankeri, Körfez sularında beklemeye geçti. Uyarıları dinlemeden yoluna devam eden iki tanker ise İran tarafından hedef alındı. 

  • Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada da İran'ın Hürmüz'den geçişlerin yasaklandığına dair telsiz yayınları yaptığı ve bu nedenle bölgedeki Türk bayraklı gemiler için ISPS Kod Güvenlik Seviyesinin 3 olduğu ifade edildi. 

Diğer yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise boğazı kapatma niyetinde olmadıklarını ve bu aşamada boğazdaki seyrüseferi aksatacak herhangi bir şey yapmayı düşünmediklerini söyledi. 

Peki Hürmüz Boğazı neden çok önemli ve buradan geçişin durması hangi ülkeyi nasıl etkiler?

Dünyanın en kritik enerji transit noktası

Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik enerji transit noktası olarak tanımlanıyor. Suudi Arabistan, Irak, BAE, Kuveyt, İran ve Katar petrol ihracatlarının büyük kısmını bu rota üzerinden yapıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre boğazdan geçen petrol miktarı günde yaklaşık 20 milyon varil ve bu miktar küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20'sine tekabül ediyor. 

  • Yine aynı verilere göre Hürmüz üzerinden geçirilen sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) miktarı da 90 milyar metreküpten fazla. Bu da dünya LNG ticaretinin %20’sinden fazlasının da yine Hürmüz üzerinden yapıldığını gösteriyor. 

Alternatif güzergahların sınırlı kapasitede olması boğazın önemini daha da artırıyor. IEA’ya göre, Hürmüz’den geçen petrolün sadece günde 4,2 milyon varillik kısmı yani dörtte birinden daha azı boru hatlarıyla başka rotalara kaydırılabilir. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler Hürmüz Boğazı’na karşı sınırlı da olsa çeşitli alternatiflere sahip ancak Irak, Kuveyt, Katar gibi gibi sadece Basra Körfezi’ne kıyısı olan ülkelerin başka bir alternatifi yok. Bu nedenle Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’nun enerji sevkiyatı için kritik bir koridor olarak görülüyor.

Kimler endişeli?

Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün %70’ten fazlası başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya pazarına ihraç ediliyor. Ayrıca Katar, Asya ülkelerinin en önemli enerji tedarikçilerinden bir tanesi. Bu nedenle Asya ülkeleri çatışmaların Hürmüz’ün kapanması gibi bir felaket senaryosuna dönüşmeden sona ermesini istiyor.

Katar, Hindistan, Çin ve Güney Kore için kilit bir LNG tedarikçisi | Kaynak: S&P Global

Avrupalı yetkililer de endişeli ve Hürmüz’deki bir krizin Avrupa için enerji arzı açısından ikinci bir Ukrayna etkisi yapabileceğinden korkuyor. Zira Avrupa ülkeleri, Rusya’ya uygulanan yaptırımların ardından enerji tüketimlerinin önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden gelen petrol ve LNG’den karşılamaya başlamıştı. Bu süreçte Avrupa’nın Körfez’den petrol ithalatı günlük 700 bin varilden 900 bin varile yükseldi ve Katar, AB’nin yıllık LNG tüketiminin yaklaşık %10’unu tek başına karşılamaya başladı. 

Körfez ülkeleri de fazlasıyla endişeli. Konuyla ilgili The Guardian’a konuşan üst düzey yetkililer, petrol tesislerinin ve tanker rotalarının hedef alınabileceği bir durumun bölgesel felakete yol açacağı uyarısında bulunuyor. İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolünü kullanarak petrol ticaretini aksatması, Körfez ekonomilerinin can damarı olan ihracatı vurabileceği için bölge ülkeleri diplomatik çözüm arayışına girişmiş durumda.

Kapanırsa neler olur?

Hürmüz Boğazı kapanırsa petrol fiyatları üzerinde bir şok etkisi yaşanması kaçınılmaz. Boğazın tam bir blokaj altında kalması halinde enerji piyasası analistleri petrol fiyatının üç haneli seviyelere çıkabileceğini belirtiyor. Goldman Sachs ve Barclays analistleri böyle bir felaket senaryosu halinde brent petrolün 100 dolar düzeyini aşabileceği konusunda uyarıda bulunurken, bazı stratejistler 120 dolar seviyesine işaret ediyor. 

  • Hürmüz’ün kapanmasının ardından konuyla ilgili bir analiz yayımlayan Rystad Energy, Hürmüz’ün kapanmasının, petrol akışı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı hattı ve Abu Dabi hattına kısmi olarak yönlendirilse bile, günlük net olarak 8-10 milyon varil civarında arz kaybına neden olabileceğini, bu nedenle brent petrol varil fiyatının açılışta 20 dolarlık bir sıçramayla 92 dolar civarına kadar gidebileceğini söylüyor.
  • Uzmanlar, Suudi Arabistan’ın da böyle bir senaryoda kısa vadede üretimi artırarak piyasalara tam destek veremeyeceğini, çünkü bölgedeki yedek kapasitenin de fiilen abluka altında kalacağını hatırlatıyor. Gerçekten de dünya üzerindeki toplam yedek petrol üretim kapasitesinin önemli bir bölümü Körfez ülkelerinde ve Hürmüz kapandığında bu rezerv gücü de fiziken erişilemez hale gelecek.

Doğalgaz tarafında durum petrolden de kritik. Katar, ABD’den sonra dünyanın en büyük ikinci LNG ihracatçısı ve sevkiyatlarının tamamı Hürmüz’den geçiyor. Boğazın kapanması, başta Asya ülkelerinde olmak üzere devasa bir doğalgaz arz açığı yaratacak. IEA böyle bir durumun küresel LNG piyasasında Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği krizden daha büyük bir şoka yol açabileceği uyarısını yapıyor. Bu konuda en kritik nokta şu; bu düzeyde bir kaybı telafi edebilecek bir alternatif üretici yok. Dünyada hiçbir LNG tedarikçisi bu kadar kısa sürede bu miktarı karşılayacak atıl kapasiteye sahip değil. 

  • Boğaz kapanırsa Katar LNG’sine en bağımlı ülkeler olan Hindistan, Pakistan ve Bangladeş ciddi sıkıntıya girebilir. IEA bu ülkelerin LNG ithalatının %70’ten fazlasının Hürmüz yoluyla geldiğini ve tedarik kesilirse geniş çaplı elektrik kesintileri ve büyük üretim sorunları yaşanabileceğini belirtiyor. Avrupa cephesinde de 2022’de tavan yapan doğalgaz fiyatlarının yeniden benzer seviyelere fırlaması olası. Uzmanlar Katar’dan LNG akışının kesilmesinin Avrupa’nın gaz açığını büyüteceğini, halihazırda yüksek seyreden enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracağını ifade ediyor.

Finansal piyasalar ve tedarik zincirleri de Hürmüz senaryosundan nasibini alacak gibi görünüyor. Petrol ve gaz fiyatlarındaki sert yükseliş, küresel enflasyonun yeniden tırmanmasına yol açarak merkez bankalarının para politikalarını sıkı tutmasına neden olabilir. JPMorgan analistleri, enerji fiyatlarında güçlü bir artışın aylardır yavaşlayan enflasyonun yeniden yükselmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor. 

Tedarik zinciri boyutunda ise sigorta maliyetlerinin ve navlun ücretlerinin fırlaması bekleniyor. Denizyolu sigortacılarının savaş risk primi uyguladığı Hürmüz güzergahında, primlerin şimdiden en az iki katına çıktığı ve Maersk, Hapag-LLoyd gibi denizcilik devlerinin boğazdan geçişi askıya aldıkları bildiriliyor. Körfez ülkeleri çıkışlı petrokimya, gübre, alüminyum gibi ürünler ile Asya’dan Avrupa’ya giden birçok konteyner de bu hattı kullanıyor. Boğazın kapanması veya geçişin riskli hale gelmesi durumunda, yük gemilerinin gecikmeler yaşaması ve rotalarını uzatması söz konusu olacak. Bu da tedarik sürelerini uzatıp maliyetleri şişirerek başta Avrupa olmak üzere sanayiye girdi teminini zorlaştıracak. Uzmanlar Hürmüz’ün tıkanmasının otomotivden tekstile pek çok sektörde üretim aksaklıklarına yol açabileceğini vurguluyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İçeride fonların, dışarıda yükselen faizlerin makro etkileri ve sonrası

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Erhan Aslanoğlu

·

01 Eki 2026

İçeride fonların, dışarıda yükselen faizlerin makro etkileri ve sonrası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Organize işler bunlar

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Organize işler bunlar
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Pelin Cengiz

·

30 Eyl 2026

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

Emircan Yaman

·

30 Eyl 2026

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD’nin 'kripto devrimi': Kongre’de neden duvara çarptı?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi

Pelin Cengiz

·

28 Eyl 2026

ABD’nin 'kripto devrimi': Kongre’de neden duvara çarptı?