İkinci Kahve Kuşatması

Unutulan bir kahve çuvalından sonra.
İkinci Kahve Kuşatması

Samsung #n
Samsung ile birlikte

Sevgililer Günü Hediyeniz Hazır mı? Sevgililer Günü, iki kişiye özel birçok günden ziyade aslında bir bahane. Kimilerimiz için sevgimizi ifade etmenin, kimilerimiz için bir hediyenin bahanesi ya da ufacık bir gülümseme yaratmanın hevesi. Sevdiğimiz birini mutlu etmenin motivasyonu sanıyoruz ki hepimiz için ayrı bir mutluluk kaynağı. Ve böyle özel günler, çok önceden başlayan ve nihayetinde son güne kadar gelen hediye telaşını da içine alıyor. Bir tatlı heyecan... Acaba beğenecek mi...acaba doğru hediye mi? Bu rengi seviyor muydu...kullanabileceği bir şey mi?.. Hem şık hem kullanışlı hem de zamansız bir hediyeyle telaşınızı kısaltıp heyecanınıza Samsung Galaxy ile odaklanın desek. ❤ Sevgiler Günü’ne Özel: Son yıllarda, özellikle bilinçli bir sağlıklı yaşam için vazgeçilmez hale gelen akıllı saatlerin günlük hayatınıza etkilerini deneyimlemediyseniz, sadelikten gelen mükemmel tasarımı ile dikkat çeken, ilk günden kişiselleştirebileceğiniz özellikleriyle kalıcı bir sağlık ortağı olacak Galaxy Watch Active2 ve Galaxy Watch3 akıllı saatlerle tanışmanın ve sevdiklerinizi tanıştırmanın ya da zengin tizler ve derin baslarla AKG ses kalitesi sunan 2 yönlü hoparlörleri, yüksek netlikte telefon görüşmeleri için uyum sağlayan 3 mikrofonlu sistemi ve uzun saatler yeten piliyle seçkin bir dinleme deneyimi sunan Galaxy Buds+ kablosuz kulaklıkları keşfetmenin tam zamanı. Galaxy Watch Active2, Galaxy Watch3 akıllı saat ve Galaxy Buds+ kablosuz kulaklık alışverişinizde ikincisine %50 indirim fırsatı şimdi Samsung’da sizi bekliyor. ❤ Sevdiklerinize özel hediyelerle aynı ritimde buluşmanın keyfini çıkarın. Samsung: 1938 yılında Güney Kore'de kurulan ve bugünün tüketici elektroniği devleri arasında yer alan Samsung, Statcounter'ın 2020 Aralık istatistiklerine göre Türkiye'deki akıllı telefon pazarının %44,58'i ile hakimiyeti elinde bulunduruyor. Mobil kategoride, Galaxy ürün grubunda sunduğu akıllı telefon, tablet, kulaklık, saat ürünleriyle en son teknolojiyi son kullanıcıya ulaştıran Samsung; akıllı teknolojilerini televizyon, ses sistemi, beyaz eşya ve küçük ev aletleri kategorilerinde de tüketicilerin hayatlarına taşıyor.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kahve insanı mısınız yoksa çay insanı mı? Sabahları çayımdan vazgeçmem diyorsanız bile, bu sabah bir pazar kahvesine davetlisiniz ya da hiç değilse kahvenin İstanbul’dan Viyana’ya uzanan hikâyesine... İstanbul ve Viyana, aynı dönemlerde Avrupa’nın büyük imparatorluklarına başkentlik yapmış iki önemli şehir. Paylaştıkları bu ortak tarihin yanı sıra, bu iki şehir aynı zamanda birbirine sokaklarındaki kahve kokusuyla bağlı. Efsaneye göre bu bağlantının başlangıcı ise, 2. Viyana Kuşatması sonrasında unutulan bir çuval kahve.

Nasıl başladı? Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1683’te Viyana’yı ikinci defa kuşatma girişimi başarısızlıkla sonuçlanır. Bu yenilginin ardından şehri terk eden Osmanlı ordusu, geride pek çok eşya ve yiyecek bırakır. Bu eşyaların arasında içi kahve çekirdekleriyle dolu çuvallar da olduğu rivayet edilir

İlk başta kahve çuvalını bulanlar, daha önce hiç görmedikleri bu çekirdekleri “deve yemi” zannederek yakmak isterler. Ardından çuvallar, Viyana halkı tarafından kuşatmanın kahramanlarından biri ilan edilen casus ve tüccar Georg Franz Kolschitzky’ye verilir. Kolschitzky, daha önce İstanbul’da çalışmış, hatta Türkçe bilen bir diplomat olduğundan bunların kahve çekirdeği olduğunu biliyordur. Söylentiye göre, İstanbul’dan tanıdığı çekirdekleri öğütür, kavurur, biraz da süt ve şeker ekleyerek Viyana’nın ünlü kahvesini, Fransızcada da karışım anlamına gelen “Melange”ı bulur

“Zu den blauen Flaschen, Altwiener Kaffeehausszene, ca. 1900” adlı tablo Kaynak: Artnet
“Zu den blauen Flaschen, Altwiener Kaffeehausszene, ca. 1900” adlı tablo
Kaynak: Artnet

Kolschitzky’nin şehirdeki ilk kahve servisi lisansını alarak Viyana’nın ilk kafesini açtığı iddia edilir. Bazı kaynaklar ise 1685’te ilk kafeyi açan kişinin İstanbul doğumlu Ermeni tüccar Johannes Diodato olduğunu söyler. Böylece Viyana’nın en önemli miraslarından olan kahve ve kafe kültürünün temelleri atılmış olur. O günden beri sayıları git gide artan görkemli kafeler, Stefan Zweig’dan Gustav Klimt’e pek çok yazar, sanatçı, politikacı ve bilim insanının buluşma noktası hâline gelir. 

Günümüzde: Viyana’da “Kaffeehaus” kültürü hâlâ bizdeki kahvehane kültürüne yakın fakat daha ihtişamlı ve sofistike şekilde devam etmektedir. Pek çok kişi buluşmak için geldiği kafelerde sohbetlere klasik müzik eşlik eder, kahvenin yanındaysa buradaki gibi mutlaka bir bardak su ikram edilir. Ünlü ve geleneksel bir Viyana kafesi olan Café Central gibi bazı kafelerin menüsünde, Melange’ın yanı sıra “Türkischer” ismiyle Türk kahvesi de servis edilmektedir.

Kahve içen fesli çocuk: Eğer Viyana’ya veya İstanbul’da Viyana kahvesi yapan herhangi bir yere gittiyseniz, mutlaka Julius Meinl ismiyle karşılaşmışsınızdır. Bu meşhur şirket, 1862’de kavrulmuş kahveyi ilk kez endüstriyel olarak üretip satmaya başlamış ve bugün Avusturya’nın en büyük kahvecilerinden biri hâline gelmiştir. Bu markanın etrafta görebileceğiniz kırmızı logosunun ilk versiyonunda, kahvenin Arap Yarımadası/Türkiye kökenine ithafen fes giyen, kahve içen, koyu tenli ve genç bir adam bulunur.

Julius Meinl
Kaynak: Julius Meinl

İşte günümüzde Viyanalıların vazgeçilmezi olan kahve ve kafe kültürünün şehre girişinin, İstanbul’dan gelen bu kahve çuvallarıyla olduğu söyleniyor. Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı olduğunu düşünürsek, belki de bu iki şehri birbirine bağlayan bir çuval kahvenin hatırı yüzyıllardır sürüyordur.

*Tüm illüstrasyonlar: Ece Tugay

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

Ravenna, Ankara, Lizbon ve Viyana'dan sevgilerle

İmza: İstanbul

07 Şub 2021

Samsung ile birlikte
Ravenna, Ankara, Lizbon ve Viyana'dan sevgilerle

YAZARLAR

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?
Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu