

Yeni nesil değer yatırımcısı: Inveo Ventures
Geleceğin şirketlerinden birini kurmak ve sermaye yaratmanın yanı sıra bir değer köprüsü inşa etmek istiyorsanız sizi bir yatırımdan daha fazlasını sunan Inveo Ventures ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Küresel ısınma, gezegenin geleceği karşısında en büyük tehditlerin başında geliyor... Dünya, ekolojik kaynakları verimsiz bir biçimde kullanıyor. Bugün, ekosistemin yenileyebileceğinden %75 daha fazla doğal kaynak kullanılıyor.
Doğal kaynakları, yarım yüzyılı aşkın süredir dünyanın limitini aşarak tüketiyoruz. Geçtiğimiz yıl, bir yıllık doğal kaynakların tamamını 28 Temmuz itibarıyla tüketmiştik. Limit aşımının hızlanması gıda ve enerji krizleri, aşırı hava olayları ve afetler karşısında çok daha savunmasız hâle gelmemiz anlamına geliyor.
Bu noktada, İklim krizi etkilerinin hafiflemesi ve uyum eylemlerinin desteklenmesi çalışmalarına yönelik kamu, özel ve alternatif aktörlerden sağlanan finansman türünü ifade eden iklim finansmanı; emisyonları azaltma ve iklim değişikliğine uyum sağlama konularında önemli araçlar bütünü olarak değerlendiriliyor.
İklim finansmanı tartışmaları
Özellikle iklim krizi karşısında kırılgan ülkelere finansman sağlanması, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, gıda ve enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar neticesinde – azaltım başta olmak üzere diğer önemli meselelere kıyasla– iklim gündeminin seyrini belirleyen bir mesele hâline geliyor.
- Kayıp-hasar finansmanı tartışması: Gelişmiş ülkelerin endüstriyel faaliyetleri sonucunda, emisyon artışlarına diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha çok katkı sağlaması ve buna karşılık iklim felaketleri karşısında en kırılgan ülkelere tazminat ödemeye isteksiz olmaları, “kayıp-hasar finansmanı” başlığı altında ele alınan ve iklim adaletiyle oldukça ilişkili bir tartışma açıyor.
- 100 milyar dolar finansman taahhüdü: Gelişmiş ülkelerin 2009’da Yeşil İklim Fonu altında, 2020’den itibaren iklim krizi karşısında kırılgan ülkelere yıllık 100 milyar dolar sağlamak üzere verdiği sözü hâlâ yerine getirmemesi ve iklim krizi karşısında savunmasız ülkeler arasında yer alan Pakistan’ın topraklarının geçtiğimiz yıl üçte birinin sular altında kalması sonucunda ülkede hasarın maddi boyutlarının 30 milyar dolara ulaşması; iklim finansmanı gündeminin merkezinde yer alıyor.
İklim finansmanı alanında yakın dönemde atılan en büyük adım, geçtiğimiz yıl 27. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP 27) özel bir kayıp ve hasar fonu oluşturulması kararının verilmesiydi. Fakat fona kimin ödeme yapması gerektiği, hangi ülkelerin fondan yararlanabileceği ve fona ne kadar ödeme yapılacağı gibi çoğu önemli kararın alınması gelecek yıla bırakılmıştı. Buna karşılık fonun kurulması, başta Almanya, Belçika, Avusturya ve İrlanda olmak üzere ülkelerin fon için –sembolik de olsa– finansman sağlamaya başlaması ve Avrupa Birliği’nin (AB) kendi adına kayıp-hasar fonunu kurduğunu duyurması olumlu gelişmeler olarak yorumlanmıştı.
İklim finansmanında güncel gelişmeler
İklim finansmanı konusunda yenilenebilir enerji, enerji-kaynak verimliliği ve çevre dostu teknolojiler gibi birçok farklı alanda tema öne çıkıyor. Bu yönüyle teknik, sosyal ve hukuki boyutlarıyla konvansiyonel finansmandan farklılaşan bir alana dönüşüyor. Politika yapıcılardan özel sektöre kadar birçok aktöre farklı görevler tanımlanıyor.
Öte yandan, iklim finansmanında büyük bir bütçe açığı söz konusu. Geçtiğimiz yılın sonunda belirtildiği üzere küresel iklim finansmanı ihtiyacı yıllık 5 trilyon dolar olarak tahmin edilirken, o ana kadar ulaşılan finansman miktarı yıllık 700 milyar doların altında kalmıştı. Buna karşılık, küresel finans sisteminde iklim krizi odaklı bir reform yapılmazsa; 2050’ye kadar iklim değişikliğinin küresel ekonomiye zararının 8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
İklim krizi odaklı bir finansal reform beklentisi altında, küresel finansmanda artık fosil yakıt kullanımına dair fon bulmanın zorlaştığı bir gerçek. Fakat bir diğer taraftan, büyük finans kuruluşları tarafından hâlâ fosil yakıtlara fon sağladığı da görülüyor. Petrol ihracatçısı ülkelerde fosil yakıt finansmanı güçleniyor.
- İklim Kaosu Bankacılığı raporuna göre, sadece 2022 yılında fosil yakıtlara aktarılan finansmanın 673 milyar dolara ulaşıyor. Paris Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana dünyanın en büyük 60 bankasının, fosil yakıtlara 5,5 trilyon dolarlık finansman sağlanıyor.
- Avrupa’da gaz santrali yatırımları olan özel ve kamu elektrik şirketlerine odaklanan “Gaslighting” başlıklı rapor, bankaların 2019’dan 2022’ye kadar gaz sektörüne 314 milyar dolardan fazla destek sağladığını ortaya koyuyor.
- Suudi Arabistan, petrol ve doğal gaz sektöründeki yatırımlara devam edeceğini söylüyor. Bu yıl COP 28’e ev sahipliği yapacak olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin ulusal petrol şirketi Adnoc, kısa dönem planları dâhilinde 7,6 milyar varil petrol eşdeğerinde petrol ve gaz üretmeyi planlıyor.
Buna karşılık fosil yakıt finansmanının son bulması adına gelişmeler de var.
- Kömür projeleri özelinde Mayıs 2019'dan bu yana 40 milyar dolarlık finansman sağlayan Dünya Bankası'nın özel sektör kolu olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), yeşil sermaye yaklaşımı politikasında yaptığı değişiklikle yeni kömür projelerini desteklemeyeceğini duyurmuştu. Bu durum, kömür çağının bittiği yönünde değerlendiriliyor..
- Amerika Birleşik Devletleri (ABD), çelik, alüminyum ve çimento gibi enerji yoğunluğu yüksek endüstrilerdeki karbonsuzlaşma projelerini hızlandırmak için 6 milyar dolarlık finansman ayırdığını duyurmuştu.Finansmanın, 2021’de imzalanan Altyapı Yasa Tasarısı ve geçen yıl imzalanan Enflasyon Azaltım Yasası’ndan sağlandığı belirtiliyor.
Türkiye’de iklim finansmanı
Türkiye’de iklim finansmanı söz konusu olduğunda ise son dönemde iki yeni gelişme öne çıkıyor. Bunlardan ilkini yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere Türk Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB), Avusturya Kalkınma Bankası (OeEB) ile 25 milyon avro tutarında yeni bir kredi anlaşmasına imza atması oluşturuyor. 2014 yılında OeEB’den 20 milyon avro tutarında kaynak temin eden TSKB, 12 yıl vadeli olarak temin ettiği bu yeni kredi ile özel sektörün yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarını desteklemeyi hedefliyor. İkinci bir gelişme olarak da Kalkınma ve Yatırım Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı ikrazı ile iklim finansmanı için Alman Kalkınma Bankası KfW'dan 100 milyon avro kredi ve Alman Hükümeti tarafından karşılanan 10 milyon avro hibe finansmanı sağlaması öne çıkıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim gündeminin seyrini hangi başlıklar belirliyor? Bankacılıktaki mevcut dalgalı atmosferin sonunda bir finansal kriz var mı, yok mu?
08 May 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



