Instagram, Genç Hesapları özelliğini Türkiye’de kullanıma sundu: Neler değişiyor?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Instagram, genç kullanıcıların çevrimiçi güvenliğini koruma konusunda yetersiz kaldığına yönelik yoğun eleştirilere yanıt olarak geçen yıl tanıttığı “Genç Hesapları” özelliğini Türkiye’de kullanıma sundu. Platformun çatı şirketi Meta, özelliğin çıkışını duyurmak için İstanbul’da düzenlenen bir etkinlikte basın mensupları ve içerik üreticilerini biraraya getirdi.

Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil, etkinlikteki açıklamasında “Genç Hesapları, temel gizlilik ayarlarının ötesine geçen daha güçlü güvenlik önlemleri sunma taahhüdümüzün bir göstergesi” ifadelerine yer verdi. Yeşil, daha sonra sözlerine şu ifadelerle devam etti:
“Ebeveynlere daha fazla kontrol imkanı sunarken gençleri zararlı içeriklerden koruyarak ayarları sürekli değiştirmek zorunda kalmadan güvenli bir dijital ortam oluşturuyoruz. Bu proaktif yaklaşım, ebeveynlere ve gençlere dijital dünyada daha sağlam bir temel sunmayı amaçlıyor.”
Bir adım geriden: Instagram, genç kullanıcıların çevrimiçi güvenliğini artırma hedefi doğrultusunda geliştirdiği “Genç Hesapları” özelliğini geçen yılın Eylül ayında tanıtmıştı. 16 yaş altındaki genç kullanıcılarda içerik ve güvenlik ayarlarını otomatik olarak daha sıkı hâle getiren özelliğin, istenmeyen etkileşimleri ve zararlı içeriklere maruz kalma oranını sınırladığı ifade edilmişti.
İlk etapta ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada’da kullanıcı beğenisine sunulan özellik, 2024 yılı sonuna kadar Avrupa Birliği ülkelerinde de kullanıma açıldı. Özelliğin Türkiye’ye gelmesi ise 2025 yılı ortalarını buldu.
Genç Hesapları ile neler değişiyor?
Yeni uygulama kapsamında 18 yaş ve altındaki tüm mevcut ve yeni kullanıcıların hesapları, spesifik kısıtlamalar ve ebeveyn kontrollerine sahip bir Genç Hesabı’na dönüştürülüyor. Yalnızca 16-18 yaş arasındaki genç kullanıcılar, bu kısıtlamaları gevşetebiliyor. Fakat özellik, 16 yaş altındaki kullanıcılara otomatik olarak şu korumaları getiriyor:
- Hesap gizliliği: Genç Hesapları, varsayılan olarak gizli hesap hâline getiriliyor. Böylece hesap, yalnızca güvenilen kişilerle etkileşim kurabiliyor.
- Direkt Mesaj (DM) kısıtlamaları: Genç kullanıcılar, sadece takip ettikleri veya hâlihazırda bağlantı kurdukları kişilerden mesaj alabiliyor. Takipleşilmeyen kullanıcılardan gelen mesaj talepleri ise filtreleniyor.
- İçerik filtreleri: DM’lerdeki rahatsız edici öğeler ve çıplaklık içeren içerikler bulanıklaştırılıyor. Bu özellik, yalnızca ebeveyn onayıyla devre dışı bırakılabiliyor.
- Ekran süresi hatırlatmaları: Sağlıklı kullanım alışkanlıklarını teşvik etmek için genç kullanıcılara 1 saatlik ekran süresinin ardından mola vermelerini tavsiyen eden bir bildirim gönderiliyor.
- Canlı yayın kısıtlamaları: Bu yıl Türkiye’de kullanıma sunulacak yeni bir kısıtlamayla Instagram, 16 yaş altındaki genç kullanıcıların ebeveyn onayı olmadan canlı yayın açmalarını da engelleyecek.
Bilgi notu: Instagram, hâlihazırda 13 yaş ve altındaki kişilerin platformda hesap oluşturmasına izin vermiyor.
Rakamlar ne diyor?
Meta, bu korumaları gençlere arkadaşlarıyla bağlantı kurma ve ilgi alanlarını sağlıklı sınırlar içinde keşfetme özgürlüğü sunarken zarar görebilecekleri durumlardan korunmalarını sağlayan dengeli bir deneyim yaratmak için geliştirdiğini söylüyor.
Güncel olarak dünya genelinde 13-15 yaş arası gençlerin %97’si “Genç Hesapları” özelliğindeki varsayılan ayarları kullanmaya devam ediyor. ABD’deki ebeveynlerin %94’ü ise özelliğin Instagram’da çocuklarının güvenliğini sağlamayı kolaylaştırdığını söylüyor.
Editörün önerisi: Instagram, genç kullanıcılara kısıtlamalar getiriyor | Quando, Doğa Yurduneri
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




