🏳️⚧️ İRİS MOZALAR


Yazdıklarıma Bakma sergisi KOLİ Art Space’te
Sessizliğin içinde kaybolan seslerin yankısı , Yazdıklarıma Bakma sergisinde duyuruluyor . Nedir? Tuluğ Özlü , Utkan Akçay ve Okyanus Çağrı Çamcı ’nın ortak projesi Yazdıklarıma Bakma sergisi; sesleri eril kalabalıkların gürültüleri içinde…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İris'le ilk ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum. Muhtemelen bir üç yıl önce, Twitter feed'imin tam ortasında. İyi ki. Mozalar, model, oyuncu ve performans sanatçısı. Bir yandan aktivizmle de uğraşıyor ve hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bu esnada bitirilmeyi bekleyen bir okulu var: cinsiyet uyum süreci ve ekonomik nedenlerden dolayı donmuş bir şekilde onu bekliyor.
İris'e kendisini ANGST edenleri sorduğumda cevap vermeden önce gülüyor:
Ben zaten anksiyete hastasıyım. Uyandığım andan uyuyana kadar yaşadığım, hatta rüyalarımda da yaşadığım bir histen bahsediyoruz. En temelde ataerki, cis-seksizm, transfobi, bifobi, homofobi kapitalizm... Bu tür sisteme ve iktidara dair durumlar beni ANGST ediyor.
ANGST edenler için yaptıkları, kamusal alana taşıyıp temsil alanı açtığı için teşekkür etmeden konuşmaya devam etmiyorum, bir zahmet. Akabinde gelecek soru bariz: seni ANGST edenler için neler yapıyorsun, İris?
Kadınlara, feminizme inanıyorum. Feminist hareket ve LGBTİ+ hakları aktivizmi içerisinde yer almaya çalışıyorum. Ses çıkartmaya çalışıyorum. Terapi alıyorum. İlaçlarımı kullanıyorum ve kendime öz bakım veriyorum.

İris Mozalar, Aposto! Radyo stüdyosunda
Hakkında açılan ekşi sözlük başlığıyla devam ediyoruz sonrasında. "alevi kürt biseksüel trans feminist vegan kadın" tanımlamasındaki toplumsal dezavantajların hepsine sahip biri olarak bunlarla baş etmenin yöntemi feminizme inanmak oluyor.
İris, neredeyse tüm transların maruz bırakıldığı body shaming bir yana moda sektöründe de model olarak varolmaya çalışıyor. Modayı ve modelliği seviyor, sektörde daha çok bulunmak istediği gibi dünya çapında da ismini duyurmak istiyor. Çok fazla alanda bulunarak kendini iyi hissetmeyi amaçlarken bunun onu yorduğunu fark ettiği de oluyor, elbette.
Aktivizm yapmak, Twitter'da bir şeyler yazmak bana iyi geliyor ama galiba kendimi unuttuğum zamanlar da oluyor.
Bugün ataerkinin kadın kimliğini bir sorun hâline getirmesi, siber zorbalığa maruz kalmak, kimlikteki cinsiyet hanesini değiştirebilmek için devletin zorunlu kıldığı cinsiyet uyum sürecindeki bürokrasi zorluğu, hormonların pahalılığı ve stokların erimesi üzerine konuşuyoruz — benim her zamanki gibi İris'e sorularım var:
🏳️⚧️ İris'i ANGST edenler ne?
🏳️⚧️ Kesişimsel aktivizm alanların var. Yaşçılıkla karşılaşıyor musun? TERF söylemlerinden kendini nasıl korumaya çalışıyorsun?
🏳️⚧️ Cinsiyet uyum operasyonu giderlerini karşılamak için açtığın fon sayfası bağlamında varolan dayanışmayı nasıl deneyimledin?
🏳️⚧️ Son dönemlerde hormonlara ulaşmak kısıtlı ve yeteri kadar temsil alanı sağlanmıyor. Bu konuda nasıl bir aktivizm alanı kuruluyor?
🏳️⚧️ Natranslar dayanışabileceğimiz neleri gözardı ediyoruz? Nasıl taleplerde bulunabiliriz?
🏳️⚧️ İris neye #HakkımVar diyor?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, İris'in Bergen'in İhtiyacım Var şarkısını hatırlatmasının ilhamıyla muhabbete katıl.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin sekizinci konuğuyla tanış: model, performans sanatçısı, transfeminist ve vegan aktivist İris Mozalar.
10 May 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...





