İstifa nedeni: Büyük istifa


Burgan Bank’tan yeni bir bankacılık deneyimi: ON Butik bankacılık anlayışıyla kullanıcıların ihtiyaçlarına inovatif ve fark yaratan çözümler sunan Burgan Bank , birikimlerinin kontrolünü elinde tutmayı tercih eden kullanıcılar için yarattığı yeni dijital bankacılık markası ON’ u tanıttı . Nedir? Dijital bankacılık platformları üzerinden kullanıcılarına hizmet sağlayan ON, kullanıcılara konforlu, güvenli ve "Kendinin bankacısı olmak" isteyenlere yeni ve kolay bir deneyim sunuyor. Nasıl? Kullanıcılar görüntülü görüşmeyle dakikalar içinde ON’lu olup mevduat ve yatırım işlemleri, para transferleri, döviz işlemleri dâhil birçok işlemi kolayca gerçekleştirebilme imkânına sahip oluyor. ON’un sağladığı avantajlar saymakla bitmiyor. Dahası: Müşterisine kullanımı kolay bir mobil uygulama ve yalın, anlaşılır bir dil sunmayı amaçlayan ON; ON Hesap ile sadece ilk geldiğinde değil, daima yüksek faizle müşterilerine her zaman kazandırıyor. Ayrıca ON’lular ömür boyu ücretsiz Havale, EFT, FAST işlemlerini gerçekleştirebiliyor. ON Banka Kartı ile de fatura ödemelerinde indirim avantajının yanı sıra internet alışverişlerinde anında %5 iade kazanıyor. ON’un avantajlı dünyasıyla tanışmak ve kendi bankacılık deneyiminizi oluşturmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pandeminin başında herkes, kapanmalar nedeniyle işsiz kalmaktan korkarken normalleşme sürecinde dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca kişi, mevcut işlerine istifa dilekçelerini takdim etmeye başladı. Ülke ve şirket fark etmeksizin rekor düzeyde gerçekleşen istifalar, zamanla yeni bir kavramın ortaya çıkmasına neden oldu: Büyük İstifa. İş piyasasında yaşanan bu dönüşüm, bir yandan şirketleri korkuturken diğer yandan çalışanlarıyla ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye itiyor.
Neler oluyor?
Pandemi döneminde, işsizlik rakamlarındaki yükseliş ve verilen teşvikler nedeniyle sık sık gündeme gelen ABD’de, 2021’de 48 milyon kişi işten ayrıldı. Deutsche Bank’ın verilerine göre Birleşik Krallık’ta işten çıkma hızı, 2009’dan beri görülen en yüksek seviyelere çıktı. Aynı dinamik, diğer gelişmiş ekonomiler başta olmak üzere birçok ülkede görülmeye başladı ve “Büyük İstifa” küresel bir fenomen haline dönüştü.
- Microsoft’un yaptığı bir araştırmaya göre, 2022’de 18 ve 41 yaş arasındaki çalışanların yarısından fazlası; 42 ve 75 yaş arasındakilerin ise %35’i iş değiştirmeyi değerlendiriyor.
- Birleşik Krallık merkezli işe alım şirketi Randstand’ın yaptığı bir ankette, Birleşik Krallık’ta çalışan her 10 kişiden 7’sinin önümüzdeki birkaç ay içinde rahatça iş değiştirebileceği belirtilirken çalışanların yaklaşık %15’i yeni iş bulurken zorlanacağını düşünüyor.
- Pandemi döneminde, yöneticilerin işleri 10 kat daha zorlaştığı için yönetici düzeyindeki çalışanlar da tükenmişlik nedeniyle işten ayrılmayı düşündüklerini ifade ediyor.
Peki, neden şimdi?
"Büyük İstifa"ya adını veren Texas A&M Üniversitesi profesörü ve psikolog Anthony Klotz iş piyasasında yaşanan bu trendi dört ana nedene bağlıyor:
- Geciken istifalar: Pandeminin başındaki belirsizlik nedeniyle işten çıkmayan çalışanlar normalleşme sürecinde işten çıkmaya başladı.
- Tükenmişlik: Uzaktan çalışmayla beraber çoğu çalışanın çalışma saati ve iş yükü arttı ve süreç içerisinde kitleler tükenmiş hissederek yeni bir iş arayışına girdi. Devlet yardımları da işten çıkma kararlarının alınmasında katalizör işlevi gördü
- Esnek çalışma: Ofise gitmeden bir işte çalışabilmek hem küresel ölçekte iş bulmayı kolaylaştırdı hem de farklı çalışma dinamiklerinin mümkün olduğunu gösterdi.
- İşten beklentileri gözden geçirme isteği: Pandemi gibi ölüm ve hastalıkların gündemde olduğu bir dönemde çalışanlar, hayattaki ve işteki anlam ve motivasyonlarını tekrar değerlendirmeye başladı.
Çalışanlar ne istiyor?
Uzmanlar, “Büyük İstifa” dalgasından etkilenmek istemeyen şirketlerin, çalışan beklentilerini anlamaları ve bu doğrultuda adımlar atmaları gerektiğini belirtiyor. McKinsey’in 2021 Eylül’de yayımladığı bir araştırmaya göre işverenler, çalışanların işten çıkma nedenlerini ödenek, iş ve özel hayat dengesi ve kötü fiziksel ve duygusal sağlığa bağlıyor. Fakat çalışanların yarısından fazlası, ayrılma nedenlerini şirket veya yöneticileri tarafından değer görmemeyle veya şirkete ve işe ait hissetmemeyle ilişkilendiriyor.
Yani çalışanlar, artık bağlı oldukları şirketlerle kurdukları bireysel ilişkileri ön planda tutarken şirketler, çalışanlarıyla aralarındaki ilişkiyi ağırlıklı olarak parasal işlemlere indirgemeye devam ediyor. Bunun yanında şirketler, esnek çalışma imkânları sağlama ve çalışanların bireysel ihtiyaçlarını duyma noktasında geride kalıyor. Günümüzde, çalışanların ana işlerinin yanında farklı küçük işler de yapmak istemeleri de istifa dalgasına katkıda bulunuyor.
Öte yandan, iş ortamında çeşitliliğin önemi de Z jenerasyonunun iş gücüne katılımıyla günden güne artıyor. Hâlihazırda iş verenlerin çoğu, değişen çalışan beklentilerini tam anlamıyla kavrayamamış gibi duruyor; ancak sahip oldukları çalışan sermayesini elde tutmak adına çalışanların beklentilerine kulak kabartan şirketler de var.
Şirketler ne yapmalı?
Maaşları artırmak, şirketler için krizi fırsata çevirmeye yönelik en kolay seçenek gibi dursa da bu strateji artık tek başına yeterli olmuyor. Nitekim çalışanlar, daha yüksek bir maaşın yanı sıra şirketlerinin değerlerini temsil etmesi gerektiğine inanıyor.
"Büyük İstifa"yı fırsata çevirmek için şirketlerin; şirket içi kültürlerini çalışanların ihtiyaç ve beklentilerini ele alarak yeniden yapılandırması, çalışanlarla anlamlı ilişkiler kurması, onları karar verme süreçlerine olabildiğince dahil etmesi ve çalışanlara kendilerini geliştirebilmeleri için fırsatlar sunması gerekiyor.
Büyük istifa ne kadar sürecek?
İnsan kaynakları üzerine danışmanlık hizmeti veren Segal’in kıdemli genel müdür yardımcısı Tami Simon, rekor düzeylerde seyreden istifaları tsunami öncesi gerileyen deniz seviyesine benzetiyor. Yani artan istifaların ardından iş piyasasının hareketlenmesi mümkün görünüyor.
Simon, ekonomik ve politik gündemin durulmasıyla eş zamanlı olarak iş piyasasındaki hareketliliğin de durulacağına dikkat çekerken işten çıkan kişilerin enflasyon ve ekonomik daralma nedeniyle daha iyi bir iş bulma hayallerinin suya düşebileceğini ifade ediyor. İş piyasasını yakından takip eden üst düzey yöneticilerin bazıları ise “Büyük İstifa” sürecinin çalışanların beklenti ve istekleri belirli bir oranda karşılanana kadar devam edeceğini belirtiyor.
“Bu fenomen bir süre daha devam edecek çünkü çalışanlar hala adil bir şekilde ücret almak istiyor. Bununla beraber doğru çalışma ortamına sahip olmak ve doğru iş fırsatlarını elde etmek istiyorlar.” – Gia Ganesh, Florence Healthcare’in İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hangi şirketler, ofise dönüş planlarını devreye soktu? Evden çalışmanın konforuna alışan çalışanlara, ofise dönmeleri için neler vaat ediliyor? Büyük istifa nedir, ne kadar sürecek?
13 May 2022

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




