Jean-Georges İmparatorluğu

Şef Jean-Georges Vongerichten'in restoranlarından New York'ta konumlanan abcV'de çalışma deneyimi ve şefin başarısının ardında yatan üç temel faktör
Jean-Georges İmparatorluğu

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Fine-dining denince akla ilk gelen isimlerden biri olan şef Jean-Georges Vongerichten, restorancılık alanında Kuzey Amerika başta olmak üzere dünyanın birçok farklı ülkesini kapsayan bir imparatorluğa sahip. Peki JG, Michelin yıldızlı olanlar da dahil olmak üzere sahip olduğu 40’a yakın restoranda yakaladığı başarıyı neye borçlu?

2018'de New York’ta tamamladığım aşçılık eğitimimin bir parçası olan stajımı, o zamanlar daha birinci yılını yeni doldurmuş, Manhattan’ın tam ortasında yer alan abcV adlı vegan restoranda yapmıştım. JG bünyesinde faaliyet gösteren bu mutfakta çalışmak bana sebzeleri yaratıcı bir şekilde kullanmaktan çok daha fazlasını öğretmişti.

  • Doğru mutfak, doğru şef: Bitkilerden güç alan bu mutfak, tabağınıza çoğu yerde görmeye alışık olduğunuz katkı maddelerinden yapılmış sahte et parçaları koymuyor. Aksine, 4-5 havucun doğru baharatlarla kombinlendiğinde herkesi tatmin edecek bir ana yemek olacağını ispatlıyor. Menüyü hazırlayan Neal Harden ve dört yardımcı şeften ikisi çocukluklarından beri doğaya aşıklar ve vegan beslenme biçimini benimsemişler. Sebze ve meyvelerin dilinden anlamayı bir hayat tarzı olarak gören bu insanlar, tutkularını büyük bir heyecanla tabaklara aktarıyorlar. Sipariş verirken yaşanılan “İki sebze için bu kadar para vermeye değer mi?” endişesi yerini yemek sonunda şaşkınlık ve mutlulukla karışık bir tatmine bırakıyor. Anlayacağınız JG, başarının sadece mekanik olarak gelmediğinin farkında. Şeflerini özel olarak tanıyor ve ona göre restoranlarında konumlandırıyor.
     
  • “Yes Chef!" standardizasyonu: Filmlerde görmüşsünüzdür; mutfakta terör estiren bir şef ve onlara "Yes Chef"ten fazlasıyla cevap veremeyen bir komi takımı... Sandığınızın aksine maalesef bu bir kurgu değil. Siparişinizi açık mutfakta gördüğünüz birkaç istasyon şefinin yaptığını düşünüyor olabilirsiniz ancak çoğu mutfakta olduğu gibi abcV’nin de alt katında, güneş ışığından yoksun, basık tavanlı bir alanda, günde en az 10 saat ayakta çalışan 30 kişilik bir hazırlık ekibi var. Bulaşıkçıdan patates soyanlara, tedarik kontrolü sorumlusundan bir sonraki sabahın glütensiz ekmeğini mayalayanlara... Hâl böyle olunca şeflerin bu kadar insanın görevini kontrol etmesi zorlaşıyor. Bu yüzden menüdeki her şeyin tarifi, içine konulacak tuzun gramına kadar yazılarak (çünkü herkesin bir tutam tuzu farklı olabiliyor) çalışanlara veriliyor. Her gün aynı hazırlık yapılsa da şefler işi şansa bırakmıyor ve ortaya çıkan tüm ürünler kontrol edilmeden servise sunulamıyor. Soğuk istasyonunda çalıştığım süre içinde 3 bağ taze soğanı 1 mm daha büyük kestiğim için çöpe atıp tekrar başlatan şefime verebildiğim tek cevap "Yes Chef!" idi. Yani soğanın çöpe gitmesi, her zaman yüksek servis kalitesi ve devamlılığına tercih ediliyor.
     
  • FOH, namıdiğer servis ekibi: abcV ve diğer JG restoranların ortak bir özelliği de şu; kim olursanız olun servis ekibi size dünyanın en önemli havucunu yemek üzere olan bir asilzadeymişsiniz gibi davranıyor, JG’nin kendisi de dahil. Her zaman ütülenmiş beyaz şef ceketi ve geriye taranmış bakımlı saçları ile müşterilerle özel olarak ilgilenip her yemek deneyimini eşsiz kılmayı hedefliyor. 
     
  • Şimdi soruyorum, kim böyle bir restorana tekrar gitmek istemez? Yolunuz düşerse abcV’nin yanı sıra JoJo ve JG SkyHigh'a da gitmenizi ve JG restoranlarının farkını kendi gözlerinizle görmenizi öneririm.

International Culinary Center'da aldığı aşçılık eğitiminden sonra New York ve Philadelphia eyaletlerinde çeşitli mutfaklarda tecrübe kazanan Elif İyidil, İstanbul'a döndükten sonra klasik Amerikan pastalarının yanı sıra glütensiz seçenekler de sunan Pom Bakehouse'u kurarak pastacılık üzerine uzmanlaştı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

👨‍🍳 Jean-Georges, en etkili 25 oda, Karl Lagerfeld

Milano Moda Haftası dijital podyumlar ile geri dönüyor. Eski Tommy Hilfiger yöneticileri Hugo Boss'da yeniden buluşuyor.

05 Tem 2020

👨‍🍳 Jean-Georges, en etkili 25 oda, Karl Lagerfeld

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?

İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Metin V. Bayrak

·

04 Eki 2026

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Metin V. Bayrak

·

27 Eyl 2026

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

Ayça Örer

·

20 Eyl 2026

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst
∙

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?