Jeopolitikte taşlar yerinden oynuyor

Uzun süredir dünya ekonomisi için dile getirdiğimiz “Büyük Dönüşüm” ya da “Büyük Reset” sürecinin tek seferlik değil, uzun soluklu bir süreç olduğunu unutmamak gerekiyor. Yaşanan bu gelişmelerin hemen ardından düzenlenen Davos Zirvesi, belki de planlananın çok ötesinde tarihsel bir nitelik kazandı. Kanada Başbakanı’nın yaptığı ve “kral çıplak” ifadesiyle özetlenebilecek konuşma, muhtemelen Venezuela sonrası yeniden kaleme alındı; doğaçlama gibi karşımıza çıktı. Küresel sistemin mevcut kırılganlığını açık biçimde ortaya koyduğu için geniş yankı uyandırdı. İnandıkları değerleri sorgulayan Başbakan Mark Carney’in şu sözleri ise çok çarpıcıydı: “Değerlerimizin gücüne değil, gücümüzün değerine inanalım.” Bu sözlerine AB’den de destek gelmesi, ileriki süreçte AB ve Kanada arasında daha fazla yakınlaşma beklemenin çok yanlış olmayacağını da gösteriyor.
Yaklaşık 4 gündür Hong Kong hükümetinin davetlisi olarak Asya Finans Forumu’na katılıyorum. Doğu’nun Davos’u denilebilecek bir forum. 4 bin civarında katılımcı var. Doğrudan Davos’tan gelen birçok konuşmacı da bulunuyor. Normalde Davos’a göre daha az politik, daha çok teknik olan bu toplantılarda bu sefer politik mesajlar da verildi. Avrupa’dan gelen birçok üst düzey siyasetçi, Kanada Başbakanı’nın sözlerini destekleyen açıklamalar yaptılar. Eski Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, 2008’de euro bölgesi dağılır denilen krizden nasıl çıktıysa, AB’nin bu krizden de güçlenerek çıkma potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi. Öngörmek çok zor ama AB ile Kanada’nın yakınlaşması, Batı içerisinde çok ama çok önemli bir değişimi ifade ediyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu
İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?




