Kadının Elleri Toprağı Hiç Bırakmadı

Doğayla aynı yönde hareket etmek
Kadının Elleri Toprağı Hiç Bırakmadı

147 - bmw i - Dünyahali hep
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Ayşe Margossian

8 Mart Dünya Kadınlar Günü her yıl gelir. Çiçekler verilir, paylaşımlar yapılır, kutlamalar olur.

Ama bugünün kökü çiçeklerde değil. 1917'de Petrograd'da sokaklara çıkan tekstil işçisi kadınlarda. "Ekmek ve barış" diyenlerde. Ellerini hiç bırakmayanlarda.

Ben de bu yıl bir yöne bakmak istiyorum: sürdürülebilirliğin tam kalbine. Ve orada, hiç şaşırmadan, yine kadınları görüyorum.

Bir Tohum, Bir Nefes

Yoga minderinde oturduğumda bana öğretilen ilk şey nefesti. Sadece izle, denildi. Düzeltme, kontrol etme. Sadece izle.

O an anlamadım. Ama zamanla fark ettim: izlemek aslında en eski bilgi biçimi. Müdahale etmeden önce anlamak. Kontrol etmeden önce dinlemek.

Hindistan'da fizikçi ve çevre aktivisti Vandana Shiva'nın öncülük ettiği Navdanya hareketi tam da bu bilgiyle büyüdü. Binlerce kadın çiftçi, beş binden fazla geleneksel tohum çeşidini yaşatıyor. Laboratuvarda değil — tarlada, gözlemleyerek, dinleyerek. Bu tohumlar salt tarımsal miras değil, onlarca neslin sabırla biriktirdiği bir bilgelik.

Shiva bu ağı "tohum bankası" olarak tanımlamıyor. "Tohum topluluğu" diyor. Fark küçük görünüyor, ama her şey o farkta: Banka saklar, topluluk yaşatır.

Ağaç Diken Eller

Kenya'da Wangari Maathai 1977'de ilk ağacı dikerken büyük bir teori yoktu ortada. Sadece şu gerçek vardı: ormanlar gidiyordu, su uzaklaşıyordu, kadınlar her gün biraz daha yoruluyordu.

Yoga felsefesinde ahimsa var — zarar vermeme. Ama bunun daha sessiz bir boyutu da var: doğayla savaşmak yerine onunla aynı yönde hareket etmek. Maathai tam da bunu yaptı. Direnmedi, dikti. Kenyalı bu çevre ve insan hakları aktivisti, kurduğu Yeşil Kuşak Hareketi ile elli bir milyondan fazla ağacın dikilmesine öncülük etti. 2004'te Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen ilk Afrikalı kadın oldu. Maathai'ye göre toprağı onarmak ile kendimizi onarmak aynı şeydi.

Meditasyonda da aynı şeyi öğreniyoruz. İçerideki ile dışarıdaki ayrı değil.

Zeytinin Hikayesi

İzmirli gıda mühendisi Aysu Gürman, ailesinin zeytin bahçesinde ilk hasadı yaptığında henüz yirmi yedi yaşındaydı. Zeytinyağı fabrikasına gidince beklenmedik bir gerçekle yüzleşti: üretimden geriye kalan karasu ve pirina, ciddi bir çevresel yük oluşturuyordu. Herkes bunu "atık" olarak görüyordu.

Gürman farklı baktı. Atık olarak görülen yerde hammadde gördü. 2018'de kurduğu AnadOlive ile bu yan ürünleri toz zeytine, bitkisel çaylara, doğal kozmetik ürünlere dönüştürdü. Yalnızca iki yılda 180 ton su ve 1,5 futbol sahası büyüklüğünde toprağın temiz kalması sağlandı. Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması'nda Sıfır Atık kategorisinde birincilik ödülü de bunun tescili oldu.

Yeni bir fikir mi? Değil. Büyükannemiz de zeytinin her parçasını değerlendirirdi, hiçbir şeyi ziyan etmezdi. Şimdi buna "döngüsel ekonomi" diyoruz. Özünde aynı şey: hiçbir şeyi ziyan etme.

Kavramlar Gelir Geçer

Permakültür, upcycling, sıfır atık, rejeneratif tarım... Sürdürülebilirlik dünyası her yıl yeni kelimeler üretiyor.

Ama kökte ne varsa, o kalıyor.

Kadınlar bu bilgiyi — toprağı dinlemeyi, döngüyü görmeyi, atmak yerine dönüştürmeyi — nesiller boyunca taşıdı. Mutfakta, tarlada, bahçede, atölyede. Ses çıkarmadan, ama hiç bırakmadan. Tıpkı nefes gibi: görünmez, ama hayati.

Bu 8 Mart

Tohumu saklayan, ormanı dinleyen, zeytinin artığında değer gören bu eller için. Büyükannemizin elleri için. Hiç tanımadığımız ama bize miras bıraktıkları için her gün borçlu olduğumuz kadınlar için.

Sürdürülebilirlik yeni bir kelime. Ama onların bilgisi çok eski; onların cesareti çok tanıdık.

Bu 8 Mart, o bilgiye, o cesarete — ve onu taşıyan tüm ellere — selam olsun. 🌿

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

166: Bilgiyi Taşıyan Eller

Holosen'deki İklim İstikrarı Sona Eriyor Olabilir, Kadının Elleri Toprağı Hiç Bırakmadı, Evrensel Bir Kriz - Kültürel Bir Anlatı, İklim Krizi, Çatışmalar ve Kadınların Gücü, Yuvam Dünya Çocuk Atölyeleri ve çok daha fazlası...

27 Şub 2026

BMW i ile birlikte
Vonecia Carswell - Unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR