Kaliforniya: Bütün bu şarkılar yanılıyor olamaz


Fotoğraf ve Video Ekipmanları Kiralama Ofisimiz : Kiralik Kameracım Bugün, “DSLR devrimi” diye adlandırılan, edinmesi ve taşınması kolay kameralar sayesinde yüksek kalitede görüntüler elde edebiliyor; projeler artık çekirdek bir kadroyla çok daha hızlı bir şekilde çekilebiliyor ve herkesin yüksek kalitede içerik üretebilmesiyle yeni çalışma pratikleri ortaya çıkıyor. Bu gelişmelerin şekillendirdiği prodüksiyon sektörü içerisinde 2013’ten beri var olan Kiralık Kameracım ; çekim ekipmanına ihtiyaç duyan herkese en iyi şartlarda ekipmanlar ile projelerini gerçekleştirme şansı veriyor. Kiralık Kameracım : Profesyonel ve amatör kullanımlara yönelik kamera, lens, ışık, stabilizer ve benzeri fotoğraf ve video ekipmanları kiralama hizmeti veren Kiralık Kameracım; Sony, Canon, Red Camera, Carl Zeiss, Blackmagic, Sigma, Fujifilm, Sennheiser, Godox, DJI, GoPro, Atomos, Manfrotto, Panasonic gibi tanınmış birçok markaya ait ekipmanı bulunduran parkuruyla uzun ve kısa metraj, kurmaca ve belgesel, dizi, YouTube içeriği veya başka mecralara yönelik video ve fotoğraf projeleri için gereken tüm ekipmanı barındırıyor. Dahası; 7/24 açık bir kiralama ofisi olmanın yanı sıra beraber öğrenen ve yükselen bir komünite olmaya değer veren Kiralık Kameracım ekibi, projelerinizi gerçekleştirebileceğiniz ekipmanlar hakkında sizinle tüm tecrübesini paylaşmaya hazır . Sinema, televizyon, grafik gibi medya ve iletişim bölümlerinde öğrenim gören öğrencileri için özel bir indirimi mevcut. Önceliği kiralama olsa da görüntü yönetmeni, kamera operatörü, kamera asistanı, ses teknisyeni, ışık şefi ve asistanı olarak projelerde hizmet verebilecek işgücü havuzuna sahip. Sürekli geliştirdiği kiralama sistemiyle müşterilerine sorunsuz kiralama hizmeti veren Kiralık Kameracımı bu bağlantı üzerinden ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Müzik, bize gitmediğimiz şehirlerin güneşini, görmediğimiz rüyaların heyecanını hissettiriyor. Türkiye’de Covid-19’a karşı aşılama hız kazandıkça, her gün yeni bir grup arkadaşımın omuzlarında bantlarla çekilmiş mutlu fotoğraflarını gördükçe, tünelin sonundaki ışığa inanmaya başlıyorum. Yeniden sarılma; barlara, konserlere, festivallere gidebilme düşüncesi beni heyecanlandırıyor.
Chungking Express’teki Faye gibi hayallere dalıyorum; fonda gündüz düşlerinin en iyi eşlikçilerinden California Dreamin’ çalıyor. Guns N’ Roses’ın Los Angeles için yazdığı rivayet edilen Paradise City'nin videosunda, konserden saatler önce stadyumun kapılarından içeri dolan seyircilerin yerine koyuyorum kendimi. Tepem attığında Dead Kennedys, California Über Alles ile yardımıma koşuyor. Hole’un Malibu'su ile dalgalı sahillerde yanan palmiyelerin altına uzanıyorum.
Kaliforniya’dan çıkan ya da oraya işaret eden ve bir şekilde hayatımıza dâhil olan şarkılar saymakla bitmiyor ama bir albüm var ki hâlâ baştan sona ezberimde (muhtemelen içinizden birçoğunun da öyle). Tahmin etmek zor değil, Red Hot Chili Peppers’ın 1999 yazında çıkan ve tüm dünyada 15 milyondan fazla satan yedinci albümü Californication.
Bağımlılıkla mücadele eden, ölümden döndüğü zor bir dönem geçiren gitarist John Frusciante’nin altı yıl sonra gruba yeniden katılmasıyla Red Hot Chili Peppers’ın funk ve rock’ı birleştiren sound’u Californication'da daha yumuşak bir yöne gidiyor, Anthony Kiedis’in kendi deyimiyle “Kaliforniya’da Amerikan rüyasını ararken kaybolan ruhların hikâyelerini” anlatan sözleri, coğrafi ve kültürel sınırları aşıp aynı mutluluğu ve kendini gerçekleştirme fırsatını arayış hissini bize yaşatıyor. Arkadaşlarla çıkılacak yaz tatillerinin hayalleri artık Scar Tissue'nun videosunu andırıyor. Güneye giden yollarda son ses dinlenen albüm Californication. Akıllarda Anthony Kiedis’in Frusciante ve Flea ile çıktığı bir yolculuğu aktardığı Road Trippin.
Albümde hissedilen yeniden birlikte olma ve yoldaşlık, bana Flea ve Kiedis’in arkadaşlığını hatırlatıyor. Flea, 2019’da yayımlanan biyografisi Acid for the Children'ın ardından verdiği bir röportajda, Kiedis ile tanıştığı günü annesinin ağzından anlatıyor; “Eve geldiğinde yüzün aydınlanmıştı. ‘Anne, sonunda konuşabileceğim birini buldum!’ dedin." Flea ve Kiedis, 15 yaşında Hollywood’daki Fairfax Lisesi’nde okurken tanışıyor ve Flea’ye göre ilk görüşte âşık oluyorlar. "Bu kardeşlik o kadar güçlü ki Red Hot Chili Peppers bizim bir arada olmamız için sadece bir vesileydi," diyor Flea.
Pandeminin toz bulutu içinde geçen bir buçuk yıldan sonra aşının verdiği umutla yeniden döndüğüm Californication'ın şu cümlesi, daha önce olmadığı kadar anlamlı bir teselli: “Yıkım, çok zor bir yola çıkarır ama yaratımı da besler.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: İşitsel bir geleneğin elçisi Makaya McCraven, Kaliforniyalı şarkılar, bir kendini kabul etme meselesi ve Deniz Tekin'in "dönsün dursun"ları.
18 Haz 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.




