“Karanlık mağaza”ların duraklama devri


Amazon Prime üyelerine “ Dünya Varmış! ” dedirten avantajlar sunuyor Türkiye’deki kullanıcıları tarafından oldukça ilgi gören Amazon Prime , sunduğu avantajlarla online alışverişseverlere, film, dizi ve oyun tutkunlarına “ Dünya Varmış! ” dedirtiyor. Neler var? Ayda sadece 7,90 TL’ye benzersiz ayrıcalıkların keyfini çıkaran Amazon Prime üyeleri; Her alışverişte minimum sepet tutarı, ön koşul veya limit olmaksızın aynı gün, ertesi gün veya iki günde ücretsiz teslimat seçeneklerinden faydalanıyor. Kolay ve hesaplı alışverişle tasarruf imkânı yakalayan üyeler, günlük özel fırsatlara erişim ve yalnızca Prime üyelerinin yararlanabileceği indirimlerle buluşuyor. Prime Video ile “ Ne izleyeceğim? ” derdi yaşamıyor. Prime’lılar, Amazon’a özel içeriklerin ve ödüllü filmlerin bulunduğu geniş bir içerik seçkisine hiçbir ek ücret ödemeden erişebiliyor. Üstelik hepimizin heyecanla beklediği The Lord of the Rings: The Rings of Power dizisi eylül ayında yine yalnızca Prime Video’da yerini almaya hazırlanıyor. Prime Gaming ile daima saklayabilecekleri ve her ay yenilenen ücretsiz indirilebilir oyunlarla buluşurken dünyanın en popüler oyunlarında kullanabilecekleri ücretsiz karakter yükseltmeleri ve Twitch üzerinden diledikleri bir yayıncının kanalına 30 gün ücretsiz abonelik gibi ayrıcalıklarla karşılaşıyor. Siz de “ Dünya varmış! ” demek için Amazon Prime üyeliğinizi buradan başlatabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Her zaman sipariş verdiğim market teslimatı uygulamasının ekranında bir bildirimi çok uzun zamandır görmüyorum: “Şu anda yakındaki tüm kuryelerimiz teslimatta. Siparişini sıraya alalım ve sonra getirelim.” Halbuki kapanmalarla, saat kısıtlamalarıyla geçen 1,5 yıl boyunca kim bilir kaç kez gördüm bu bildirimi. Hayatın normale döndüğü, sokakların 2019’u yaşadığı bu günlerde hızlı market teslimatı ve yemek siparişi uygulamaları tahtlarını yavaşça terk etmeye mi hazırlanıyor? Pandemi boyunca büyük yatırımlar alan, çalışan sayılarını ve hizmet noktalarını hızla artıran bu şirketleri nasıl bir gelecek bekliyor?
Pandemi rüzgârı
Hızlı market teslimatı ve yemek siparişi uygulamaları pandemi öncesi dönemde; metropollerde yaşayan, otopark aramaktan, market sırası beklemekten kaçınan, yemek yapacak vakti olmayan beyaz yakalıları hedefleyerek kurulmuşlardı. Fakat pandemi, bu şirketlerin müşteri kitlelerinin bir hayli genişlemesine neden oldu. Hızlı teslimat sektöründe hizmet veren onlarca yeni şirket açılırken geleneksel marketler dahi hızlı teslimat alanında faaliyet göstermeye başladı.
Hızlı market teslimatı uygulamalarının “karanlık mağaza” olarak da adlandırılan müşterilerin girmediği depoları, sokaklarda kimsenin olmadığı günlerde vızır vızır çalıştı. Sandalyelerini, masalarını toparlayan restoranlar, sadece mutfaklardan ibaret kaldı ve caddelerden tek bir arabanın geçmediği anlarda bile kuryeleri yemek siparişlerini soğumadan teslim etmek için yollardaydı.
KPMG'nin Birleşik Krallık’ta yaptığı araştırma, pandemiden önce paket servislere ve eve teslimatlara ayda yaklaşık 38 sterlin harcandığını ortaya koyuyordu. 2020-2021 bahar ayları arasında ise bu hizmetlere harcanan kişi başı aylık harcama, 53 sterline ulaştı. Fakat tüm dünyada hayatın normale dönmesi ve enflasyonist ortamın hüküm sürmesi, tüketicileri pahalı pandemi alışkanlıklarından vazgeçirecek gibi görünüyor.
Hızlı ticaret dünyasında neler oluyor?
Londra merkezli pazar araştırması şirketi Euromonitor, Eylül 2021’de Batı Avrupa’da çoğu son 10 ayda kurulmuş ve çoğunlukla hızlı market teslimatlarına odaklanmış 30 şirketten bahsediyordu. 2022’nin ilk yarısını bitirmeye yaklaştığımız şu günlerde bu şirketler için işler pek de yolunda gitmiyor.
- GoPuff: New York Post, Birleşik Krallık’ta hızlı teslimat uygulamaları Fancy ve Dija’yı alarak pazara giriş yapan ABD merkezli GoPuff’un hızlı yükselişinin Mart 2022 itibarıyla durduğunu ve piyasa değerlerinin düşmeye başladığını duyurdu. GoPuff'taki yatırımcılar, şirket halka arza hazırlandığı için ocak ayında 40 milyar dolara kadar bir değerleme bekliyordu; ancak hâlihazırda yatırımcıların son zamanlarda 15 milyar dolar gibi düşük değerlemelerde hisselerini elden çıkarmak için uğraştığ ve hala alıcı bulamadıkları iddia edildi.
- Gorillas: Euromonitor’un araştırmasında ismi geçen bir diğer şirket Gorillas’tı. Yedi ay önce yatırım turunu kapatan Berlin merkezli market teslimatı şirketi, değerlemesini 3 milyar dolara çıkarmıştı. Şirket, geçen hafta uzun vadede kârlılığa ulaşma ihtiyacını gerekçe göstererek yaklaşık 300 çalışanını işten çıkardığını duyurdu. Odağını ABD, Birleşik Krallık ve Almanya gibi daha kârlı pazarlara kaydıran şirket; İtalya, İspanya, Danimarka ve Belçika’dan olası bir çıkışı da değerlendiriyor.
- Getir: Araştırmada adından söz ettiren bir diğer şirket hepimizin çok yakından tanıdığı Getir oldu. Mart ayındaki son yatırım turunda aldığı 768 milyon dolar yatırımla 10 milyar dolar değerlemeyi geçerek decacorn olan şirket, geçen hafta küresel çalışan sayısını %14 azaltmayı planladığını açıkladı. İddialara göre Getir, personel sayısına ek olarak, işe alım, pazarlama yatırımları ve promosyonlar noktasında da bütçesini daraltmayı planlıyor.
- Instacart: ABD merkezli online hızlı teslimat şirketi Instacart, işe alım hızını düşüreceğini ve kârlılığa odaklanacağını açıkladı.Bloomberg'in haberine göre mayıs başlarında halka arza açılacağı belirtilen girişim, mart ayında 39 milyar dolar değerlemeye ulaşmış; ancak kısa sürede teknoloji şirketlerinin hisselerindeki satışların etkisiyle 24 milyar dolara düşmüştü.
- Zapp: Londra merkezli bir diğer market teslimatı uygulaması Zapp, çalışanlarının %10′una varan oranda işten çıkarma yapmayı düşündüğü yönündeki haberleri doğruladı.
- Deliveroo ve Delivery Hero: Berlin merkezli yemek teslimatı uygulaması Delivery Hero ve Londra merkezli yemek teslimatı uygulaması Deliveroo da değer kaybı yaşayan şirketler arasında yer alıyor.
- Doordash: ABD merkezli yemek teslimatı platformu Doordash’in piyasa performansı, yatırımcı duyarlılığına yardımcı olmadı. Geçen kasım ayında 245,97 dolara yükselen hisseler, mayıs başında %60 düşüşle 81,64 doları gördü. Bütün bunlar yatırımcıların hızlı market ve yemek teslimatı uygulamalarına olan iştahlarını kaybettiklerine işaret ediyor.
Peki şimdi ne olacak?
Yukarıda bahsedilen gelişmeler hızlı teslimat platformlarının, pandemi dönemine kıyasla durgunluk yaşamasına sebep olsa da öncelikle bu şirketlerin gücü hala ellerinde tuttuklarını belirtmekte fayda var. Restoranların açılması, virüs endişenin azalması ve enflasyonist ortam her ne kadar müşteri kaybına neden olsa da geçen iki yıl tüketici alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirdi. 2021'de yaklaşık 25 milyar dolar değerinde olan hızlı ticaret endüstrisinin 2025’e kadar 72 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Son 2 yılda ortaya çıkan ve hızlı ticaret alanında hizmet veren bütün şirketler adına konuşamasak da büyük oyuncuların köşeleri tutmaya devam edeceği ve sektörü büyüteceği öngörülüyor. Sektör için rekabet şartlarının pandemi dönemine göre zorlaştığı şu günlerde ürün portföyünü genişleten, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sunan, daha iyi envanter ve tedarik zinciri yönetimi yapan, stratejik konumlu daha fazla depo açan ve sürdürülebilirliğe önem gösteren şirketlerin rakiplerinden ayrışacağı düşünülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Getir, Gorillas, Zapp gibi hızlı teslimat uygulamaları, iş gücünde daralmaya gideceğini açıkladı. İlk çeyrekte; e-ticarette düşüş (%1,8), mağazadan alışverişte yükseliş (%10) yaşandı. Dr. Soner Canko, dijital girişimcilik üzerine yazdı.
03 Haz 2022

YAZARLAR

İrem Özbay
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




