Kraft Biranın Yükselişi


Coffee Department’ta 2021’in ilk kahveleri
Efsaneye göre milattan sonra 850'li yıllarda Etiyopya'da keçi çobanlığı yapan Kaldi; bir çalının parlak kırmızı meyveleriyle otlanan keçilerin daha enerjik olduklarını fark eder. Benzer sonuçları kendisinde de gözlemlerler ve meyveleri bir…
Daha fazlasını öğren →
Kraft bira, artisanal bira, homebrewing, butik bira, ev birası, özel üretici, microbrewery… Gittikçe daha sık karşılaştığımız bu terimler, çok uluslu şirketlerin ve lager biranın hâkimiyetindeki küresel bira pazarını dönüştürerek biranın homojenleşmesine engel olan kraft bira kültürüne ait. Özellikle geçtiğimiz 20 yılda global tüketim alışkanlıkları arasındaki yerini sağlamlaştıran ve bira pazarındaki hacmini arttıran kraft biracılığın hikâyesi tahmin ettiğimizden daha eskiye dayanıyor. İnsanlığın tükettiği en eski içeceklerden biri olan biranın bulunması, aslında biraz rastlantısal. Bira mayalama kültürünün MÖ 9000 yılından miras olduğu tahmin ediliyor. Rastlantısal-bilinçli olarak üretilen bu fermente içkilerin üreticileri, üretim hacmine bağlı olarak bir kraft bira üreticisi olarak tanımlanıyor. İsmini sanat/zanaat, beceri olan “craft”‘tan alan kraft birayla ilgili hepimizin ortak bir izlenimi var: Makro yapıdaki bira üreticilerine göre daha küçük tesislerde ve sınırlı miktarda, özel tatlara ve kompleks aromalara sahip biralar üreten yenilikçi bir trend. Fakat henüz çaylak olduğumuz bu alanda tanımsal anlaşmazlıklar yaşayabiliyoruz. Mesela evde bira yapan herkes bir craft brewer (kraft bira üreticisi) mıdır? Büyük pazar payına sahip ticari bira üreticilerinin piyasaya sürdükleri alternatif seriler kraft bira olarak adlandırılabilir mi?
Kim bu kraftçılar? 5.400'den fazla bira üreticisinden oluşan bir ABD merkezli ticaret grubu olan Brewers Association’ın (Bira Üreticileri Vakfı) tanımına göre, kraft bira üreticisi üç temel başlıkta tarif edilir: Küçük, bağımsız ve geleneksel. Bu başlıkların alt maddelerinde üretim hacminin üst sınırı, hisse dağılımı ve üretimde kullanılan ekipmanların özellikleri yer alır. Bira üreticilerinin bu maddelere uygunluğuna göre butik üretici olup olmadığı değerlendirilebilir.
Nereden nereye? Kraft biranın günümüzde devam eden yükselişi başlamadan önce, 19. yüzyıl sonlarında başlayan ve 20. yüzyılın büyük bir kısmında devam eden konsolidasyon dönemi yaşandı. Yerel bira fabrikalarının büyük üreticiler tarafından satın alınması, teknolojik ilerlemeyle birlikte çok uluslu üreticilerin üretim ve dağıtım süreçlerinin hızlanması, reklam faaliyetleri ve pazarlama stratejileri, mikro üreticilerin üretmediği lager biraların piyasaya sürülmesi gibi etkenlerle bira pazarı gittikçe standart ve homojen hâle geldi. Örneğin, 1930’larda sayısı 1.600’lerde olan Belçika’daki bira fabrikası sayısı 1980’de 143’e düştü. 1980’li yıllarda ise çeşitli biralara yönelik talebin artması ve pek çok ülkede butik üreticilerin pazara girmesiyle dönüşümün ilk adımları atıldı. Yerel ürünlere olan ilginin artması ve evde bira yapımının yasallaşması da kraft bira pazarının genişlemesinde bir etken oldu. Risk sermayesi şirketlerinin kraft biracılığı yeni bir yatırım fırsatı olarak belirlemesiyle başta ABD ve Avrupa’da kamu fonları ve teşvikler sağlanmaya başlandı, üreticilerin ekipman ve finansal kaynak bulması kolaylaştı. Kraft biraya olan talep ve teşvik arttıkça, küçük ve yerel bir tüketici grubuna ulaşabilen mikro üreticiler daha geniş kitlelere ulaştı. Pazar lideri konumundaki makro üreticiler ise alternatif serileriyle yeni aromalara sahip biralarını satışa sunarak yükselen trende uyum sağlamaya çalıştı.
Hâlimiz nice olur? Günümüzde dünya çapında %86’sı ABD ve Avrupa’da olmak üzere 10.000'den fazla kraft bira üreticisi bulunuyor. 4.000’i aşan üretici sayısıyla en fazla kraft bira üreticisine sahip ülke olan ABD’yi, sayısı 800’e yaklaşan mikro bira üreticisiyle Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya takip ediyor. Türkiye’nin bu pazara katkısı ise şimdilik 10-15 üreticiyle sınırlı. Globaldeki kraft biraya yönelimin sebeplerinden doğal bileşenlerin kullanılması, çeşitlilik ve kalite arayışına ek olarak iç dinamiklerdeki yüksek vergi oranı, pazar gücünün kısıtlanması gibi etkenler özellikle ülkemizde kraft ve butik biracılığa olan ilgiyi artırdı. 2014’te Gara Guzu’nun Amber Ale ve Blonde Ale’ı satışa çıkarması ve tanıtması başarılı bir öncü adım olmak üzere; gittikçe çoğalan satış noktaları, gelişen kraft bira turizmi, içki menüsünde kraft biralara yer veren mekânların sayısının artması, TÜBİKOK (Türkiye Bira Koleksiyonerleri Kulübü) ve Moda Bira Kulübü gibi çok sayıda aktif üye sayısına sahip olan kuruluşların tadım etkinlikleri ve ev birası yarışmaları sayesinde kraft biracılığın gelişmesine dair adımlar atılıyor. Bira tüketicileri tarafından merakla ve heyecanla takip edilen; yaratıcılığı, yenilikçi biraları ve farklı tatları beraberinde getiren kraft bira kültürü önümüzdeki yıllarda hem globalde hem Türkiye’de etkinliğini artıracak gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın malt kokulu menüsü: Osmanlı bira bahçeleri, Cermenlerin bira çorbası, malt biranın sözlük anlamı, kraft biranın hikâyesi
17 Şub 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




