Endişe çağı: Siber saldırılar


Uzaktan çalışmaya geçişte İK süreçlerini dijitalleştirin: Kolay İK
İlk adımı teknoloji şirketleri attı; Twitter, Facebook, Microsoft, Salesforce, Spotify ve daha niceleri pandemiden sonrası için de uzaktan çalışmayı opsiyonlarından biri haline getirdi. Sonraki adım diğer endüstrideki kurumsal şirketlerden…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız
Küreselleşen dünyada hızla gelişen teknoloji, insanlık için sonsuz fayda sağlasa da aynı zamanda kötü niyetli kişilerin milyonlarca kişinin verilerini bünyesinde barındıran şirketlerin bilişim sistemlerine yönelik saldırılar yapabilmesine de ortam hazırlıyor. Teknoloji kullanımının artmasıyla beraber yükselişe geçen siber suçlar, 2020’nin ikinci yarısında tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. 2021’in ilk çeyreğinde ise günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen çok sayıda şirket siber saldırıya uğradı.
- Facebook: 2018’de “Cambridge Analytica” skandalından sonra büyük veri ihlallerine müsaade etmeyeceğine dair söz veren Facebook, geçen hafta 106 ülkeden 533 milyon Facebook kullanıcısının kişisel verilerinin düşük seviyeli hacker’ların yer aldığı bir forumda ücretsiz olarak paylaşılması ile yeniden gündeme oturdu. Söz konusu veri ihlali, aslında yeni değildi. Telefon numaraları, konum bilgileri, doğum tarihleri, Facebook giriş bilgileri ve bazı kişilerin e-posta adreslerini barındıran bilgiler, 2019 yılına aitti. Fakat son iki senede bu bilgilerin çoğunun değişmediği göz önüne alındığında söz konusu sızıntının hâlâ daha kullanıcılar için büyük tehlike teşkil ettiğini söylemek mümkün. ABD'de 32 milyon, Birleşik Krallık'ta 11 milyon, Türkiye'de ise 19,6 milyon kişinin bilgilerine erişildiği belirtiliyor.
- Nasıl ortaya çıktı? Facebook’ta yaşanan veri sızıntısı, ilk olarak Ocak 2021’de İsrail merkezli istihbarat şirketi Hudson Rock’ın kurucu ortağı Alon Gal tarafından ortaya çıkarıldı. Gal, bir forumda düşük seviyeli bir hacker’ın belirli bir ücret karşılığında Facebook kullanıcılarının telefon numaralarını çalabilen ve Telegram üzerinden çalışan bir bot'tan bahsettiğini fark etti. Ardından, teknoloji yayını Motherboard ile bu keşfini paylaşarak sızıntının haberleştirilmesini sağladı. Verilerin doğruluğunu teyit eden Motherboard, söz konusu bot üzerinden bir kullanıcının Facebook ID’sinin girilmesi durumunda telefon numaralarına erişilebildiğini ortaya çıkardı. Tabii ki, o zamanlar para ödemediğiniz takdirde bu verilerin tamamına erişmek mümkün değildi. Herhangi bir kullanıcının telefon numarasını görebilmek için 20 dolardan 10 bin dolara kadar değişen bir ödeme yapmanız gerekiyordu. Facebook, ocak ayında yaptığı açıklamada ortaya çıkan verilerin “çok eski” olduğunu ve bu güvenlik açığının Ağustos 2019'da çözüldüğünü belirterek olaydan sıyrılmaya çalıştı. İki ay sonra, Business Insider’ın 533 milyon Facebook kullanıcısının verilerinin forumlarda ücretsiz olarak paylaşıldığını duyurması ise ikinci bir krize neden oldu.
- Açıklamalar ve tepkiler: Facebook, 6 Nisan’da yaptığı resmî açıklamada durumun bir hack'leme olmadığını ve verilerin 2019 yılında 'kişileri içe aktar’ gibi bir fonksiyonun kötüye kullanımı sonucu elde edildiğini belirtti. Elde edilen verilerin forumlarda yeniden dolaşımının her zaman engellenmesi mümkün olmasa da bu tür durumların engellenmesi için çalışan bir ekiplerinin olduğunu belirten şirket, dolaşan veriler arasında finansal bilgiler, sağlık bilgileri ve şifrelerin olmadığını ifade etti. Ayrıca, verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine neden olan fonksiyonun 2019 yılında tespit edildiği ve güncellendiği vurgulandı. Facebook, veri ihlalinden etkilenen kullanıcıları bilgilendirmeyi planlamazken siber güvenlik uzmanları verilerin bilgisayar korsanları tarafından dolandırıcılık için kullanılabileceğini belirterek kişileri kendi önlemlerini almaya davet ediyor. Türkiye dâhil birçok ülkenin ilgili kurumları, Facebook’tan veri ihlaliyle ilgili bir açıklama talebinde bulunmuş durumda.
- Linkedln: Facebook’ta yaşanan veri sızıntısının ardından Microsoft'un sosyal iş ağı platformu LinkedIn'de de 500 milyon kullanıcının verilerinin çalındığı ortaya çıktı. Kullanıcı kimlikleri, isim, cinsiyet, e-posta adresleri, telefon numaraları, profesyonel unvanlar ve diğer sosyal medya profillerinin yer aldığı veri tabanı, bir internet sitesinde açık artırmada satışa sunuldu. LinkedIn, resmî sitesinden yaptığı açıklamada hesaplardaki özel verilere erişilemediğini belirterek olayın bir veri ihlali olmadığını ve bilgisayar korsanlarını platformdan yalnızca herkese açık profil verilerini aldığını savundu. Fakat LinkedIn'in toplam kullanıcı sayısının %75'ine tekabül eden 500 milyon kişinin verilerinin internet sitelerinde dolaşmasının ciddi bir güvenlik açığı oluşturduğu da bir gerçek. İhlal kapsamında hangi ülkelerden kaç kişinin etkilendiği belli değil; ancak İtalya'da platformda yaşanan veri ihlaliyle ilgili soruşturma başlatılırken Lüksemburg ve İrlanda ise LinkedIn'den açıklama talebinde bulundu.
- Clubhouse: Son zamanlarda en çok konuşulan sosyal medya platformlarından biri olan Clubhouse da son bir hafta içinde verileri sızdırılan platformlar kervanına katıldı. CyberNews'un haberine göre, 1,3 milyon Clubhouse kullanıcısının isimleri, sosyal medya profilleri, fotoğraf URL'leri ve Clubhouse profilinde yer alan diğer bilgiler popüler bir hacker forumunda ücretsiz olarak paylaşıldı. Clubhouse, sistemlerinde herhangi bir hack'leme durumunun söz konusu olmadığını belirtirken paylaşılan verilerin hepsinin halka açık profil bilgileri olduğunu vurguladı. Fakat uzmanlar, elde edilen verilerin kredi kartı bilgileri gibi hassas verileri içermese dahi kötü niyetli kişiler tarafından oltalama hareketleri ve Clubhouse şifrelerini öğrenmeye yönelik saldırılar için kullanabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Business Insider'a açıklamada bulunan siber güvenlik şirketi IntSights'dan Paul Prudhomme, ifşa edilen verilerin kötü niyetli kişiler tarafından şirketlere saldırmak için kullanılabilecek olması nedeniyle önemli olduğunu düşünüyor.
- Şimdi ne olacak? Covid-19 salgınıyla birlikte şirketler, uzaktan çalışma prosedürlerini hayata geçirirken güvenlik sistemlerinin önündeki büyük bir duvarı kaldırmak zorunda kaldı. Öyle ki, 2022’de dünya çapında bilgi güvenliği pazarının büyüklüğünün 170,4 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu süreçte uzaktan çalışanlar, siber suçlular için hedef olmaya devam ederken uzak işgücünün bir yan etkisi olarak bulut ihlalleri artarken siber güvenlik açığı hayatımızda bir sorun olarak kalmaya devam edecek. İnternet bağlantılı cihaz sayısının 2021’de 35 milyara, 2025’te ise 75 milyara yükselmesini bekleyen uzmanlar, siber suçların 2025'e kadar dünyaya 10,5 trilyon dolara mal olacağını ifade ediyor. Görünen o ki teknoloji çağı, artan siber saldırılar ve güvenlik açıkları nedeniyle önümüzdeki yıllarda yerini "endişe çağına" bırakacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
12 Nisan Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde Yemeksepeti, Facebook, LinkedIn ve Clubhouse'da yaşanan veri sızıntıları, şirketlerin siber güvenlik yatırımları ve Archegos Capital'in çöküşü var.
12 Nis 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.



