

QNB Finansbank , Darüşşafakalı çocukların yanında
İyilik Kermesi QNB Finansbank , hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle başta çocuklar olmak üzere toplumun geniş kitleleri için değer yaratmaya devam ediyor. Spordan müziğe, kültür-sanattan eğitime kadar pek çok farklı alanda,…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Danimarka donanması, geçtiğimiz günlerde Baltık denizinde tehlikeli bir gaz sızıntısı gözlemlediğini kamuoyuyla paylaşmıştı. Baltık denizinden geçen Kuzey Akım 2 boru hattının yürütücü firması olan Nord Stream AG ise, sızıntının Kuzey Akım 2 kaynaklı olduğunu doğruladı ve sızıntıyla ilgili Almanya, Danimarka, İsveç, Finlandiya ve Rusya'daki yetkililere konuyla ilgili bilgi verdiğini duyurdu. Kuzey Akım 2 boru hattında sızıntıların tespit edilmesinin hemen ardından Kuzey Akım 1 boru hattında da fiziksel hasar kaynaklı gaz sızıntılarının olduğu açıklandı.
Danimarka, İsveç ve Almanya otoriteleri Rusya'nın gerçekleştirmiş olabileceği bir sabotaj ihtimali üzerinde dururken Rusya ise konuyla ilgili ABD'yi suçladı. İsveç Sismik Araştırmalar Enstitüsü ise sızıntı tespitinin yapılmasından kısa bir süre önce, boru hatlarına yakın bölgelerde iki su altı patlaması tespit ettiğini aktardı. Bazı kaynaklar bunun, boru hatlarını hedef alan bir "denizaltı saldırısı" olabileceği ihtimalinin üzerinde duruyor.
- Batının tepkisi: Konuyla ilgili Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, sabotaj ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini, durumun araştırıldığını ifade etti. İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ise sızıntının nedeninin "muhtemelen bir sabotaj" olduğunun üzerinde durdu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaşanan sızıntının bir tesadüf olmadığını, kasıtlı bir eylemin sonucu olduğunu ve Avrupa'nın enerji altyapısını bozan kasıtlı eylemlerin sağlam karşılık bulacağını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken de konuya değinerek yaşanan sızıntıların bir "saldırı" veya "sabotaj" sonucu yaşanmış olabileceğini belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mihaylo Podolyak, yaşanan sızıntının Rusya'nın gerçekleştirdiği bir "terör saldırısı" olduğunu söylerken, Polonya eski Dışişleri ve Savunma Bakanı Radek Sikorski ise "Teşekkürler ABD" yazılı bir tweet paylaştı.

- Rusya'nın açıklaması: Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, konu hakkında Rusya'ya yöneltilen sabotaj suçlamalarını, bunların absürt ve aptalca olduğunu söyleyerek reddetti. Peskov açıklamasında bu durumun, doğal gaz tedarik yollarını kaybettikleri için kendilerinin zararına, tedariklerini sürdürmek isteyen ABD'li LNG şirketlerinin ise kârına olduğunu ifade etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Radek Sikorski tarafından atılan "Teşekkürler ABD" tweetinin bir doğrulama olup olmadığını sordu. Birleşmiş Milletler Temsilci Yardımcısı Dimitri Polanskiy ise, konuyla ilgili ABD'yi suçladı ve saldırının failini doğruladığını iddia ederek Sikorski'ye teşekkür etti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Açlık sınırı artıyor, mesajlar güçleniyor, yaptırımlar genişliyor...
29 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.




