

QNB Finansbank , Darüşşafakalı çocukların yanında İyilik Kermesi QNB Finansbank , hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle başta çocuklar olmak üzere toplumun geniş kitleleri için değer yaratmaya devam ediyor. Spordan müziğe, kültür-sanattan eğitime kadar pek çok farklı alanda, birçok projeye imza atan QNB Finansbank’ın gönüllü finansçıları, bu defa ‘İyilik Kermesi’ projesi ile Darüşşafaka Cemiyeti ’ne desteklerini sundu. Ne oldu? QNB Finansbank ’ın Çalışan Mutluluğu ekibi tarafından organize edilen ve bu yıl ikincisi düzenlenen ‘İyilik Kermesi’ , yaklaşık 3 bin kişinin çalıştığı Kristal Kule’de gerçekleşti. Banka çalışanları tarafından yapılan ürünlerin satıldığı kermesin tüm geliri çocukların eğitimine katkıda bulunması amacıyla Darüşşafaka Cemiyet i ’ne aktarıldı.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Danimarka donanması, geçtiğimiz günlerde Baltık denizinde tehlikeli bir gaz sızıntısı gözlemlediğini kamuoyuyla paylaşmıştı. Baltık denizinden geçen Kuzey Akım 2 boru hattının yürütücü firması olan Nord Stream AG ise, sızıntının Kuzey Akım 2 kaynaklı olduğunu doğruladı ve sızıntıyla ilgili Almanya, Danimarka, İsveç, Finlandiya ve Rusya'daki yetkililere konuyla ilgili bilgi verdiğini duyurdu. Kuzey Akım 2 boru hattında sızıntıların tespit edilmesinin hemen ardından Kuzey Akım 1 boru hattında da fiziksel hasar kaynaklı gaz sızıntılarının olduğu açıklandı.
Danimarka, İsveç ve Almanya otoriteleri Rusya'nın gerçekleştirmiş olabileceği bir sabotaj ihtimali üzerinde dururken Rusya ise konuyla ilgili ABD'yi suçladı. İsveç Sismik Araştırmalar Enstitüsü ise sızıntı tespitinin yapılmasından kısa bir süre önce, boru hatlarına yakın bölgelerde iki su altı patlaması tespit ettiğini aktardı. Bazı kaynaklar bunun, boru hatlarını hedef alan bir "denizaltı saldırısı" olabileceği ihtimalinin üzerinde duruyor.
- Batının tepkisi: Konuyla ilgili Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, sabotaj ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini, durumun araştırıldığını ifade etti. İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ise sızıntının nedeninin "muhtemelen bir sabotaj" olduğunun üzerinde durdu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaşanan sızıntının bir tesadüf olmadığını, kasıtlı bir eylemin sonucu olduğunu ve Avrupa'nın enerji altyapısını bozan kasıtlı eylemlerin sağlam karşılık bulacağını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken de konuya değinerek yaşanan sızıntıların bir "saldırı" veya "sabotaj" sonucu yaşanmış olabileceğini belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mihaylo Podolyak, yaşanan sızıntının Rusya'nın gerçekleştirdiği bir "terör saldırısı" olduğunu söylerken, Polonya eski Dışişleri ve Savunma Bakanı Radek Sikorski ise "Teşekkürler ABD" yazılı bir tweet paylaştı.

- Rusya'nın açıklaması: Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, konu hakkında Rusya'ya yöneltilen sabotaj suçlamalarını, bunların absürt ve aptalca olduğunu söyleyerek reddetti. Peskov açıklamasında bu durumun, doğal gaz tedarik yollarını kaybettikleri için kendilerinin zararına, tedariklerini sürdürmek isteyen ABD'li LNG şirketlerinin ise kârına olduğunu ifade etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Radek Sikorski tarafından atılan "Teşekkürler ABD" tweetinin bir doğrulama olup olmadığını sordu. Birleşmiş Milletler Temsilci Yardımcısı Dimitri Polanskiy ise, konuyla ilgili ABD'yi suçladı ve saldırının failini doğruladığını iddia ederek Sikorski'ye teşekkür etti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Açlık sınırı artıyor, mesajlar güçleniyor, yaptırımlar genişliyor...
29 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.




