Libya’daki sellerde iklim değişikliği büyük rol oynadı


Harika ürünler şimdi patili dostlar için: Karaca Home Karaca Home ’un yepyeni koleksiyonuyla kargo için kapı bu sefer sana değil tüylü can dostların için çalacak. Eve gelen Karaca Home paketlerinin bu defa onlar için olduğunu anladıklarında ah keşke birlikte görebilsek o heyecanlı suratlarını… Neler oluyor? Rahat ve şık ürünleriyle evlere keyif katan Karaca Home, bu defa patili dostlarımıza özel bir koleksiyonla karşına çıkıyor. Evin en sevimli üyeleri için hazırlanan bu koleksiyonda ihtiyaçlarını karşılayacak her detay düşünüldü. Neler var? Yağmurlu havalara eşlik edecek sıcacık ve bir o kadar şık yağmurluklar ; uykunun keyfini çıkaracakları yumuşacık minderler , tam da kendileri için aradıkları özel alanı sunacak kedi evi , hepsi birbirinden güzel çeşit çeşit tasmalar , lezzetli öğünlerine yakışacak mama kapları , banyo sonrası mutluluğunu taçlandıracak bornozlar ve çok sevecekleri daha pek çok renkli ve eğlenceli ürün onları bekliyor. Karaca Home kalitesiyle üretilen ve patili dostlarımızın çok seveceği koleksiyonu keşfetmek için Karaca , Karaca Home mağazaları ; karaca.com , karaca-home.com ve Karaca mobil uygulamasını ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Uzmanlar, Libya’nın Derna şehrinde binlerce kişinin ölümüne yol açan fırtınayı daha da olası hâle getirenin iklim değişikliği olduğunu düşündüklerini paylaştılar. Dünya Hava Değerlendirme Grubu’ndaki iklim bilimcileri, sera gazlarının insan kaynaklı salımının bir sonucu olarak %50’ye kadar daha fazla yağış aldığını buldular.
- Bir adım geriden: Bölgede yıllarca süren çatışmalar, insanların sel felaketlerine karşı savunmasızlığını artırdı ve WWA raporuna göre aşırı hava koşullarını tam ölçekli bir insani felakete dönüştürdü. Bilim insanları, iklim değişikliğinin getirdiği 1,1°C’lik sıcaklık artışı öncesine göre böyle bir fırtınanın ne derecede daha olası hâle geldiğini değerlendirmek için bilgisayar simülasyonları kullandılar. Ancak özellikle Libya’da veri eksikliği nedeniyle bulgularında önemli belirsizlikler olduğunu belirttiler.
- Detaylar: Kuzey Libya’daki hava olayı çok daha istisnaiydi ve böyle bir yoğunlukta bir fırtınanın Kuzey Libya’ya vurmasının 300-600 yılda bir beklendiğini gösterdi. Storm Daniel, Akdeniz üzerinde yavaşça hareket ettiğinde, eylül ayı ortalamasının 2-3 derece üzerindeki deniz sıcaklıklarından ek enerji aldığını açıkladılar.
- Teknik detaylar: Atmosferdeki Ek Isınma Dünyayı Nasıl Etkiler? başlıklı çalışma, güçlü rüzgârların destek aldığı ve havanın daha fazla nem taşıyabildiği açıklandı. Libya’nın kuzey sahiline çarptığında, sadece 24 saat içinde Derna’ya tahmini 400 mm yağmur bıraktığı gözlemlendi. NASA’nın Yeryüzü Gözlemi’ne göre, şehirdeki eylül ayı ortalaması sadece 1.5 mm.
- Sonuç olarak: Bilim insanları, yoğun hava koşullarının savunmasız bir nüfusla birleşerek felaket sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Öte yandan, buradaki bilgileri bazı hava istasyonu verilerine sahip oldukları bilgilerin Yunanistan üzerinden alındığı için matematiksel veri eksikliği olmakla birlikte, iklim değişikliğinin önemli bir rol oynadığından eminler çünkü daha yüksek sıcaklıkların daha yoğun yağışlara yol açtığına dair güçlü kanıtlar var ve diğer çalışmalar, iklim değişikliğinin Daniel Fırtınası gibi hava sistemlerinin yoğunluğunu arttırdığını gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Barajlar, su kaynaklarını yönetmek, enerji üretmek, sulama ihtiyaçlarını karşılamak ve taşkınları önlemek için kullanılan önemli yapılar arasında.
29 Eyl 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.



