Matt Hanson

Kelimelerle dans eden, kendini sanat aracılığıyla keşfedip tanımlayan İstanbullu sanat yazarı Matt Hanson’la tanışın.
Matt Hanson

21 Ağustos - İBB Kültür AŞ - İstanbul
İBB Kültür AŞ ile birlikte

İstanbul’un tarih sayfalarında bir yolculuk

İBB Kültür AŞ işletmesindeki tematik müzeler ve tarihî sarnıçlar, yerli ve yabancı ziyaretçileri adeta zaman yolculuğuna çıkarıyor. Neler var? Panorama 1453 Tarih Müzesi: Dünyanın ilk tam panoramik müzesi olan Panorama 1453 Tarih Müzesi,…

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kimlik Bilgileri

Takma adım: Mattapoisett

İstanbul’da en son şu sergiyi ziyaret ettim: Salt'taki Into the Unknown: Moving Images from the Museum of Modern Art in Warsaw sergisi.

İstanbul’da en son şu sanatçıyı keşfettim: Deniz Gül

İstanbul’da nerede yaşıyorsun? Moda

Kalbinde nereli hissediyorsun? Brooklyn

HOŞBEŞ

Arganotlar’da yayımlanan yazında ABD’deki memleketin, içinde yalnızca bir marketin olduğu bir yer olarak karşımıza çıkıyor. İlk şehir deneyiminin Kahire olduğunu biliyorum. Yine de ABD’deki bir taşradan İstanbul gibi bir metropole geçişe nasıl adapte olduğunu merak ediyorum. O süreçten bahsedebilir misin biraz?

Hayatımın ilk 20 senesini ABD’de küçük bir taşrada geçirdim. Okumak ve edebiyat; aşırı yerel yetiştirilişimin tekdüze, yavan ve “süsle gizli” varoluşsal bulantısından kaçmak için hiçbir şey yapamadığımda başvurduğum bir seyahat imkânıydı. Ama en önemlisi, New York City’de doğup büyümüş çok sevdiğim dedemin beni masallarla bezemesiydi.

Dedemin ilk hatırası 1919 yılına dayanıyordu. 1920’lerin Manhattan’ı ve 1930’ların Brooklyn’i hakkında yarı kurgu yarı gerçek laflar döndürdükçe büyülenirdim. Ancak ergenlik yıllarımda, ip gibi dizilmiş kitaplarımın yanında uzanırken; kuytu köşe diyarların, egzotik insanların ve başka topraklar ve topluluklarda yaşayabileceğim deneyimlerin hayaliyle şenlenen bir çeşit oryantalisttim. Derinden bir göç etme isteğiyle doluydum, üniversitemin değişim programı ofisine Moğolistan’a gidip gidemeyeceğimi sordum. Bir kelime bile Rusça ya da Çince bilmediğimden bana Japonya, Hindistan, Mısır gibi alternatifler önerdiler. Mısır’ı seçtim ve sonrasında Kahire’ye taşındım. O zamandan beri de şehirlerde yaşıyorum.

Matt, Moda'nın tertemiz mavi gökyüzüne bakarken

Matt, Moda'nın tertemiz mavi gökyüzüne bakarken

Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Bağımsız bir yazar ve gazeteci olarak, çağdaş sanat yazarlığının resmiyetine ve standartlaştırılmış yapısına karşı bir yazarlık pratiğiyle çalışıyorsun. Bu; yayımladığın yazılarda, yazılarında odağına aldığın konu çeşitliliğinde ve yakın geçmişte başlattığın Fictive Magazine ve Fictive Yayınları edebi işbirliklerinde görülebiliyor. 

Argonatlar yazına dâhil ettiğin Susan Sontag alıntısından hareketle sana şunu sormak istiyorum: “Resmiyetin” ve “standartın” dışındaki yazım pratiğini yorumlamaya karşı olmak üzere mi kurguluyorsun, öyleyse bunda İstanbul’un herhangi bir etkisi var mı? 

Sontag’ın ünlü makalesi, sanatsevere yaratıcılığın üretimlerine doğru erotik bir itkinin gücüyle özgürleşmesini salık verdiği bir çağrıyla sona erer. Çalışmalarımda, kendimi ifade edebilmek üzere yorumlamanın ötesine geçmeye, onu aşmaya çalıştım. Bir yazar olarak, mantık merkezcil üretimlerimi kurumsal protokollerin resmiyeti ve standartları ötesinde kişiselleştirmeye çabalıyorum. Bence bu yazar olmanın varlık koşulu. Zira yazar, öz temsilin radikal bir şekli, maksadı olan bir bireyselliktir.  

Sanat yazarlığına, “yazıyla üretilen bir sanat eserinin” tonunu ve coşkunluğunu taşımaya çalıştım. Birçok diğer sanat yazarı çalışmalarını akademik ve hayattan terimlerle temellendirirken, ben yazılarımı zihinsel fantazilerimin bulutsu alemlerine yolculuyorum. Bu anlamda, sanat yazarlığının “ağdalı düz yazı” hattına bağlı çalışıyorum. Kelimeleri, âdeta yeraltı mağaralarının derinliklerine inen mağara kâşifleri gibi kullanarak sanat eserlerine dair psikolojik deneyimlerimi keşfediyorum. Okuyucuları; yalnızca sanatta bulunabilecek saf, insan biricikliğinin o çok kıymetli boyutuyla çatışan duygusal ve zihinsel bir seyahate çıkarıyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

🌡️ Homegrown Festival, Kid Francescoli yeniden

Sıcak, çok sıcak günlerden herkese merhaba. Bu hafta şehrin ajandasında; katılmalık Kintsugi atölyesi, mest olmalık Elvis gösterimi, sorgulamalık Medea'ya Göre Ahlak oyunu ve dahası var.

21 Ağu 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Büyükada, 2022 | Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?