Mercan resifleri son 30 yılda dördüncü kez ağardı

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Okyanus sularının ısınmasıyla birlikte, bir zamanlar rengarenk olan mercan resiflerinin beyazlaşmaya başlaması, dünya genelindeki ekosistemleri risk altına sokuyor. Ağarmaya mercanların besin kaynağı olan ve rengini veren algleri kendilerinden uzaklaştırması neden oluyor.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve Uluslararası Mercan Resifleri Girişimi'nden bilim insanları yaptıkları yeni açıklamada, dünyada dördüncü küresel mercan ağarma olayını yaşandığını ve bunun son on yılda yaşanan ikinci olay olduğunu duyurdu. NOAA'nın Mercan Resifi İzleme programının koordinatörü Derek Manzello'ya göre, geçen yılın başından bu yana her büyük okyanusta önemli mercan beyazlamasını belgelendi.
Uzun süren yüksek okyanus sıcaklıklarının neden olduğu mevcut ağarma, 53'ten fazla ülke ve bölgedeki resifleri ve resiflerin bulunduğu tüm alanların yüzde 54'ünü etkiledi. Karayipler, Avustralya'nın Büyük Set Resifi ve Güney Pasifik'in büyük bir kısmı gibi bazı yerlerde 2023'ün başlarında yaygın ağarma belgelenmeye başlandı. Hint Okyanusu ve Güney Atlantik'teki ülkelerden gelen son raporlarla birlikte, beyazlamanın küresel olduğu belirlendi.
- Neden? Omurgasız hayvanlar olan mercanlar simbiyotik bir besin kaynağı olarak alglere bağımlılar. Sıcaklıklar çok uzun süre yüksek kalırsa, ağarma kitlesel mercan ölümlerine yol açabiliyor. Avustralya'nın Büyük Set Resifi gibi iyi korunan bölgelerde bile mercanların yarısına yakınının yüksek sıcaklıklar nedeniyle yok olduğu biliniyor.
Dördüncü ağarma ile ilgili ilk uyarı işaretleri geçen yıl Florida kıyılarındaki suyun bir jakuzi kadar sıcak olduğunun fark edilmesiyle ortaya çıkmıştı.
- Nerede? Bu ısınma Güney Yarımküre'ye taşındı. Şu anda Avustralya'nın Büyük Set Resifi, Tanzanya, Mauritius, Brezilya, Pasifik adaları, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki kıyı şeridi de dahil olmak üzere dünyadaki mercanların yarısından fazlasını etkilemiş durumda.
1998, 2010 ve 2014-2017’deki son üç olay gibi bu ağarma da genellikle deniz sıcaklıklarında yükselişe yol açan El Niño’ya denk geldi. Geçen yıl deniz yüzeyi sıcaklıkları, El Niño’nun etkilerinin iklim değişikliğiyle birleşmesi nedeniyle 1979’dan bu yana kayıt altına alınan sıcaklık rekorlarını kırmıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
22 Nisan Dünya Günü'nün bu yılki teması "Plastik Gezegene Karşı!" Veriler, plastik üretiminin 2050 yılına kadar üçe katlanacağını gösteriyor.
20 Nis 2024

YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.




