Meyve ve sebzeleri yıkamak pestisitten kurtulmak için yeterli mi?

Consumer Reports, ABD marketlerinde satılan meyve ve sebzelerde yüksek miktarda pestisit kalıntısı olduğunu gösteren verileri paylaştı. Bahsi geçen pestisitler arasında, "nörogelişimsel" etkileri olan organofosfatlar ve "üreme sistemlerine ve fetal gelişime müdahale" etkileri olan karbamat böcek ilaçları da yer alıyor. Yapılan yeni bir çalışma ise ürünleri yıkamanın yiyeceklerde bulunan pestisit kalıntılarını temizlemediğini gösteriyor.
Araştırmaya göre: Amerikan Kimya Derneği'nin Nano Letters dergisinde yayımlanan makale, yiyeceklerdeki pestisitlerin tespit edilmesi için geliştirilen yeni bir süreci göstermeyi amaçlıyordu. Fakat ortaya çıkan sonuçlar, meyve ve sebzelerdeki pestisitlerin yıkanarak giderilemeyeceğini ortaya koydu. "Raman" adı verilen görüntüleme teknolojisiyle elma kabuğu ve posa katmanlarındaki pestisit dağılımı görselleştirilerek pestisitlerin kabuk katmanından posa katmanına nüfuz ettiği doğrulandı.
Çözüm ne? Meyve ve sebzeleri soymak pestisitlerden kurtulmak için yeterli bir yöntem olarak görülmese de makalenin yazarları arasında da yer alan Anhui Tarım Üniversitesi'nden Profesör Dongdong Ye, The Guardian'a şunları söyledi:
"Aşırı endişe yaratmamalı. Araştırma, ürünleri soymanın sıklıkla önerilen yıkama işlemine kıyasla pestisit kalıntılarını ortadan kaldırmakta daha etkili olduğunu gösteriyor."
Bir umut ışığı: Consumer Reports analizinin sonuçlarına göre ABD’deki organik etiketli ürünlerde endişe edilmesi gereken bir durum yok.
Türkiye’de durum ne? Resmî verilere göre Türkiye'de 2013'te 39.440 ton olan pestisit kullanımı 2015'ten sonra ciddi bir artış göstererek 2020 ve 2021 yıllarında 53.000, geçen yıl ise 55.000 ton seviyelerine ulaştı. 1980'lerde ise bu rakam 7.000-8.000 ton civarındaydı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın her yıl yayımladığı faaliyet raporu, alınan her 6 numuneden 1’inin sorunlu olduğunu gösteriyor. Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) 2023 Raporu’na göre de gıda kaynaklı riskler sebebiyle 2023’te yapılan 357 bildirimin 167’sinin sebebi pestisitler olarak gösteriliyor. Rapor, ülkemizde yasaklanan pestisit kullanımının hâlâ devam ettiğini de ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Pete Wells’in son yazısında teknolojinin yeme-içme dünyasına etkilerine odaklanıyor. Burak Beşer, kurucusu olduğu mekanlardaki sürdürülebilirlikle ilgili çabaları "entropi" kavramı üzerinden aktarıyor.
14 Ağu 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




