Miray’ın Atina notları


Bu tasarım, bambaşka bir tasarım: Yeni Toyota C-HR Hybrid Yepyeni bir duruşla yollara çıkmaya hazır. Toyota C-HR Hybrid , ikinci nesliyle şimdi Türkiye’de. Nedir? Toyota ’nın SUV segmentine ve otomobil anlayışımıza farklı bir bakış açısı getiren, 1.8 litrelik tam hibrit motora sahip ikonik modeli Toyota C-HR Hybrid ; Bir tasarım ikonu . Tanıştığınız an kalbi hızlandıran keskin ve çarpıcı detayları, kalıpların dışında, adeta bir konsept araç tasarımına sahip. Spor tavrını coupe profilinde ileri taşıyan model, ilk defa arka sütunu kapsayan çift renk gövde tasarımla buluşuyor. Çekici bir birliktelik için göz dolduran farklı renklerde sunuluyor, tasarımda ayrıcalığa önem verenler için tüm seçenekleri ortadan kaldırıyor. Lüksle iç içe . Üç farklı premium donanım seçeneği sunuyor. Otonom sürüşün kapılarını açan Gelişmiş Otomatik Park Sistemi, Akıllı Şerit Değiştirme Asistanı, perdesiz termal yalıtımlı panoramik cam tavan, kullanıcı odaklı dijital kokpit, JBL ses sistemi, “shift by wire” elektronik vites ve günün her saatine uygun ambiyans aydınlatması sayabileceğimiz ayrıcalıklı özelliklerinden yalnızca birkaçı. Geleceği düşünüyor . Teknolojik özellikleriyle öne çıkarken ilk nesle göre iki kat artırılmış geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve vegan iç döşemesiyle daha çevreci bir model olarak adım atıyor. Sizi her gün, ilk günkü gibi etkilemeye hazır Yeni Toyota C-HR Hybrid ile bu bağlantıdan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Atina’da …
Atina’dan …
Atina’ya … sevgilerle
Fotoğraflar ve notlar: Miray Kaya
19 Kasım’da her zaman bana ev hissi veren Atina’daydım.
Benim için Atina taverna, lezzetli yemek, Ege sıcaklığı ve kökler demek.
Son yıllarda Atina, Berlin’in pahalılaşması ve fazla doymuşluğuyla yaratıcı endüstrilerde birçok insanın Avrupa'daki yeni merkezi olarak görülüyor. Son zamanda “yeni Atinalılar” ve Atinalıları birleştiren sosyal ve kültürel topluluklar oluşuyor. Monocle’ın en yaşanabilir şehirler listesine de bu sene "yeni yaratıcı merkez", "Yeni Berlin" söylemiyle girdi.
Şehir birçok açıdan gelişime çok açık. Berlin gibi birçok alt kültüre, sanatçıya ve üretime ev sahipliği yapıyor. Ekonomik kriz sırasında terk edilen şehir, bugün kıyasla erişilebilir olmasıyla kariyerinin başındaki yaratıcıları kendine çekiyor. Carwan Gallery gibi sanatçıları destekleyen galerilerin şehre gelmesi, Wine is Fine gibi geleneksel mutfağın dışına çıkan gastronomi noktalarının sayısının artması, Mona Athens gibi topluluk odaklı alanların açılması yaratıcı sektörden insanların şehre olan iştahı kabartıyor.
Uzun yıllardır farklı sektörlerden yaratıcı zihinlerin ve girişimcilerin bir araya geldiği Berlin tabii hâlâ daha özgür ve global toplulukları barındırıyor. Atina’nın böyle bir merkez olabilmek için zaman içinde daha fazla uluslararası işbirliğine ve çeşitliliğe alan açması ve bunun karşılık bulması gerek. Diğer yandan da bugün cazip gelen koşulları sağlamak gerekiyor. Şimdilik biraz daha güvenli adımlarla ilerliyor.

Mahallede, tanıdık
Atina’da mahalle kavramı İstanbul'dakine oldukça yakın. Ege samimiyeti barındıran başkent, birçok topluluğun yuvası. Bu topluluklar da farklı mahalleleri kendine mahal bellemiş. Mahallelerdeki sergiler, galeriler ve skate kafeler gibi çeşitli alanlar da farklı komüniteleri bir araya getiriyor.
Atina’da kendimi ait hissettiğim ve duygusal bağ kurduğum mahalleler: Gastronomi bağlamında çok sevdiğim restoranları barındıran Plaka ve fotoğraflarına baktığımda her daim zihnimde ve kalbimde sıcak bir his uyandıran, mahallem gibi gördüğüm Exarchia.
Atina’ya her gidişimde kitap ve dergi seçkisini pek sevdiğim Hyper Hypo’ya uğruyorum.
Çağdaş ve yeni nesil taverna Linou Soumpasis k Sia’da deniz ürünleri yemeden ve lokal şarapları içmeden Atina’dan dönmüyorum. Bu kez de öyle yaptım. Mağazasında inanılmaz güzel ve yalın tasarımlar var, bir bakılmalı.
Oldies but goldies
Şehirde benim için gün çoğunlukla Anana Coffee’de başlar, Plaka’nın güzel kokteyl barlarından herhangi birinde bitirilir. Arada günbatımı, klişe değil klasik, Akropolis’te izlenir.
Atina’da her daim yapılacaklar listesi: Çağdaş sanat müzesi Emst Athens’de lokal sanatçıları keşfetmek. Wine is Fine’da yerel ve natural şarapları tatmak. Latraac Skate Cafe’de (açıksa) saatler geçirmek. Psirri’de eskicileri karıştırmak. Birdman Athens’e gidip farklı lezzetler denemek de Atina’da bir ritüel benim için.

Linou Soumpasis k Sia
Bu ziyaretimde ilk kez Alekos Fassianos Museum’a gittim ve çok sevdiğim işlerinin arasında epey vakit geçirdim.
Atina’da tanışmak istediğim kişilerin başında ‘’Land’’ işine bayıldığım Stefanos Tsivopoulos geliyor.
Şehre bir dahaki gidişimde mutlaka Mona Athens’de kalacağım. Oldukça içgüdüsel seyahat eden biri için burada yer bulmak zor, önceden planlamalı.
Hydra’da Deste Foundation da “Atina’dan adalar fethi” listemde ilk sırada.

Miray
Ada demişken: Midilli de Cunda’nın diğer yarısı gibi, bu sebeple özel bir dostluğumuz var. Midillili Yannis’le de adadaki küçük şapeldeki karşılaşmamızda Eresoslu komünitenin bu küçük ama bir o kadar eğlenceli kasabada Queer Ranch, Sappho Woman ve Eresos Music Festival gibi etkinliklere ev sahipliği yaptığını duyunca şaşırmıştım. Günbatımında şapelde müzik yapmaları beni kalbimden vurmuştu. Atinalı bir pilot olarak birçok yerden ilham alıp Atina ve Eresos’tan hiç vazgeçmediğini Yannis’ten keyifle dinledim. Dikili’de bir arkadaşına ziyarete geldiğinde Ada’da (Cunda) buluşmak için sözleştik bile. :)
Bu defa Atina’dan zihnimde “What’s next?” sorusuyla ayrıldım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Miray Kaya'yla "yeni yaratıcı merkez" Atina'dan bildiriyoruz. Kaan Walsh'la bu defa kelimeler üzerinden tanışıyor, Milano'daki yıllarını fotoğraflarla anıyoruz. Ajanda da bir hayli kabarık: İstanbul'da dansa, Kapadokya'da yemeğe davet var.
01 Ara 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.




