Mısır'daki devalüasyon kararının arka planı


Yeni T-Cross . Hayatı takip eder.
Hayattan beklentilerimiz çok basit; sağlık, huzur, mutluluk, kalite, dayanıklılık, konfor, ileri teknoloji, kullanıcı dostu özellikler.. Pardon, bir an aklımız hayalimizdeki aracın bize sunduklarına kaydı, yani Yeni T-Cross ’un dikkat…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Mısır Merkez Bankası (CBE), beklenmedik bir toplantı ile politika faizinin 600 baz puan artışla %27,25’e yükseltildiğini, bu kararla birlikte bankanın enflasyon hedeflemesi rejimine geçeceğini, ayrıca uzun süredir sürdürülmekte olan sabit kur rejiminin kaldırılarak kurların serbest piyasada belirlenmesine izin verileceğini açıkladı. Kararın ardından USD/EGP paritesi %60’tan fazla artışla 50 seviyesini aşarak tarihî rekor kırdı.
- 👉🏻 Öte yandan: CBE kararın ardından yaptığı açıklamasında, kurların serbest piyasada belirlenmesinin çoklu döviz kurlarını ortadan kaldırarak dövize hücumu önlemesi açısından hayati öneme sahip olduğunu olduğunu ifade etti. Devalüasyondan önce 30,80 seviyesinde yer alan resmî USD/EGP kuru karaborsada 49-50 seviyelerinden işlem görüyordu.
Merkez Bankası’nın aldığı radikal kararlar, ciddi bir döviz krizinin ortasında olan ülkenin başta Uluslararası Para Fonu (IMF) olmak üzere dış kaynaklardan döviz teminini kolaylaştırmak amacı taşıyor. Mısır’ın bu yıl en az 40 milyar USD’lik dış borç ödemesi yapması gerekiyor. Ülke merkez bankası CBE’in brüt döviz rezervleri ise 35,3 milyar USD ile son 7 yılın en düşük seviyelerinde. Döviz ihtiyacı nedeniyle ülke yetkilileri yeni bir kredi gözden geçirmesi yapmak adına son iki yılda birkaç kez IMF’in kapısını çalmış olsalar da IMF görevlileri, Mısır’ı geri çevirerek 2022'de imzalanan son anlaşma çerçevesinde kredi gözden geçirme kararlarını erteledi.
- 📖 Arka plan: Mısır ekonomisi son 5 yıllık süreçte iki kırılma noktası yaşadı. İlk kırılma noktasını pandemi döneminde yaşayan ülke, bu süreçte yılda 10 milyar USD’ye yakın döviz elde ettiği turizm gelirlerini yarı yarıya kaybetti ve bu süreçte döviz rezervlerinden 8 milyar USD’ye yakın harcama yapmak zorunda kaldı. İkinci kırılma noktası ise Rusya-Ukrayna savaşının ardından yaşandı. Dünyanın en büyük buğday ithalatçısı olan Mısır, savaşın ardından buğday fiyatlarında yaşanan hızlı tırmanış nedeniyle çok zor durumda kaldı. Bu dönemde enflasyon %8,8’den %38’e kadar çıktı ve Merkez Bankası döviz rezervleri yükselen ticaret açığının yol açtığı rezerv tüketimi nedeniyle 33 milyar USD’ye kadar indi. Bu süreçte yabancı yatırımcıların da ülkeden 20 milyar USD’lik çıkış gerçekleştirmesiyle birlikte Mısır döviz krizine girdi.
- ➕ Ayrıca: Mısır, bu süreçte IMF ile stand-by anlaşmaları yaparak döviz krizini çözmek adına fondan toplamda 10 milyar USD’ye yakın kredi aldı. Ancak alınan tutar yeterli gelmedi ve ek krediler için fona tekrar başvuruldu. IMF bu sefer, kredi anlaşmasının devamı için ülke yetkililerinden döviz piyasasını stabil hâle getirmek ve gerekli rezerv birikimini sağlamak adına sabit kur rejimini lağvetmelerini istedi. Yetkililerin bunu gizliden gizliye kabul etmemesi üzerine kredi gözden geçirmeleri ertelendi ve Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerle ciddi tavizler karşılığında döviz ve yatırım anlaşmaları yapmak durumunda kaldı.
IMF ile anlaşma
IMF, Merkez Bankası’nın aldığı serbest kur kararının hemen ardından Mısır’ın Aralık 2022’de imzalanan mevcut kredi programının 5 milyar USD tutarında artırılarak 8 milyar USD’ye çıkarılacağını açıkladı. IMF yaptığı açıklamada, program kapsamında geciken birinci ve ikinci gözden geçirmelerin tamamlanması için gereken politikalar üzerinde Mısır'la anlaşmaya varıldığını ve bunun da fonun yönetim kurulunun onayına tâbi olarak dondurulan fon ödemelerinin kilidini açabileceğini söyledi.
IMF yetkilileri ayrıca, Mısır'ın uyguladığı programın, yaşanan dış şoklara rağmen başarıya ulaşması için ek finansmanın kritik önem taşıdığını ve Mısır ekonomisinin istikrarlı ilerlemesinin tüm bölge için önemli olduğunu belirtti.
Mısır özel sektörü ise hamleden umutlu. Konuyla ilgili Bloomberg’e konuşan Mısır merkezli Commercial International Bank Yönetim Kurulu Başkanı Hisham Ezz Al-Arab, "Güveni tamamen yeniden tesis etmek adına en önemli şey bu sancılı sürece bağlılıktır. Özel sektör perspektifinden bakıldığında, yetkililerin doğru, düzeltici adımlar atma sözlerini yerine getirdikleri oldukça açık” ifadelerini kullandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mısır Merkez Bankası, ülkede uzun yıllardır sürdürülen sabit kur rejiminin lağvedileceğini açıkladı. Açıklamanın ardından Mısır lirası, dolar karşısında %60'tan fazla değer kaybetti.
07 Mar 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026




