

Kordsa’dan girişimcilere destek: Wire Up
Wire Up Girişim Hızlandırma Programı Lastik, inşaat ve kompozit güçlendirme ürünleriyle ileri malzeme pazarının lider oyuncusu Kordsa , hem Türkiye’nin girişimcilik ekosistemiyle birlikte güçlenmeyi hem de bu ekosistemi güçlendirmeyi…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), 2022 yılı için küresel petrol talebi tahminini 100 bin varil azaltarak, bir kez daha düşürdüğünü açıkladı. Böylece örgütün petrol talebi tahmini nisan ayından bu yana beşinci kez aşağı yönlü revize edilmiş oldu.
OPEC'in konuya ilişkin yayımladığı raporun arından brent petrol %3'ten fazla değer kaybıyla 92,7 USD seviyesine kadar geriledi.
Daralma sinyalleri petrol talebini etkiliyor
OPEC tarafından yayımlanan aylık petrol piyasası raporunda, 2022 yılı küresel petrol talebinin geçtiğimiz yıla göre günlük 2,5 milyon varil artışla 99,5 milyon varil olmasının beklendiği açıklandı. Bu sayı, bir önceki raporda belirtilen tahminden 100 bin varil daha aşağıda.
Petrol talebi tahminindeki aşağı yönlü revizyonda ise küresel ekonomide her geçen gün gittikçe belirginleşen daralma sinyalleri ve Çin'de Covid-19 sebebiyle uygulanmakta olan katı kısıtlamaların etkili olduğu ifade edildi.
Yayımlanan raporda konuya ilişkin olarak, "Küresel ekonomiye ilişkin önemli belirsizlik ve küresel durgunluk korkuları, küresel petrol talebi büyümesinin aşağı yönlü riskine katkıda bulunuyor. Buna ek olarak, Çin'in "sıfır COVID-19 politikasına" katı bir şekilde bağlı kalması, bu belirsizliği artırarak ülkenin toparlanma yolunu daha da öngörülemez hale getiriyor" ifadelerine yer verildi.
OPEC'in küresel ekonomiye ve petrol talebine ilişkin endişeleri yersiz gibi de değil. Küresel ekonominin en büyük oyuncusu olan ABD'de nisan ayında 59,2 seviyesinde bulunan imalat PMI, ekim ayında 50,4 seviyesine kadar geriledi. Avro Bölgesi ve Çin'de ise durum çok daha vahim. Avro Bölgesi imalat PMI 9 aylık bir düşüş serisinin ardınan 46,4 puana kadar gerileyerek imalatta daralma sinyallerini belirginleştirdi. Çin imalat PMI ise ekim ayında eşik değer olan 50'nin altında kalarak 49,2 seviyesinde gerçekleşti.
Bütün bunlara rağmen yine OPEC verilerine göre ekim ayında küresel petrol üretimi günlük 700 bin varil artışla 101,5 milyon varil seviyesine yükseldi. Günlük üretimi en çok artıran ülke 33 bin varil ile Nijerya olurken, en çok azaltan ülke ise "petrol fiyatını yapay olarak artırmaya çalışmakla" suçlanan Suudi Arabistan oldu.
Arz kesintisi kararı
OPEC ülkeleri geçtiğimiz ay petrol arzı ile ilgili kritik bir karar vererek petrol arzını kasım ayından itibaren günlük 2 milyon varil daraltacaklarını duyurmuştu.
ABD yönetimi alınan bu kararı siyasi olarak değerlendirse de, OPEC bu kararın ekonomik gerekçelere dayandığını ve arz kısıtlamasının gerekli bir hamle olduğunu öne sürdü.
30 Eylül'de 83,5 USD'den işlem gören brent petrol varil fiyatı, kararın alındığı 5 Ekim'in ardından 95,8 USD seviyesine kadar yükseldi.
Petrol talebinin küresel daralmanın etkisiyle düşebileceğini tahmin eden ve buna bir karşılık olarak arzı azaltma yoluyla petrol talebini yüksek tutmak isteyen örgüt için bu makul bir karar olarak değerlendirilebilir. Fakat yüksek kalmaya devam eden petrol fiyatları, dünya ekonomisini ve özellikle gelişmekte olan ülkeleri oldukça sert bir biçimde etkiliyor.
Özellikle bu konuda OPEC'e karşı kararlı bir duruş sergileyen Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, "OPEC+’nın üretimi günlük 2 milyon varil kısma yönündeki son kararı kesinlikle yapıcı değildi. Bu hamle özellikle gelişmekte olan ülkelerde enflasyonu körükleyen ve tekrar düşünmeyi gerektiren bir karar" ifadelerini kullanıyor. Birol ayrıca petrolde bir tedarik kesintisi olması durumunda halihazırda piyasaya sürülebilecek olan pek çok stoğun bulunduğunu belirtiyor.
ABD Başkanı Joe Biden ise ABD Enerji Bakanlığı stratejik petrol rezervlerinin yarısından fazlasının dolu olduğunu ve petrol fiyatlarını düşürmek adına aralık ayı sonuna kadar 15 milyon varili piyasaya sürebileceklerini belirtiyor.
Pek çok siyasi mercinin OPEC'ten kararını gözden geçirmesini istemesine rağmen örgüt petrol arzını kısmakta kararlı gibi görünüyor. Devler arasındaki bu "soğuk petrol savaşı" sırasında petrol fiyatlarının nereye gideceğini ise bizlere zaman gösterecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK dış ticaret endeks verilerini açıkladı. Biden ve Jinping "samimi" bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtirken, OPEC küresel petrol talebi tahminini 100 bin varil düşürdüğünü duyurdu
15 Kas 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026




