

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
S&P Global, öncü (flash) PMI çalışmalarını yayımladı. Verilere göre, manşet endeks son dönemlerin en yüksek seviyelerine ulaşarak eşik değerleri aştı.
İmalat PMI
ABD’de İmalat PMI endeksi 50,4 ile son altı ayın en yüksek değerine ulaştı. Veri için piyasa beklentisi 49,0 seviyesindeydi. Üretim endeksi 52,3’ten 53,5’e yükselirken endeksteki yükselişin tabana yaygın bir şekilde geliştiği görülüyor. İstihdam olanaklarındaki artış ve dirençli talebin desteklediği bu durum son dönemdeki en güçlü toparlanmanın yaşanmasına yol açmış durumda. Yeni siparişler tarafında son 11 ayın en yüksek artışı görülürken dış talepteki daralmanın devam ettiği görülüyor. Diğer yandan maliyetlerdeki baskının ise devam ettiği görülüyor.
Avro Bölgesi’nde ise imalat PMI 47,3’ten 45,5’e gerileyerek neredeyse son 3 yılın en düşük seviyesini gördü. Endekste beklenti 48,0 seviyesindeydi. Veri, imalat tarafındaki beklentilerde aralık ayından bu yana en sert daralmaya işaret ediyor. İstihdam tarafında da son 27 ayın en düşük seyri ölçülmüş durumda. İmalat maliyetlerindeki düşüş trendi ise büyük oranda enerji fiyatlarındaki düşüşle ilintili.
Bölgenin en büyük ekonomileri olan Almanya ve Fransa’da öncü imalat PMI verileri ise sırasıyla 44,0 ve 45,5 olarak açıklandı. Bu değerler de son yılların en düşük seviyeleri olarak kayda geçti.
Hizmetler PMI
ABD’de hizmetler öncü PMI endeksi 52,6’dan 53,7’ye yükselerek son 12 ayın en yüksek seviyesini gördü. Hizmet sektöründe hem istihdam hem de talep göstergelerinde hatırı sayılır bir iyileşme ivmesi göze çarpıyor. Talepteki toparlanma ikinci ayına taşınırken aylık bazdaki artış son 10 ayın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Fiyatlardaki artış hızının devam etmesi ise sıkı para politikası destekçilerinin argümanlarını güçlendiriyor. Firmaların üzerindeki maliyet baskılarının devam ettiği de anket sonuçlarından çıkan ve fiyat artışlarının temel sebebini oluşturan unsur olarak dikkat çekiyor.
Avro Bölgesi’nde hizmetler öncü PMI verisi, düşük gelen imalat PMI verisi kaynaklı daralma eğilimini fazlasıyla karşılayacak durumda. 55,0’ten 56,6’ya yükselen endeks son yılın en yüksek verisi olarak kayda geçmiş durumda. Benzer görünüm Almanya ve Fransa için de geçerli.
Manşet PMI
Verilerin ardından ABD’de bileşik PMI endeksi 52,3’ten 53,5’e yükseldi ve son 11 ayın en yüksek değerini gördü. Piyasa beklentisinin 52,8 olduğu endeksteki yükseliş ekonomik aktivitedeki toparlanma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.
Avro Bölgesi’nde de bileşik PMI endeksi 53,7’den 54,4’e yükselerek son yılın en yüksek değerini gördü. Avro Bölgesi’ndeki yükselişin ise ABD’den farklı olarak daha dengesiz bir yapıda seyrettiğini söylemek mümkün. Endeksin yükselişi imalat verisine “rağmen” ve son derece güçlü gelen hizmetler dengesi ile sağlanmış durumda. Yorumlar, bu ayrışmada Fransa’daki eylemler gibi spesifik gelişmelerin de etkisinin olduğuna işaret ediyor.
Bunun yanında, iki bölgede de hem hizmetler hem de imalat sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların genel olarak en kötünün geride kaldığına dair kanılarının güçlendiği göze çarpıyor. Firmalara göre enflasyonda tepe görüldü, parasal sıkılaşmada sona yaklaşıldı ve yeni bir enerji krizi beklenmiyor.
Ne anlama geliyor?
Bileşik PMI endeksi verileri, ekonomilerin savaş iklimini üzerlerinden attıklarına işaret ediyor. Bunun yanında, büyüme trendinin artan ve devam eden maliyet baskıları altında hizmetler kanadında güçlendiğini gösteriyor. Hafta içinde açıklanacak büyüme verileri öncesi gelen bu gösterge, büyüme ivmesinin devam edeceğine ilişkin beklentileri de güçlendiriyor.
Sonuç olarak beklentilerden güçlü gelen veriler (Bej Kitap verisi nisan ayında gevşeme sinyallerini teyit etse de) parasal sıkılaşma sürecinde erken gevşeme yanlısı olmayan kanadın argümanlarını güçlendirmiş durumda. Faiz artırımlarının özellikle Avro Bölgesi tarafında devam edeceği kesin olmakla birlikte, ABD kanadında da yıl sonunda başlayacağı fiyatlanan faiz indirimi döngüsünün ihtimali azalıyor. Bu durum, dış finansman ihtiyacı duyan ekonomilerin maliyetlerinin yüksek ve gelişen ekonomilere yönelen portföy yatırımlarının zayıf seyrinin devamına ilişkin beklentileri güçlendiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Manşetini Para Politikası Kurulu toplantısının atacağı yeni haftaya başlarken, yaklaşan seçimlerin ekonomik gündemdeki ağırlığı artıyor
24 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.

TCMB ile piyasa, enflasyonun düşmeye devam edeceği konusunda aynı yönde düşünürken, bu düşüşün hızında ayrışıyor. Merkez Bankası 2027 için daha hızlı bir dezenflasyon patikası öngörürken, piyasa enerji, gıda, kamu fiyatlamaları ve maliye politikası gibi belirsizlikler nedeniyle hedefe ulaşmanın daha uzun süreceğini fiyatlıyor.

Ankara’nın savunma ve havacılık ihracatı son yıllarda hızla arttı. Temmuz ayında düzenlenen NATO Ankara Zirvesi’nde üye ülkeler farklı askerî ihtiyaçlar için 50 milyar doların üzerinde yeni alım programı açıkladı. Ankara Sanayi Odası (ASO), “2026 NATO Ankara Zirvesi ve Ankara Sanayisinin Yeni Konumu: Mülkiyetten Kapasiteye” başlıklı raporunda Ankara’daki şirketlerin bu alımlara hazırlanabilmesi için hangi şartların ölçüleceğini ve önümüzdeki bir yılda hangi çalışmaların yapılması gerektiğini inceliyor.



