Haftalık takvim: Fed, BoJ ve BoE bekleniyor

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta veri takvimi yine kalabalık görünüyor. Haftanın en önemli verilerinden bir tanesi 31 Temmuz Cuma günü TÜİK tarafından açıklanacak nihai dış ticaret istatistikleri olacak.
- Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan öncü verilere göre Haziran ayında ihracat yıllık bazda %21,9 artışla 24,9 milyar USD'ye yükselirken, ithalat %23,1 artışla 35,3 milyar USD'ye çıkmış ve bu durum dış ticaret açığının %26,3 büyüyerek 10,4 milyar USD seviyesine çıkmasına neden olmuştu.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 27 Temmuz Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak sektörel güven endeksleri,
- 30 Temmuz Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak işgücü istatistikleri ve ekonomik güven endeksi ile hizmet üretim endeksi, TCMB tarafından açıklanacak PPK toplantı özeti ve TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 31 Temmuz Cuma günü ise TÜİK tarafından açıklanacak ikinci çeyrek turizm istatistikleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanacak yabancı ziyaretçi istatistikleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda bu hafta merkez bankaları haftası olarak öne çıkıyor. Haftanın en çok öne çıkan gelişmesi 29 Temmuz Çarşamba günü açıklanacak Fed’in FOMC kararı olacak. Piyasa beklentisi Fed’in faizlerde bir değişiklik yapmaması yönünde. Ancak özellikle İran savaşının yeniden alevlenmesi ve petrol varil fiyatının 100 USD seviyesine yaklaşmasının ardından, Fed’in ekonomiye ne tür mesajlar vereceği de en az kararın kendisi kadar kritik olacak.
Bununla birlikte 30 Temmuz Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) kararları bekleniyor. İki bankanın da politika faizlerini sabit tutması, ancak toplantı sonrasında şahin mesajlar vermesi öngörülüyor.
Bunların dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 27 Temmuz Pazartesi günü ABD dayanıklı mal siparişleri ve Çin’de sanayi şirketi kârları,
- 28 Temmuz Salı günü ABD’de mal ticareti dengesi ve Conference Board tüketici güven endeksi,
- 29 Temmuz Çarşamba günü Avro Bölgesi’nde işsizlik oranı,
- 30 Temmuz Perşembe günü Avro Bölgesi’nde ve ABD GSYH ile Almanya’da TÜFE,
- 31 Temmuz Cuma günü ise Avro Bölgesi’nde TÜFE, ABD Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ve Çin’de resmî PMI verileri takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta üç majör merkez bankasının faiz kararları radarımızda. Haftanın en önemli gelişmesi Fed kararı olacak. Fed kararının ardından İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası toplantılarını takip edeceğiz
27 Tem 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



