ROBER KOPTAŞ

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
ANGST İnsanları podcast serisinin üçüncü konuğu kendine ve insanlara açtığı aktivizm alanlarıyla, Agos ve Aras Yayıncılık'taki varlığıyla tanıdığımız Rober Koptaş.
Rober'le pek de sevmediğim bir alanda yaptığım yüksek lisans maceram esnasında KÜLTÜR.İSTANBUL'un kuruluş sürecinde gerçekleştirilen bir oturumda tanışmıştım — yakın bir arkadaşım Yesayan Salonu'ndan bahsetmiş, moderatörü olduğum Yayıncılık Masası'nda Rober'in olacağını haber vermişti. Orada, eril tahakkümü ve beyazlığı oldukça hissettiğim noktalarda bana alan açan ve sesime destek veren kişi Rober'di. Dolayısıyla kayıtta da dinleyeceğin gibi Galata'da kendisini misafir etmek benim için mutlu anacağım, şahane bir anı oldu.

Rober, Aposto! Radyo stüdyosunda
Rober, bir başka konuşmamıza Aslan Kadının Mirası kitabını önererek edebiyat bağımıza değinmişti — sonrasında Ermeni kültür ve edebiyatı üzerine kitaplar basan Aras Yayıncılık'ta bir buluşmamızda daha fazla kitap önerisi alabildim. Annemin yıllardır aklında kalan Foto Galatasaray'ı seçtiğimi görünce seçkileri Aşiq û Maşûq, Gâvur Mahallesi ve Yalnızlar oldu o gün. Eklemeden geçmeyeyim, kayıtta da tutku alanlarımızı duyacaksın.
Bu bölümde terapi süreçleri, memleketin hâli, ANGST edenlerin kaynağı zorlu bir ailede büyümenin getirdikleri, yatılı okulda hayatta kalmak, Türkiyeli bir Ermeni olmak, kimlikte isminin Murat olarak geçmesi, Türkiye’de Ermeni Edebiyatı’yla ilgili bir yayınevinde editörlük ve bireysel yaranın politikayla bağını kurmak üzerine konuşuyoruz — benim her zamanki gibi Rober'e sorularım var:
- Rober'i ANGST edenler ne?
- Agos ve Aras Yayıncılık ANGST edenlere karşı nasıl yardımcı oluyor? ANGST edenleri konuşmak iyileştirici bir deneyim olarak yansıyor mu?
- Kişiyi yakan meseleye yakın olmak nasıl bir deneyim?
- Kimlikten uzaklaşmak mümkün mü? Kendini politik alanlardan uzak kalma arzusundan nasıl koruyorsun?
- Rober neye #HakkımVar diyor?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, Rober'in kendine yaptığı okumanın ilhamıyla muhabbete katıl:
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin üçüncü konuğumuzla tanış: Aras Yayıncılık'ın Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş.
16 Mar 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi, Türkiye için sadece uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapma meselesi değil. İklim finansmanı, adil geçiş, emisyon azaltımı ve çoktaraflı işbirliği başlıklarında somut ilerleme sağlanması, Türkiye'nin küresel iklim diplomasisindeki rolünün de önemli bir göstergesi olacak. COP31’in başarısını, açıklanan taahhütlerin sayısı değil, ülkelerin somut kararlar alıp bunları uygulamaya dönüştürme kapasitesi belirleyecek.

COP31’e günler kala, iklim diplomasisinin en önemli gündem maddelerinden biri yine finansman. Yeni düzenlemelerle birlikte Türkiye’de özel sektörün iklim finansmanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekecek gibi görünüyor.

COP31'e doğru 2035 için belirlenen yıllık 1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefi tartışılırken kaynakların hangi kanallardan sağlanacağı, ülkelerin katkısının nasıl paylaşılacağı ve finansmanın ne kadarının hibe olarak aktarılacağı belirsizliğini koruyor. Bakü–Belém Yol Haritası bu hedefe ulaşmak için bir çerçeve sunarken asıl sınav, finansmanın ihtiyaç sahiplerine hangi koşullarda ulaşacağı olacak.

Pandemi günlerinde bir adım geri atıp, yaşadığımız keşmekeşi çıplak gözlerle görünce, en çok da bizden nelerin esirgendiğini fark ettik. Ertelenen kitaplar okundu, filmler, diziler izlendi. Kimimiz sahiden de mutfakta becerikli olduğunu keşfetti, hemen herkes evde kendi ekmeğini pişirmeye başladı, bir kısmımız hızını alamayıp karnabaharı bile deterjanla yıkamaya soyundu. Ama ortak duygu şuydu: Çalışırken de kendimize vakit ayırabilirmişiz. Peki böyle bir hayat için illa küresel bir felaket mi yaşamamız gerekiyordu?

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenleneceği için bu yıl özel bir önem atfedilen COP31’in ana gündem maddelerini, işleyiş ve iklim finansmanına ilişkin kritik konuları uluslararası iklim politikası, çevre hareketi ve iklim diplomasisi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir isim olan Jennifer Morgan ile birlikte değerlendirdik.





