ROMITO: AĞAÇ-İNSAN


Uzun ömürlü modayı, konunun uzmanı ve Moda Tasarımcısı Özlem Süer’den dinliyoruz Uzun ömürlü moda hareketi günümüz moda sektörünün daha fazla üretim ve tüketimi tetikleyen yaklaşımına çözüm getiren sürdürülebilir ve doğa dostu bir hareket olarak doğdu. Sadece bir tişörtün üretiminde 2.7 ton, bir elbise üretiminde ise 7 ton su harcanıyor. Yılda 100 milyar kıyafet üretildiğini düşünürsek, uzun ömürlü moda hareketi büyük önem kazanıyor. Uzun ömürlü moda hareketi, doğayla uyumlu bir üretim yapmayı desteklerken, tüketim alışkanlıklarımızda değişikliğe gitmemiz ve gezegenin geleceği için sorumlu birer tüketici olmamız gerektiğini savunuyor. Peki sorumlu tüketici olabilmek için neler yapabiliriz? Cevabını, Vanish uzun ömürlü moda hareketi savunucusu olan Moda Tasarımcısı ve Kıyafet Uzmanı Özlem Süer’den dinliyoruz. Sıcak suda ve sık yıkama gibi doğru bildiğimiz yanlış yıkama alışkanlıklarını değiştirerek, üretiminde tonlarca su kullanılan kıyafetlerimizin ömrünü uzatabiliriz. Lekeleri çıkarmak ve hijyen sağlamak amacıyla ortalama 60 dereceye kadar yükselen yıkama alışkanlıkları kıyafetlerimizin ömrünün kısalmasına yol açıyor. Bu nedenle, kıyafetlerin içinde bulunan etiketleri iyi bir şekilde okumamız ve oradaki yönlendirmelere uyarak kıyafetlerimize bakmamız önem taşıyor. Vanish Multipower 4’lü etkisiyle; soğuk suda bile lekeleri çıkartıp hijyen sağlarken, kötü koku problemiyle savaşıyor ve renklerin karışmasını önleyerek kıyafetlerimizin ömrünü uzatmaya yardımcı oluyor. Dolabın bir köşesinde unuttuğumuz giysilerimize yeni tasarımsal dokunuşlar yaparak onları yeniden değerlendirebilir; eskiyen veya giymekten sıkıldığımız kıyafetlerimizi modifiye ederek onları döngüde tutabiliriz. Böylece hem çevreye hem bütçemize katkıda bulunabiliriz. İkinci el kıyafet trendine kulak verip kendi tarzımıza yeni ve eskinin birleşimini yansıtarak eşsiz bir tarz elde edebiliriz. İkinci el kıyafet alışverişine hayatımızda daha fazla yer vererek uzun ömürlü moda hareketine dahil olabiliriz. Üretimini ve sürdürülebilir üretim sistemleri kurduğunu bildiğiniz markalardan alışveriş yaparak hem markaların bilinirliğini artırabilir hem de üreticilere destek olabiliriz. Nasıl üretildiğini bildiğiniz bir ürün sizde güven oluşturur; böylece o ürünü daha uzun süre kullanmak üzere daha iyi bir bağ kurmanızı sağlar. Daha fazla bilgi için Vanish’in kıyafetlerin üretim sürecinde harcanan tonlarca suya dikkat çekmek ve kıyafetlerimizin ömrünü uzatarak suyumuzu korumak için başlattığı Yaşasın Kıyafetler Hareketi’ne katılabilirsiniz. Vanish Multipower kıyafetlerin ömrünü uzatıyor. Böylece sevdiğimiz kıyafetlerin keyfini daha uzun süre çıkarmamıza ve suyumuza sahip çıkmamıza destek oluyor. Sıra sizde: Değerli moda tasarımcısı Özlem Süer, bizleri doğru yıkama alışkanlıklarına sahip olarak sorumlu birer tüketici olmaya davet eden Vanish Yaşasın Kıyafetler Hareketi’nin bir parçası olabilirsiniz. Süer’in uzun ömürlü modaya dair farkındalık oluşturan içeriklerine göz atmak için bu bağlantıyı kullanabilir; siz de Yaşasın Kıyafetler Hareketi’nin bir parçası olmak için yasasinkiyafetler.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Böylece kıyafetlerinizin ömrünü uzatarak doğaya ve suya sahip çıkabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İtalya’nın güneyindeki Basilicata bölgesinde bugün izleri yalnızca insanların hafızalarında kalmış bir pagan ritüel yapıldığından bahsedilir. Rivayete göre eski zamanlarda Romito isimli bir ağaç-insan başka yerlere göç etmeyi reddetmiş ve doğduğu topraklara kök salmayı seçmiş. Romito’yu, doğayı ve doğayla insan arasındaki bağları onurlandıran bu unutulmaya yüz tutmuş ritüel, sanatçı Michaelangelo Frammartino’nun Alberi (Ağaçlar) isimli çalışmasının temelini oluşturuyor.
Film ve video yerleştirme türünün sınır çizgisinde konumlanan Alberi, seyircisini doğanın suretine bürünen döngüsel bir anlatının içine çekiyor. Kendini anlatıların ve temsillerin merkezine koyan insan, burada arka plan addettiği doğayla iç içe geçiyor, ona bürünüyor. Frammartino’nun yaklaşımı hem belgesel hem de performatif bir niteliğe sahip. Çünkü tüm bedenleri ağaç dalları ve yapraklarıyla kaplanan köylüler, geçmişe ait bir geleneği yeniden canlandırırken bugünün insanının doğayla temas etme biçimlerine dair bir tanıklık da sunuyor.

Alberi (2013)
Orijinalinde tek bir insan tarafından yapılsa da Alberi için bu ritüele yüzlerce ağaç-insan katılıyor. Dijital görüntü formatının mümkün kıldığı parlak ve doygun yeşil renk tonları, Frammartino’nun manzaralarına gerçeküstü ve tekinsiz bir boyut katıyor. Köy meydanına doğru ilerlerken yürüyen bir ormana dönüşen köylüler, bugün var olmayan ve zamanın ötesinde bir dünyayı temsil ettikleri ölçüde bizlerden uzak ve kayıp bir imge evrenine çekiliyor sanki.
İnsan-merkezciliğin sınırlarını sinema ve videonun imkânlarıyla sorgulayan Alberi, diyaloglara yer vermek yerine hışırtılar, cıvıltılar ve uğultuların neredeyse somut bir hâle büründüğü ses manzaralarıyla sözü doğaya bırakıyor. Frammartino’nun başıyla sonunun tek bir noktada buluştuğu çalışması, doğanın döngülerine ve ritüellerin ritmine kapılıp gitmeyi vadederken çizgisel zamanın peşinden koşan bizler için çölde görülen bir serap gibi âdeta.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
WWF-Türkiye'yle doğayla sevgi dolu bir bağ kurmak; insan-merkezciliğin sınırlarını sinemayla sorgulamak; doğayla aramızdaki içselleştirilmiş sömürü bağı.
08 Şub 2022

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.

Travma sadece olayın içinde olanların değil, ona tanık edilenlerin de bedenine yerleşir. Çünkü güven duygusunun yıkılışını görmek de insanın sinir sistemine yazılır. Bu yüzden bazı anksiyeteler kişisel değil; toplumsal ve politiktir. Çünkü sürekli alarmda yaşamak politiktir.

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.



