'Şahin' tonda bir TCMB


Şube yok, sıra yok; ING’de Cebimdeki Danışman KOBİ var Kolay, akıllı ve kişisel bir müşteri deneyimi yaratan zahmetsiz bankacılık anlayışıyla ING , yeni şubeniz Cebimdeki Danışman KOBİ ile tanıştırıyor. Yüz yüze çözümleriyle Cebimdeki Danışman KOBİ , ING Mobil ’de . Nedir? Hayatınızda daha fazla yer kaplamak için değil, hayata daha çok yer açmak için çalışan ING, Cebimdeki Danışman KOBİ ’yi sunuyor. Bu sayede KOBİ’ler işleriyle ilgilenebilecekleri vakti harcamıyor, Cebimdeki Danışman KOBİ’ye görüntülü bağlanarak bankacılık işlemlerini olduğu yerden kolayca halledebiliyor. Cebimdeki Danışman KOBİ ile görüntülü görüşerek; Kredi, e-vadeli mevduat hesabı ve POS ürünlerine kolayca başvurulabilirsiniz. Kredi başvurusu için talep ettiğiniz krediye göre fiyatlama alabilir, bütçenize uygun ödeme tablosu hakkında bilgi alabilirsiniz. Size özel şirket kredi kartı bonus kampanyaları, e-Turuncu Hesap vadeli mevduat hesabı veya birikim hesapları, fon ve hisse senedi alım satım işlemleri hakkında detaylı bilgi ve destek alabilirsiniz. Şube aramakla, sıra beklemekle vakit kaybettirmeyen Cebimdeki Danışman KOBİ ile ING Mobil Kurumsal ’da tanışabilir; dijital ortamdan şube hizmetini anında ve zahmetsizce deneyimleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yeni Başkan Fatih Karahan liderliğinde düzenlenen ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini beklentiler dahilinde sabit bırakarak %45 seviyesinde tuttu.
Faizlerin sabit bırakılacağına dair beklentilerin önceden piyasa tarafından fiyatlanmış olması nedeniyle gün içinde ne döviz kurlarında ne de borsa endekslerinde majör bir değişim kaydedilmedi. Toplantı sonrasında yayımlanan "şahin" tonda metinde ise ekonomi çevrelerini çoğunlukla tatmin eden, uyarı mahiyetinde ifadelere yer verildi.
Metinde neler yer aldı?
Kararın ardından yayımlanan metin pek çok ekonomist ve piyasa yorumcusu tarafından bir önceki metinlere kıyasla daha “şahin” bir metin olarak değerlendirildi.
Metinde öncelikle Ocak ayı enflasyonunun yılın ilk ayına özgü zamana-bağlı fiyat ve ücret güncellemeleri neticesinde yüksek kaldığı belirtilirken, TCMB’nin temel hedeflerinden olan yurt içi talepte dengelenme sürecinin devam ettiğine işaret edildi. İç talepteki dengelenmenin özellikle tüketim malı ve altın ithalatında daha güçlü şekilde gerçekleştiğinin ifade edildiği metinde, hizmet fiyatlarındaki katılık ve jeopolitik risklerin enflasyon üzerinde baskı oluşturduğu mesajları ise yinelendi.
Metinde kur gelişmelerine ilişkin, “Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir.” ifadeleri kullanılarak enflasyonun altında kur artışı ve TL’de reel olarak değerlenme sürecinin devam edeceği mesajı verildi.
Şubat ayı metninde en çok dikkat çeken kısım ise “Enflasyon görünümünde bozulma olması durumunda parasal duruş gözden geçirilecektir” ifadelerinin metinden çıkarılarak yerine, “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.” gibi son derece net bir mesajın yerleştirilmesi oldu. TCMB bu yolla, enflasyonda beklenmedik bir artış yaşanması durumunda ek faiz artışları yapmaktan çekinmeyeceğinin mesajını vermiş oldu.
Metinde son olarak “Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürecektir.” ifadelerine başvurularak makroihtiyati çerçevenin olağanüstü durumlar dışında daha fazla esnetilmeyeceğinin sinyali verildi.
Uzmanlar ne diyor?
Konuyla ilgili Aposto’ya görüşlerini bildiren Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Soner Kuru, politika faizinin beklentiler dahilinde kalması nedeniyle piyasanın odak noktasının karar sonrasında yayımlanan metne döndüğünü; yayımlanan metnin ise bir önceki toplantı metnine kıyasla daha güçlü sıkılaştırma mesajları içerdiğini kaydetti. Kuru, metinle ilgili görüşlerini şu şekilde açıkladı:
“Metni incelediğimizde karşımıza çıkan en önemli farklılık, enflasyonda olası bir bozulma halinde politika duruşunun sıkılaştırılacağı mesajının verilmesi olmuş. Bir önceki metinde, parasal sıkılık gözden geçirilecektir şeklinde bir cümle tercih edilmişti, bu ifadeyi biraz daha güçlü bir mesaj olarak değerlendiriyoruz.”
Kuru, dezenflasyon beklentileri göz önünde bulundurularak TCMB’nin ek bir faiz artışına gitme ihtimalini de düşük bulduklarını ifade ederek, “Mevcut enflasyon beklentileri dahilinde Nisan ve Mayıs aylarında yıllık enflasyonun %70’in üzerine çıkmasını, ancak Temmuz-Ağustos döneminde baz etkisi ile %50’lere gevşeyeceğini öngörüyoruz. Bu süreçte TCMB’nin faiz oranını daha yukarı çekme ihtimalini zayıf görüyor, Nisan-Mayıs dönemindeki yükselişe miktarsal sıkılaştırma ile karşılık vereceğini değerlendiriyoruz. Eylül toplantısında faiz indirim sinyallerinin gelmesini ve dördüncü çeyrekten itibaren gevşeme sürecinin başlayacağını tahmin ediyoruz.” dedi.
Konuya ilişkin Aposto’ya konuşan ALB Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise, kararın ardından yayımlanan metni Ocak ayı metnine kıyasla daha şahin bulduğunu söyledi.
“Bu metinde enflasyonda belirgin ve kalıcı bir risk olursa para politikası duruşu sıkılaşacaktır denilerek daha net ve kesin bir duruş gösteriliyor. Ocak ayı PPK metninde ise enflasyonda kalıcı ve belirgin bir risk oluşursa para politikası duruşu gözden geçirilecektir deniliyordu. Gözden geçirilecektir ifadesi daha muğlak ve uzak olasılık olarak görülüyordu.”
Karar metninde yurt içi talep, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarına ile ilgili verilen mesajların, TCMB’nin aslında talep dengelenmesi sürecinin hızından çok da memnun olmadığına işaret ettiğini söyleyen Eryılmaz, “Merkez Bankası aylık enflasyon gelişmelerine ve bu bağlamda enflasyonda yukarı yöndeki risklere ayrıntılı değinmiş. Bu da sıkı duruşun teyidi anlamına geliyor. Bu kararlı duruştan erken faiz indirimi düşünmediği mesajını da alıyoruz.” dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şubat ayı PPK toplantısında sürpriz yapmayarak politika faizini sabit bıraktı.
23 Şub 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi




