Sana diyet yapmanı söyleyen kim?


Samsung
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Bazı günler her şeyi yeni baştan yazmak, o günü tekrar yaşamak veya hikâyeyi yeniden kurgulamak isteriz. Beş dakkikada bütün işlerin değişebildiği bir başka şehir olarak İstanbul, bütün hayat temsillerinin mabedi, reklamlarının da stüdyosu. Bu reklamları izleyen birinin İstanbullu profili hakkında edindiği ilk izlenim, bedenini seven ve kendine değer verdiğini gösterebilen, her daim "jilet" kişilerden oluşması. Düşmek yok, moral bozukluğu asla söz konusu değil! Peki, bize diyeti, yogayı veya meditasyonu yaptıran kim? Bunu söyleyen ne?
Neoliberal gelişmelerin yayıldığı, cinsiyetlere rollerinin bolca anlatıldığı dönemde bir arzu nesnesi olmak henüz basılı kitaplar için kullanılan bir terim değildi. Tutkulu ilişkinin tutkulu iletişimden geçtiği, bunun tetikleyicisinin de ilk önce kendine iyi davranmakla olabileceği hafızalara kazındı. Ben çocuktum ama bugün bile marketteki yağsız bir sütün veya şekersiz bir bisküvinin hangi tüketiciyi beklediğini anımsıyorum. Bunun alıcısı olmamam, dikkatimi çekmediğini veya bu ürünleri görmezden geldiğimi göstermiyor hatta adım ölçerler, parlak taytlar, şekersiz çikolatalara anlam verebilmek için epey zaman harcadığımı da söyleyebilirim. Teknolojik aletlere ulaşabilmek ise amaca hizmet eden bir araç olarak hangi gelir kesiminden olunduğunu belli ederken stresin sağlık problemlerine yol açabileceği söyleniyor ama tedavi için ortadan kaldırılması gerektiğinin altı çizilmiyordu. Ben stresle imtihanımı geçen yıl bu zamanlar yazmıştım.

Kaynak: Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor
İstanbul bunun neresinde? Tam göbeğinde. Ülkenin en kalabalık şehri, yaşarken barındırdığı imkânlarla “taşı toprağı altın” olarak anılmanın hakkını verdi ve veriyor. Stresi de tonla zevki de… Fakat şehrin de bir kapasitesi var ve ne zaman kapasite zorlansa hayat biraz daha pahalılaşır, çünkü kaynaklar sınırlıdır. O zaman “İstanbul’a gelmek veya İstanbul’un hakkını vererek yaşamak, burada kalmak için en iyilerden olmak gerekli.” Bu fikri sabitleşen biri için diyet yapmayı, ışıl ışıl gözükmeyi hatırlatan şey şehrin kendisi. Bu esnada “Geçim darlığı işçileri ruh hastası yapıyor,” veya “gençlik depresyonda” başlıklarıyla yapılan haberlerdeki temsiller, şehrin bu yoldaki kaçınılmaz kayıplarını mı fısıldıyor yoksa bizim bunun da bir temsilin parçası olduğunu düşünmemizi mi?
Bir not: Bu konuyla ilgili okuma önerilerinizi her daim bize yazabilirsiniz. Sonuç olarak, bu henüz bitmemiş bir dönemin karakter sınırlı bir alandaki yansımasıdır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Çağdaş sanatın gözünde şehrin dönüşümü, fabrikadan alışveriş merkezi, sokak yemekleri, İstanbul'un yüzleri
24 Oca 2021

YAZARLAR

Ege Dikencik
1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



