Fata Morgana 10 Eylül’e kadar uzatıldı


Cumhuriyetin 100. yılına armağan: Yaşasın Cumhuriyet! sergisi Yaşasın Cumhuriyet! İş Sanat ’ın koordinasyonunda hazırlanan, küratörlüğünü 19. ve 20. yüzyıl Türkiye iktisadi ve sosyal tarihi, kurum ve girişimcilik tarihiyle ilişkin çalışmalarıyla bilinen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koraltürk ’ün üstlendiği Yaşasın Cumhuriyet! Atatürk Döneminde İktisadi Bağımsızlığın İlk Adımları sergisine davetlisin. Nedir? Mustafa Kemal Atatürk’ün “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferle taçlanmazsa sonuç kalıcı olamaz.” sözünden hareketle ve elbette Cumhuriyetin 100. yılını coşkuyla kutlamak üzere hazırlanan sergide iktisadi ve sosyal hayatın kalkınmasına mercek tutuluyor. Nerede? Türkiye İş Bankası Müzesi , Eminönü Ne zaman? Yıl sonuna kadar pazartesi günleri hariç her gün ücretsiz ziyaret edebilirsin. Neden gitmeli? Başta Türkiye İş Bankası Müzesi arşivi olmak üzere pek çok farklı arşiv ve aile yadigârlarından ödünç alınan 2 bini aşkın belge, fotoğraf, film ve nesneyle Cumhuriyetin kuruluş yıllarında sağlık, eğitim, tarım, ulaşım, bankacılık, sanayi gibi konu başlıkları kapsamlı bir şekilde ele alınıyor. Siyasi bağımsızlığını kazanan Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığını inşa edişini yakından incelemek için sergiyi ziyaret edebilir ve detaylı bilgiyi burada bulabilirsin. İş Sanat etkinliklerini kaçırmamak için @issanat ’ı takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Kişisel sergi. Sergiye adını veren ve “farklı yoğunluktaki hava katmanları arasında optik bir yansıma olarak ortaya çıkan” doğa olayında “ufuktaki bir nesne, havada asılı olarak ya da çoklu olarak” görülürken Fata Morgana, Alper Aydın’ın post-apokaliptik imgelerinin de esin kaynağı olur.
- Nerede? Yason Burnu, Yason Kilisesi, Sülü Burnu, Taşbaşı Sanat Alanı (Ordu)
- Ne zaman? 10 Eylül’e kadar
- Neden gitmeli? Türkiye’nin en büyük kişisel açık hava sergisi olma özelliği taşıyan Fata Morgana, 100 hektarlık bir alana yayılırken Ordu’nun doğal güzellikleriyle de izleyiciyi büyülüyor.
- Not almalı: Sanatçı, Yason Burnu’nda gördüğümüz Yüz Yüze’de Kariye Müzesi’nin kubbesinde bulunan işlemelerle Ayasofya’nın kubbesinde yer alan Arapça kaligrafileri birbiriyle konuştururken zamanı oluşturan yörünge ve döngülere benzeyen kontrollü bir devinime tabi tutuyor.

Yason Kilisesi | Fotoğraf: Serhat Kır
Yason Kilisesi’nde bulunan Post-Apokaliptik Anlatı, Ordu’nun iklim krizi ve yanlış çevre politikaları nedeniyle can alan sel baskınlarından doğuyor. Yıkımdan kalanlara müdahalelerle meydana getirdiği enstalasyon, izleyiciyi felaketin hafızası ve mecburi sorgulamalarla baş başa bırakıyor.

Hayatın Kaynağı | Fotoğraf: Serhat Kır
Sülü Burnu’nda bizi Hieronymus Bosch’un Dünyevi Zevkler Bahçesi’nde gördüğümüz cennet tasvirinden ilham alan Hayatın Kaynağı karşılıyor. Aydın, fırtınalarla sahile gelen plastik çöpleri ileri dönüştürerek Bosch’un çeşmesini yeniden yorumlarken bizi de bir buluşma alanına davet ediyor.

Fikir Çizimleri | Fotoğraf: Serhat Kır
Aydın’ın tasarı yolculuğuna en yakından baktığımız Fikir Çizimleri bizi Taşbaşı Sanat Alanı’nda bekliyor. Yedi yıla yayılan otuz altı eskizde, sanatçının zihninde aydınlatıcı bir yolculuğa çıkıyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu ay şehri saran sergiler arasında Bir Balıkmışım Bacakları Olan, Ringin Ortasında, Onun ve daha niceleri var.
03 Eyl 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.



