
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Sürdürülebilir bir dünyayı ve pozitif dönüşümü umarak bireysel adımlara, çemberlerin ve bölgelerin birleşmesinden doğacak küresel dönüşüme önayak olma isteği devam ediyor. Kolektiften çıkanlara güvenerek iklim hareketinde dayanışmanın önemi, birçok ortakla birlikte hareket ederek mümkün oluyor.
Bu iki durumu düşününce bireysel etki alanlarının mümkün olduğunu görebiliyoruz. Seyahat etmeyi bırakacak hâlimiz yok. En azından şimdilik öyle duruyor. Dolayısıyla seyahat etme gibi olumsuzluklarla dolu mutlaklıklar yerine pratikleri olumlu hâle getirmek gerekiyor. Ekonomik veya sosyal etkileri irdelemek de aynı şekilde. Ulaşım, konaklama, seyahat tüketimi, dijitalleşme, kültürel dönüşüm, yerelle iletişim, doğayla uyum ve atık bu konu başlıklarından biri.
Atılan adımlar özelinde sorumluluk almak, kararlarımızı sorgulamak ve iklim, doğa ve dünya dostu hareket etmek oldukça kıymetli. Mesela dijitalleşme özelinde bu konu algoritmaların peşine düşmek, dijitali filtreden geçirmeden tüketmemek, dijital ayak izimizin farkında olmak olabilir.
Bireysel eylemlerin kitlesel etkisi: 8 madde ve vazgeçilebilecekler
İklim krizi etrafında çalışan ekiplerden Esmiyor, 21 Kasım 2021’de Sürdürülebilir seyahat mümkün mü? sorusunu gezginler, sürdürülebilirlik alanında çalışanlar, greenfluencer’lar ve bu konuya kafa yoranlarla sormuştu. Sürdürülebilir seyahat üzerinde seçilen 8 başlık da kendi içlerinde yaklaşım mantıkları bulunduruyordu. Bunlar, tek cümleyle manifestolaştırılmış şekilde sıralanabilir:
- Ulaşım: Yolculuk için en kolay ve en ucuz olanı değil, ekosistemlerin de dengesini gözeten ulaşım yöntemini tercih et.
- Konaklama: Geçici yuvanı özenle, sorumlu ve adil şekilde seç.
- Seyahat tüketimi: Dünyanın limitleri var. Bir sonraki misafire tanıma, deneme ve yaşama fırsatı ver.
- Dijitalleşme: Sürdürülebilir seyahat için sorumlu dijitalleş.
- Kültürel dönüşüm: Kültürleri sömürmek için değil, sürdürmek için seyahat et.
- Yerelle iletişim: Yerelle açık fikirli ve alçak gönüllü iletişim kur, saygıda kusur etme ve uyum sağla.
- Doğayla uyum: Ekosistemin tüm bileşenleriyle uyumlu bir seyahat kültürü benimse. Doğaya misafir ol.
- Atık: Doğada yapay atık yoktur. Dünyaya sadece ayak izini bırak.

Esmiyor ekibinin Sürdürülebilir Seyahat Manifestosu için çalıştığı başlık ve ikonlar
Yine o günün iletişim destekçilerinden bant mag., buluşma akabinde konuyla ilgili "Bunlar gerekli," diyerek sıralamıştı:
- Sadece konforu düşünmemek ve ekolojik masrafları görmezden gelmemek,
- Ekolojik tahribata sebep olan ve eşitlik ihlali yapan işletmelerde konaklamamak,
- Tek kullanımlık ürünler kullanmamak,
- Dijital ayak izini umursamamak,
- Seyahat ettiğin yere kendi kültürünü dayatmamak,
- Yerel kaynakları israf etmemek,
- Doğanın sahibi değil, parçası olduğunu unutmamak,
- Yalnızca geri dönüşümü destekleyerek vicdanını rahatlatmamak.
Sezona göre düşünmek: Yazın sürdürülebilir seyahat
Yukarıdaki başlıkları sezon özelinde düşünmek ve detaylandırmak da mümkün. Kaynaklar Avrupa özelinde yaygınlaştırılıyor; öneriler de bu imkânlar dâhilinde sıralanıyor. Bu bağlamda ilk akla gelen — taşımacılık, şehirlerdeki hava kirliliğinin esas kaynağı olduğu için — trenleri tercih etmek. Zira yeşil seyahat söz konusu olduğunda, Avrupa trenlerini kullanmak en iklim dostu yolculuk yöntemlerinden biri olarak geçiyor. İstatistikler, toplam taşımacılık emisyonlarının %70’ten fazlasının karayolu taşımacılığından, %13’ünün havayolu taşımacılığından kaynaklandığını gösteriyor. Ve buna karşılık, demiryolu taşımacılığı sadece %0,4’lik emisyon oranına sahip.
Çevre dostu konaklama: Oteller ve tatil konaklamaları, küresel emisyonların %2’sinden sorumlu. İklim hedeflerimize ulaşabilmek için geceyi nerede geçireceğimiz konusu etrafımızdaki dünya üzerinde büyük bir etkiye sahip. O yüzden sürdürülebilirliğe olan taahhütlerinin bir garantisi olarak işletmelerin AB çevre etiketi almış olup olmadıklarını da kontrol etmek bir seçenek.
Yeşil Mutabakat, şu soruları sormanın yardımcı olabileceğini paylaşıyor: Enerji verimli aydınlatma ve elektrikli aletler kullanılıyor mu? Bu tercihler güneş panelleri veya diğer yenilenebilir enerji formlarıyla mı çalışıyor? Mutfak veya restoranda tek kullanımlık ambalaj ve çatal bıçak takımı kullanmaktan kaçınılıyor mu? Etraftaki bisiklet kiralama yerleri öneriliyor mu? Yerel ürünlerden oluşan kahvaltı sağlanıyor mu?
Yeşil paketleme: Tek kullanımlık şişeleri satın almaktan kaçınmak için yeniden kullanılabilir bir su şişesi taşınabilir. Bu, oldukça yaygın bir yöntem. Bambudan yapılmış keten gömlekler veya geri dönüştürülmüş plastik içeren mayoları tercih etmek de bir seçenek.
Yeşil düşünmek: Yolculuk seçimlerinin tatil esnasında da sorgulanmaya devam edilmesi oldukça önemli. Çevreyi yürüyerek veya bisikletle keşfederek yeşil bir duruş sergilemek de ihtimaller arasında. Araç paylaşımı, tramvay, otobüs ve metro gibi toplu taşıma hizmetleri de listede.
Yerel düşünmek: Yerel vahşi yaşamı ve biyoçeşitliliği korumak için işaretli yollarda kalmak, mesela Güney İspanya’daki kıraç bölgeler gibi kuraklıktan etkilenebilecek bölgelerde fazla su kullanmaktan kaçınmak, yereli önceliklendirmenin yollarından biri. Plajda veya dağda geçirilen bir günün sonunda çöpleri temizlemek bir adım; yerel restoranlarda, bölgede sürdürülebilir bir şekilde yetiştirilen malzemeleri kullanan yerlerde yemek yemek de bunun bir parçası.
Bütün bunlar göz önüne alındığında ekoturistik yerlerin turistlere "daha iyi bir yer ziyaret etmek veya yaşamak için benzersiz bir deneyim" sunabileceği de ifade edilenler arasında. Yaşam kalitesini, güvenliği, eğlenceyi, kültürel bilgileri, dinlenmeyi, güzelliği ve sağlığı bir bütün olarak ele alıp ilerlemek mümkün. Tatilleri daha iklim dostu hâle getirmek daha iyi bir deneyim anlamına geliyor, unutmamak gerek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yazın seyahat ederken "sürdürülebilir" yöntemler seçmek mümkün mü?
30 Haz 2023

YAZARLAR

Alara Demirel
Sosyal farkındalık editörü.

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...




