‘Sıfır-Kovid’in ardından Çin

‘Sıfır-Kovid’in ardından Çin

Aralık/Ekim/Kasım - Yatırım Finansman - Exante
Yatırım Finansman ile birlikte

Yatırım Finansman , müşterilerine birbirinden özel kampanyalar sunuyor.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Qian Liu

Çin'in yüksek risk taşıyan politikaları uygulamadaki becerisi, yabana atılacak cinsten değil. Yaklaşık üç yıldır büyük bir kutsiyet atfederek uyguladığı sıfır-Covid stratejisinde yaşanan 180 derecelik dönüş de buna bir istisna oluşturmuyor. Hükümet neredeyse bir gecede, bir zamanlar her yerde bulunan Covid-19 test merkezlerini kapatmaya, devlet medyası ise Omicron varyantının semptomlarının çok hafif olduğunu vurgulamaya başladı. Birçok şehrin sakinleri ise aniden karantinadan çıktı: örneğin Guangzhou'da yaşayanların bir ev karantinasından çıkıp karaoke bara gitmesi arasında yalnızca iki saat var.

Çin'de Covid sonrası dönem başladı; şimdi ne olacak?

Sert karantina kuralları geçmişte kaldığı için Çinliler pandemi öncesi hayatlarına dönebilecekler. Ofislerine dönebilecek, büyük mağazalardan alışveriş yapabilecek, restoranlarda yemek yiyebilecek, parkları ve tapınakları ziyaret edebilecekler: üstelik tüm bunları günlük Covid testlerine girmeden ya da karantina merkezlerinde zorunlu olarak kalmaktan korkmadan yapabilecekler.

Ancak Çin pandemiye el sallayarak veda edemez. Özellikle yaşlılar arasında aşılanma oranı düşük kalmaya devam ediyor. 80 yaşın üzerindeki insanların yalnızca %40'ı üç doz (güçlendirici dahil) aşı yaptırmış durumda ve Çin'in hastane kapasitesi, 100.000 kişi başına 3,4 yoğun bakım yatağı ile gelişmiş ülke seviyelerinin oldukça altında kalmakta.

Bu durum, enfeksiyon ve ölümlerde büyük bir artışın beklenmesi gerektiği ve sağlık sisteminin giderek artan bir baskı altında kalacağı anlamına gelmektedir. Bu açıkça ciddi bir zorluk olsa da Çin, Covid sonrası dünyaya yeniden entegre olabilmek için bununla yüzleşmelidir. Çıbanı şimdi deşmek, iltihaplanmasına izin vermekten daha iyi.

2020'nin başlarında Çin'in agresif karantinaları Covid-19'u etkili bir şekilde kontrol altına alarak dünyanın geri kalanına da benzer sıkı politikalar uygulaması ve virüsün yayılmasını durdurması için zaman kazandırdı. Ne yazık ki dünya bu fırsatı değerlendiremedi. Böylece 2020 ve 2021'de ülkeler, varyant kaynaklı salgınların dalga dalga yayılmasından muzdarip oldu. Başka yerlerde ölü sayısı artarken, Çin sıfır-Covid stratejisi sayesinde virüs olmadan yaşadı. 

Sonra Omicron ortaya çıktı. Varyantın çok daha bulaşıcı, ancak genellikle daha hafif semptomlara neden olması gibi kendine has özellikleri Çin'in yaklaşımını değiştirmesine yol açmalıydı. Ancak Çin halkı bunu kabul edecek miydi? Sıfır Covid'den çıkış, güvendikleri bir hükümet tarafından teşvik edilerek yıllarını Covid'in ölümcül olabileceğine ve Batı'nın sürü bağışıklığını sürdürme kararının insanların hayatlarını ve insanlığı hiçe saydığını düşünerek geçirmiş olan tüm insanlara haklı gösterilmesi zor olacaktı. Partiyi ve politikalarını savunmak için yorulmak bilmeden çalışan tüm ÇKP üyelerine bunu açıklamak da zor olacaktı.

Evet, Omicron farklıydı. Ancak itibarını korumaya bu kadar önem veren bir ülkede hükümetin bundan daha fazlasına ihtiyacı vardı. Derin ve birikmiş hayal kırıklıklarının harekete geçirdiği tecrit karşıtı protestolar bunu sağladı. Vakalar artacak ve sağlık sistemi zorlanacaktı ama halkın sesi kendini duyurdu.

Bu, Çin hükümetinin daha fazla protestoyu memnuniyetle karşılayacağı anlamına gelmiyor. Aksine, hükümet daha sıkı önlemler almak için sert bir şekilde hareket edecektir. Yetkililer, on yıl önce Arap dünyasını kasıp kavuran ayaklanmalar gibi bir ayaklanmaya zemin hazırlayabileceklerinden korktukları pek çok sosyal medya platformunu şimdiden yasakladı. İnsanların hâlâ birçok şehirde protesto gösterileri düzenleyebilmiş olması, sosyal medya üzerinde daha da sıkı kontrollerin uygulanacağını gösteriyor.

Çin'in Ekim ayındaki 20. ÇKP Kongresi "kalkınmanın Çin'i yönetme ve gençleştirmede Parti'nin en önemli önceliği olduğunu" vurguladı. Ancak ekonomi duraksıyor. Çin'in GSYH'si bu yılın ilk üç çeyreğinde sadece %3 büyüdü ki bu oran Deng Xiaoping'in 40 yıldan uzun bir süre önce başlattığı "reform ve dışa açılma" sürecinden bu yana görülen en düşük oran (pandeminin başladığı 2020 yılı hariç).

Çin'in büyümesinin itici güçleri de değişti. 2019'da Çin'in büyümesine en büyük katkıyı özel tüketim sağladı ve ihracat daraldı. Şimdi ise özel tüketim büyümesi, özellikle de sokağa çıkma yasaklarının hem gelirlere hem de tüketici güvenine vurduğu darbe nedeniyle negatif bir seyir izliyor.

Hükümet her an bütün bir şehrin kapatılmasını emredebildiğinde, üreticiler düzgün bir şekilde faaliyet gösteremez veya planlama yapamaz. Üst ölçekli sanayi kuruluşlarının kârları ocak-ekim döneminde geçen yıla kıyasla %3 oranında düştü. Pekin'de ise bu oran %43,6'ya ulaştı. Çin ekonomisi bir uçurumdan aşağı kayıyor.

Çin'in liderleri ise durgun bir ekonominin halkın hükümete olan güvenini sarsacağının ve ÇKP'nin meşruiyetini zayıflatacağının çok iyi farkındalar. Dolayısıyla, ekonomik büyümeyi yeniden sağlamak ile artık popüler olmayan sıfır-Covid politikasını sürdürmek arasında bir seçim yapıldığında, büyüme bu seçimi kazanıyor. İyi haber şu ki, yüksek uygulama verimliliği göz önüne alındığında, Çin ekonomisi şaşırtıcı derecede hızlı bir şekilde toparlanabilir.


© Project Syndicate, 2022.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🏦 Merkez Bankaları Haftası

Bu hafta gündemde Fed, İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası'nın yapacağı faiz artışları ile Avro Bölgesi, ABD ve Birleşik Krallık'taki tüketici enflasyonu var.

12 Ara 2022

Financial Times

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Yaman Alp Ungan

·

10 Eyl 2026

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine
EXANTEEXANTE

HİKAYE

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Emircan Yaman

·

10 Eyl 2026

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?