Sonsuz otobanlardan özgürleştirici dans pistlerine: Asena Hayal

“Dans pisti eşit, bize dikte edilen normun dışına çıktığımız bir yer.”
Sonsuz otobanlardan özgürleştirici dans pistlerine: Asena Hayal

31 Ekim - Zorlu PSM - Duende
Zorlu PSM ile birlikte

Şehrin çok sesli festivali geri dönüyor: MIX Festival

Bu yıl 5. edisyonuyla müzikseverlerle buluşmaya hazırlanan MIX Festival’ın sana bir mesajı var sevgili Duende okuyucusu: Müziğin sesini aç! Nedir? #yüzdeyüzmüzik katkılarıyla Zorlu PSM’ye geri dönecek olan çok sesli festival, MIX Festival…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Televizyonun yanına konan teyp: Evde çalınan politik müzikler ve çan sesi — Asena’nın Almanya’da geçirdiği 10 yıldan aklında kalan ilk sesler bunlar. Çocuklukla ergenlik arasındaki herkesi büyüleme gücüne sahip 90’lar MTV’sini hatırlıyor. Televizyonun yanına koyduğu teybe kaydettiği şarkılar Rednex’ten Cotton Eye Joe ve The Cranberries’den Zombie. Rednex’i kısa sürede geride bırakıp The Cranberries’i biraz daha tutarak ilerliyor kendi sevdiği müziği bulma yolunda.

“Sanatçı çıkmak”: Her yaz aile arabasıyla günler süren yolculukların yapıldığı otobanlardan, temelli dönülüyor Türkiye’ye. Yıl 1995. Lisede grafik tasarım okuduktan sonra istikamet Yıldız Teknik Üniversitesi Bileşik Sanatlar Bölümü. “Sanatçı” olarak mezun olunan bir okul. Asena’nın yeni medya sanatlarına yakın duran işleri, sık sık sese temas ediyor. Rus feminist müzik ve performans sanatı grubu Pussy Riot’ın aktivist eylemini yeniden üreten performans videosu gibi.

Asena'yla Beyoğlu sokaklarında turlamadan hemen önce


Müzik biriktirmekten DJ’liğe: Asena, üzerine bir kariyer kurmadan, eğlenmek için yaptığı DJ’liğin temelini 2010’da, Avusturya’nın Linz şehrinde Erasmus öğrencisiyken atıyor. Streaming hayatımıza bu kadar girmemişken, biriktirdiği müzikleri arkadaşlarıyla paylaşan biri. Ev partileri için yapılan listeler, yıllar içinde mekânlardaki performanslara dönüşüyor.

Sokağın ruhu eve sızarken: “Rahatsız olabileceğim türde müzikler evimin içine kadar giriyor. Eğer benim sevdiğim müzik olsaydı bu, bu kadar rahatsız edecek miydi? O durumda buna tolerans gösterebilecekken, neden müzik değiştiği anda toleransım düşüyor? Bu da kendi içimde sorguladığım bir şey,” diyor pandemi sonrası beklenenden çok daha fazla hareketlenen sokaklar için. 

Kendisi hem sokağa taşan bu kültürün parçası hem de kalabalık, gürültülü bir mahallenin sakini. Çaldığı mekânlardaki gözlemi, insanların eğlenmeye çok ihtiyaç duyuyor oluşu. Durumu zorlaştıran da İstanbul gibi bir şehirde, alternatiflerin çok az olmasının getirdiği sıkışma.

Asena'yla daima güneşin peşinden, umudun izinden


“Dans pisti politiktir”: Kamusal alan kullanımından girdiğimiz yol bizi kulüp kültürüne çıkarıyor. Asena’ya göre dans pisti “senin sahnen olabilir. Orada istediğini giyebilir, istediğin role bürünebilirsin. Olması gereken bu.” Sınıfın, hiyerarşik yapının ortadan kalktığı, eşitlik vaat eden, özgürleştirici bir yer olmalı burası — “Bize dikte edilen normun dışına çıktığımız yer.” Bu açılardan da buram buram politik. İstanbul kulüp kültürünü de mimarisinden çalan müziklere kadar steril ve sınıfçı buluyor.

Yaşadığımız coğrafyanın getirdiği, özellikle kadınlar için her an izleniyor olma farkındalığı ve kendini kollama ihtiyacı da işin içine giriyor tabii. Berlin gibi kulüpleriyle ünlü bir şehirde, bu kültür turizmin önemli bir parçası olarak kabul edilip devlet kurumları tarafından desteklenirken Türkiye gibi eğlence sektörünün yüz üstü bırakıldığı bir yerde, doğal olarak ticari kaygılar öne çıkıyor. 

Geçtiğimiz yaz sokak buluşmalarını müzikle besleyen Noh Radio'nun önü


Yüksek mekâna giriş ve içki fiyatları, müziğe yapılan müdahaleler eğlence ve kulüp kültürünü dört bir yandan kuşatmış olsa da umut görüyor Asena. Geçtiğimiz yaz, şehrin meydanlarında ücretsiz punk konserleri izlediğimizi hatırlatıyor. Değişen kültür politikaları, üretene de izleyiciye de nefes alma fırsatı veriyor.

İstanbul Nightlife Project: İstanbul’un 10-20 yıl önceki gece hayatını düşünmek bana hüzünlü bir nostalji yaşatmıyor. Aksine zaman zaman üstüme çöken ilerleyememe hissini dağıtıyor ve bunları yeniden yaşayacağımızı hatırlatıyor. Asena’nın masasındaki güncel konulardan biri, İstanbul gece hayatının 90’lardan başlayarak belli bir döneme kadar gelen hikâyesine odaklanan İstanbul Nightlife Project. 

Asena'yla Noh Radio'nun hemen yanında


Şehri kulüpler ve mekânlar üzerinden okuyacak bir hafıza ve arşiv çalışması niteliğindeki projenin üç esas ekseni elektronik müzik, rock ve punk sahnesi ve “eller havaya” kültürü. Hangi mecraları kullanacağı henüz açıklanmasa da bu şehirde gece hayatına dair yaşanmış deneyimleri aktarıp dolaşıma sokmayı amaçlayan projeyi takibe alıyorum.

“Otobanda sürüyoruz”: Keşif Sahnesi’ni takip edenler, konukların yanlarında getirdiği kişisel eşyalara ilgimizi bilir. Bu defa Asena’nın bileğindeki “Autobahn” dövmesinin hikâyesini merak ediyorum. 

Kraftwerk’in 1975 tarihli, 22 dakikalık şarkısı, tekrarlayan basit ritmi ve “Otobanda sürüyoruz,” cümlesiyle Asena’yı çocukluğuna götürüyormuş. Almanya - Türkiye arasındaki üç günlük araba yolculukları, Yugoslavya sınır polisine rüşvet olarak verilen HB sigaralar, bitmeyen yolların bir çocuğun zihninde sonsuza uzaması — hepsi müzik tarihinin dönüm noktalarından birinde birleşiyor.

Beyoğlu kaldırımlarına düşen parti izleri


Anahtar: Asena’nın yeni kapılar açması için bize bıraktığı anahtar da başka bir dövmesinden geliyor: DAF. Deutsch Amerikanische Freundschaft. 70’lerin sonunda kurulan, geçen yıl kurucu üyelerden Gabi Delgado-Lopez’in ölümüyle sona eren electropunk grubu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎧 Keşif Sahnesi #9: Asena Hayal

Asena’nın sonsuz otobanlardan özgürleştirici dans pistlerine uzanan yolculuğunu dinlemeye davetlisin.

31 Eki 2021

Zorlu PSM ile birlikte
Fotoğraf: Asena Hayal

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz