Sürdürülebilirlik raporlaması neden yapılıyor?

Sürdürülebilirlik alanında danışmanlık ve araştırma hizmetleri sunan S360 Partneri Aslı Kurtuluş sürdürülebilirlik raporlamalarını, gereklilikleri, ideal bir raporu ve çok daha fazlasını kaleme aldı.
Sürdürülebilirlik raporlaması neden yapılıyor?

15 Kasım - Zingat
Zingat ile birlikte

Emlakta güncel haberler, ev için faydalı bilgiler: Zingat Blog Türkiye’de gayrimenkul alanında oldukça sınırlı veri ve bilgi bulunuyor, bu esnada doğru olmayan bilgiyle de sıkça karşılaşılabiliyor. Bu soruna karşılık “Emlak. Bilgi. Güven.” sloganıyla yola çıkan Zingat , 2015 yılından bu yana Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veriyor. Zingat Blog: Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar / kiralayanlar, yeni ev arayışında olanlar ve bu sektörden profesyonel kazanç sağlayan kişileri aynı çatı altında buluşturan Zingat, Zingat Blog ile doğru, kapsamlı referans bilgiler ve faydalı tüyolara ulaşmanın sınırlarını genişletiyor. Neler var? Zingat Blog; güncel gayrimenkul bilgileri, emlak haberleri, emlakta son dönem eğilimleri, kentsel dönüşümdeki gelişmeler ve şaşırtıcı bilgilerin yanı sıra videolu içerikler, ev yaşamına dair ipuçları ve dekorasyon önerileri sunuyor. Mutluluğa giden gayrimenkulu bulmak üzere Zingat ’ı ziyaret edebilir, ev ve gayrimenkul dünyasından güncel haberler ve faydalı bilgilere güvenle ulaşmak için Zingat Blog ’u keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Aslı Kurtuluş

Değişen ekonomik düzen, küreselleşme ve beraberinde getirdiği olumsuz sosyal ve çevresel etkiler, günümüzde yatırımcıların ve dolayısıyla şirketlerin gündemini değiştiriyor. Ülkelerin sıfır emisyon taahhütleri, Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi düzenlemeler, dünya gündeminde çevresel risklerin en etkili ve öncelikli riskler arasında olması, küresel piyasalarda sorumlu yatırımların yükselişi, paydaş kapitalizmi ve büyük sıfırlama gibi ekonomik düzenin yeni kavramları, şirketleri çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) odaklı stratejiler oluşturmaya itiyor.

Bu değişimle birlikte yenileyici iş modelleri, döngüsel ve sıfır karbon ekonomisi, insan odaklı ve kapsayıcı sistemler, yalnızca hissedarı değil diğer tüm paydaşları da merkeze alan bir yönetim yaklaşımı ile entegre yönetim lider şirketlerin odağında yer almaya başladı. 

Raporlama sayıları ve kapsamı artışta

İşte bu noktada şirketler ve liderler sorumlu oldukları paydaşlara kendilerini anlatmak için sürdürülebilirlik odaklı raporlamalarını yoğunlaştırmaya başladı. S&P 500'de raporlama yapan şirket sayısı son 10 yılda 4 kattan fazla artış gösterdi. Bugün S&P 500'deki şirketlerin %92'si, Fortune 500'de yer alan en büyük 250 şirketin ise %96'sı sürdürülebilirlik raporlaması yapıyor. 

Rekabet avantajı, değişen müşteri talepleri, yetenek çekme ve elde tutma ihtiyacının yanında özellikle halka açık şirketler için yatırımcıların ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlama, raporlama açısından en büyük motivasyon olarak karşımıza çıkıyor. Bugün, küresel piyasalarda sürdürülebilirlik performansı yüksek şirketlerin aldığı yatırım miktarı 35 trilyon doların üzerinde. Nitekim araştırmalar gösteriyor ki, sürdürülebilirlik performansı yüksek olan şirketlerin finansalları daha iyi performans sergiliyor. Güvenilir küresel sürdürülebilirlik endekslerinde işlem görmek de şirketlerin bu yolculukta iyi bir performans gösterdiklerini kanıtlamanın birincil yolu. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi, FTSE4Good Endeks Serisi, MSCI ESG Endeksleri ve Türkiye'den de Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi, farklı değerlendirme yöntemleriyle şirketlerin ÇSY açısından performansını sorguluyor. Bu da raporlamaların sadece sayılarının değil, aynı zamanda veri kapsamındaki artış hızını da açıklıyor. 

Hangi standartlara göre raporlama yapılıyor?

Nasıl ki finansal raporlamaların güvenilirliği etkili uluslararası girişimlerle sağlanıyorsa aynı şekilde sürdürülebilirlik raporlama dünyası da benzer bir yaklaşımı benimsiyor. Sürdürülebilirlik raporları genellikle Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları başta olmak üzere Sürdürülebilirlik Muhasebe Standartları Kurulu (SASB) Standartları, Dünya Ekonomik Forumu Paydaş Kapitalizm Metrikleri (WEF SCM), Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC); entegre raporlar ise Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) çerçevesini baz alıyor. İklimle ilgili raporlamalarda ise Karbon Saydamlık Projesi'nin (CDP) yanında son yıllarda İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tavsiyelerine uygun olarak risk ve fırsatlara yer veriliyor. 

Küresel gelişmelerin yanında bölgesel ve yerel olarak da şirketlerden beklentiler artmaya ve farklı raporlama gereksinimleri ortaya çıkmaya başladı. Örneğin, Avrupa Komisyonu tüm halka açık şirketler için finansal olmayan raporlamayı zorunlu hale getirdi ve bunun için Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) yayımladı. Diğer yandan ülkemizde de halka açık her şirket finansal raporlarında, Sermaye Piyasası Kurulu Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi'ne göre açıklama yapmakla yükümlü. 

Söz konusu raporlama gereklilikleri sadece şirketleri değil tedarik zincirini de etkiliyor. Örneğin, 1 Ocak 2023 itibarıyla yürürlüğe girecek Alman Tedarik Zinciri Durum Tespiti Yasası ile şirketler çocuk işçilik, zorla çalıştırma, kölelik biçimleri, iş sağlığı ve güvenliği ve insana yakışır maaş konularında tüm tedarik zincirinden sorumlu hale gelecek. Bu da Almanya ile ticaret yapan şirketlerin raporlamalarındaki sosyal risklerin şeffaflığını arttıracak. Ya da benzer şekilde Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte Avrupa Birliği'yle ticaret yapan şirketler, iklim değişikliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği başta olmak üzere farklı çevresel, sosyal ve yönetimsel konularda performanslarını ve buna bağlı raporlamalarını artıracak.

Ortak raporlama dili

Şirketler öncelikli paydaş gruplarına ve sektörlerine göre istedikleri raporlama rehberlerini kullansa da son yıllarda artan standart, rehber ve uygulamalar sebebiyle karışıklık ve zorluk yaşayabiliyorlar. Günümüzde birçok şirket sürdürülebilirlikle ilgili raporlamalara nereden başlaması gerektiğini bilmediğini veya var olan raporlama yöntemi, endeks ve standartların fazla karışık olduğunu düşünüyor. Böyle durumlarda şirketler için atılacak en doğru adım kendi ihtiyaçları için en uygun raporlama standardı, rehber ve uygulamaları belirlemek ve buna göre aksiyon almak. 

Sürdürülebilirlik açıklamalarını bir araya toplayarak ortak bir raporlama standardı oluşturmak, bu sayede farklı raporlama standartlarının yaratabileceği karışıklıkları önlemek amacıyla Uluslararası Finans Raporlama Standardı (IFRS) harekete geçti. IFRS, bu alanda çalışan kurumların ve paydaşların katılımıyla Sürdürülebilirlikle ve İklimle İlgili Finansal Bilgiler için Genel Gereklilikler (IFRS S1 ve IFRS S2) başlıklarında iki standart yayımladı. Henüz taslak aşamasında olan bu standartların özellikle halka açık şirketler için hızlıca hayata geçirilmesi planlanıyor. Hatta geçtiğimiz günlerde COP27 sırasında açıklandığı üzere, 2024 yılından itibaren CDP raporlamalarına IFRS S2 dahil olacak.

İdeal bir raporlama nasıl olur?

Şirketler için en uygun raporlama standardını bulmaktan daha önemli bir konu ise raporlamaların içerik kalitesi. Şirketler ne kadar etki odaklı, şeffaf, dengeli ve kapsayıcı bir rapor yayımlarsa ideale o kadar yaklaşıyor.

Hiçbir şirket mükemmel değil, bu nedenle iyi performansı yansıtırken gelişime açık olana da yer vermek önemli. Örneğin, kamuya yansımış negatif bir olaya raporda hiç yer vermemek raporun güvenilirliğini azaltıyor. Oysa bu negatif olayın etkilerini, doğrusunu ve önümüzdeki dönem alınacak aksiyonları bir şirketin sürdürülebilirlik raporunda okumalıyız. 

İçerik kalitesini artıran bir diğer önemli faktör de rapordaki paydaş sesi. Şirketlerin karar alma süreçlerinde paydaşlarıyla birlikte hareket etmeleri, riskleri azaltmak ve paydaş grupları arasında uyumu sağlamak için önem taşıyor. Paydaş katılım mekanizmalarının şirket boyunca nasıl işlediğini anlatmak alınan geri bildirimleri ve verilen cevapları paylaşmak beklenilen kriterler arasında. 

Sürdürülebilirlik konularının şirket üzerindeki etkilerini analiz etmek ve finansallaştırmak raporlama için başlıca gerekliliklerden ancak artık şirketin de çevreye, topluma ve ekonomiye olan negatif ve/veya pozitif etkilerine yer vermek yeni nesil raporlamada aranılan bir bulgu. İdeal bir raporda stratejiyle uyumlu hedeflerin ve paylaşılan verilerin karşılaştırılabilir olması da başka bir önemli bir kriter. Geçmiş performans, gelecek tahminleri ve sektör ortalamalarıyla karşılaştırmak okuyucu için anlamlı çıkarımlar veriyor.

Sonuç

Sürdürülebilirlik raporları kurumların mevcut durum fotoğrafını çeker. Daha iyi bir sürdürülebilirlik raporu için tüm şirketlerin iş stratejisiyle bütünleşmiş ÇSY strateji ve hedeflerine ve bunu net aksiyon haritaları ile desteklemeye ihtiyacı var. Yatırımcılar başta olmak üzere tüm paydaşlar, 2030 veya daha yakın dönem için güçlü ara hedeflerle şirketlerin uzun vadeli vizyon çerçevesinde yakın dönemde nasıl hareket edecekleri konusunda netliğe ihtiyaç duyuyor. 

Şirketlerin portföylerini çevresel ve sosyal risk ve fırsatlara göre yönetmeleri ve bunları şeffafça sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla paylaşmaları önümüzdeki dönemde daha da artarak önem kazanacağa benziyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🌱 Yatırım avantajı: Sürdürülebilirlik raporlaması

Sorumlu yatırımların yükselişi, paydaş kapitalizmi ve büyük sıfırlama gibi kavramlar şirketleri çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim odaklı stratejiler oluşturmaya itiyor. O sırada, karbon dengeleme yöntemlerinin uyumluluğu tartışılıyor.

18 Kas 2022

Zingat ile birlikte
Louis Maniquet/Unsplash

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Pelin Cengiz

·

16 Eyl 2026

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi
ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?