Suyun seyrettiği mahalle: Yeniköy

Mahalle: Yeniköy. Mahalleli & Yazı: Rana Mengü. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.
Suyun seyrettiği mahalle: Yeniköy

29 Mayıs - Haha Kafe - Soli
HaHa Kafe ile birlikte

İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü HaHa Kafe ’de deneyimliyoruz

Bugünkü bültene ilhamını İstanbul’dan alan, tam Soli okurunun cesur ve hayat dolu ruhuna göre bir mekânı konuk ediyoruz. Türk çayını ve kahvesini tüm dünyayla paylaşmak amacıyla bu yılın başında kapılarını açan ve yakında İstanbul’da…

Daha fazlasını öğren →

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Yeniköy’le ilk karşılaşma: kuş sesleri arasında, kollar açık yokuş aşağı koşarken hissedilen o coşku, deniz kokusu eşliğinde seyredilen gün doğumları ve gün batımları, kendi sesini duyabildiğin bir yerde içilen bir kadeh şarap ve cazın getirdiği şükür. Ağaçtan düşen bir yaprak gibi Yeniköy’ün ritmi. Dışarıdan durgun ama yaşayanına rüzgârını hissettiren bir akış. Kahkaha, müzik ve yeşilin kokusu. Mahallelinin yarattığı İtalyan filmi neşesine her gün ilk defa keşfeden misafirlerinin şaşkın sevinci ve hafta sonu kendini sahile atmak isteyeni eklenince çok daha renkli ve canlı bir yere dönüşüyor. Yaşama alan açıyor Yeniköy. 

Yeniköy mahallelisi Rana Mengü


 Yeniköy’ün ruhunda saygı var: doğaya, cana, farklılıklara karşı oluşan bu saygı Yeniköy’ün çeperi. Her sokağı sevilene kavuşma telaşının, eve dönüş huzurunun, dostlara yetişmek için atılan o hızlı hızlı adımların yonttuğu izleri taşıyor. Burada kaldırımlar suyun geçişine izin veriyor. Yağmurun aşındırdığı yollar seni her seferinde bir deniz kıyısına çıkarıyor, bir seyir armağan ediyor.

Kommarodes mi Geniköy mü?

Bir yere gitmeden ilk araştırdığım şey, isminin nereden geldiği. Yeniköy hakkında da araştırma yaptığımda çeşitli hikâyelere rastladım. Milattan sonra birinci ve ikinci yüzyılda yazılmış gezi kitaplarında Dionysos Byzantios Yeniköy’den “Kommarodes” adıyla bahsediyor. Bizans döneminde burada bol miktarda bulunan çilek bahçeleri ve kocayemiş ağaçları nedeniyle bölgeye bu ismin verildiğini söyleniyor.

Diğer ismin hikâyesi bir rivayetten ibaret gibi duruyor. The Magger’da yayımlanan “Yeniköy: Adına Şarkılar Yazılan Semt, Bir İstanbul Masalı” isimli yazıda buranın ilk sakinlerinin Romanya’nın Geni Bölgesi’nden olduğunu, bu nedenle “Geniköy” denildiğini ve zamanla bu ismin Yeniköy’e evrildiğini anlatıyor. Bir tarihçi olmadığım için hikâyelerin doğruluğu hakkında değil, bir okur olarak bana hissettirdiklerine odaklanmak istiyorum. 

Yeniköy'ün yeşil yalıları


Bu iki hikâye de kalbimdeki Yeniköy’e bir ucundan bağlanıyor. İstanbul’daki çoğu yerin aksine Yeniköy hâlâ yemyeşil, dolayısıyla bir nevi Kommarodes, eskisi kadar olmasa da Romanya’dan gelmiş sakinleri var, dolayısıyla bir nevi Geniköy de. İki ismin hikâyesi de ayrı dursun, bu mahallenin bendeki adıysa dostluk. 

17. yüzyıldan bugüne mimari ve sanat

Yalılar, adım başı görebileceğin yapılar Yeniköy için. 17. yüzyıl sonlarında saray erkanı, devlet görevlileri burada kendi konutlarını zamanının çok önemli mimarlarına yaptırıyor. 1850’lerden itibaren Yeniköy'e ilgi artınca yapıların sayısı da çoğalıyor. Bu durumun yansıması olarak da mahallede 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl arasında inşa edilen yapıları hâlâ görebiliyoruz. 

Bu yapılardan biri ve benim en çok ilgimi çeken Erbilgin Yalısı. Zamanında binanın deniz tarafındaki kısmını, yolun karşı tarafında yer alan koruya bağlayan bir köprüsü varmış. Bugün, Yeniköy Garanti Bankası’nı geçip biraz ilerlediğinde duvarda bir çıkıntı vardır, o çıkıntı 1957-58 yıllarında yalıyı koruya bağlayan köprünün kalıntısı. Tarihî açıdan yıkılan köprülere dair en kuvvetli kalıntılardan biri. 

Yeniköy'ün yalıları


Yeniköy’ün yolları mimari çeşitliliği bir arada tutuyor. Sahil hattında tarihî eser değeri taşıyan yalılar, arka sokaklarında bir patika gibi iç içe geçmiş taşlardan oluşan kagir yapılar ve sanki bir film platosundaymışsın hissini veren rengârenk ahşap Rum evleri… Hepsi özel mülk ama dokusu ve önemi gereği aynı zamanda mahallelinin. Yeniköy yaşanmışlığa hürmet eder, yapılanlar koruma anlamında birebir temasa dayanmasa da burada nefes alan buranın mihenk taşına sahip çıkıyor. 

Mimari çeşitliliğin yarattığı bütünlük insan ilişkilerine de yansıyor. Yeniköy’de sinagog da kilise de cami de görebilirsin. Burada kutlamalar herkes için. Paskalya zamanı elinde hediyesiyle kiliseye giden imamı da var, iftar zamanını birlikte bekleyen papazı da. Komşusunu seven bir mahalle Yeniköy. Yan sokağında olup bitene sırtını dönmeyen, elinden tutan, ayağa kaldıran. Bu eskiye dayalı güven bağının yanı sıra sanat üretiminin de canlı canlı gözlemlenebilmesi "insan daha ne ister ki" dedirtiyor. 

Panayia Rum Kilisesi


Yeniköy sırtlarındaki Gate 27 isimli Sanatçı Konuk Evi, caz günleri ve daha nicesi sanatçıyı da sanat severi de merkezine alıyor. Sanata alan açma klişesi, yapı çeşitliliği sayesinde burada kelimenin hakkını veriyor. Mimari olarak en uygun lokasyonlarla üretenleri birleştiriyor mahalleli. Panayia Rum Kilisesi’nde konsere gidip Gate 27'te sanatçıların atölyelerini gezerken adımların bir yalıdan gelen piyanoya eşlik edebiliyor. 

Festival ruhunu sokaklara taşımak

Mahallelisi de ziyaretçisi de doğa ve sanat düşkünüdür Yeniköy’ün. Mahallede son iki yıldır Yeniköy Caz Günleri yapılıyor. Ve şimdi, tam festivalin olduğu dönem. Önümüzdeki hafta, 4 Haziran Cumartesi Avusturya Kültür Ofisi’nde üç büyük: David Friedman & François Lindemann & Andreas Metsler’ı dinleyebilirsin.

1920-1930’lu yıllara bir iade, tekrar cazı söz konusu etme meselesi. Mahallecilik sonucu oluşan, gelişen ve büyüyen bu etkinlik, pandemi nedeniyle zorluk yaşayan sahne çalışanları hariç herkes tarafından gönüllü olarak yapılıyor. Aradaki sıcak bağ için açılan lokal kapılar müzisyenlerin mahalleliyle buluşma noktası oluyor. 

İstanbul’da çok az sayıda olan bisiklet kafelerinden biri, Sedona’nın da mahalleye büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Eskiden mola vermek için Sarıyer’de duran sporcuların yeni lokasyonu şimdilerde Yeniköy, bu da tabii ki kültür çeşitliliğini ve iletişimi arttırıyor.

Yeniköy'de denize atlayanlar


Kalabalığın ve yalnızlığın buluşma noktası

Eskiden çoğu insan için yazlıkmış zamanla şehrin içine katılmış Yeniköy. Benden eskilerle konuştuğımda burada ikibine yakın Rum’un yaşadığını öğreniyorum. Kulaklarda hep bir Rum şarkısı çalarmış yani. Şimdi, özellikle hafta sonları trafik sesleri duyuluyor müzik niyetine. Azaldı artık. O çok kültürlülük, sessizlik, sakinlik. Kalabalıklaştı, kendine göre hızlandı Yeniköy.

Açık hava vitrinine benzetiyorum bazen. Sahil hattının o kaosu, restoranlara gelenlerin yarattığı küçük galeri havası rahatsız etmiyor desem yalan söylerim. Gün içinde “Yeter artık şu kornaya basmayın!” diye avaz avaz bağırasım geliyor bazen. Buranın doğasına aykırı o gösteriş, o acele. Aslında arka sokaklar hâlâ durgun, dingin daha bir kendi gibi. Zaman zaman bu ayrımı hissettirse de kalabalığın ve yalnızlığın buluşma noktası. İki kutupluluğun yarattığı bu çoğalma başka bir katman ekliyor mahalleye. 

Yeniköy, mahallelinin kendine verdiği izin. Yalılardaki hayatın manzarası-seyir alanı, bisikletçinin başta uğrak zamanla yaşam alanı, sanatçının evi-ilhamı-üretim alanı. Gün geçtikçe dönüşüyor burası. Diğer her yer gibi. Kuşaklardır var olan esnafcılık yerini sıklıkla üstünü değiştiren birinin dolabı gibi konumlanan kafelere bıraksa da mahallecilik inatla bırakmıyor Yeniköy’ün yakasını. Buraya geldiğinde biriyle tanışmadan dönemezsin. Öyle sıcakkanlıdır mahalleli. Yaklaşık 10 yıldır buradayım, çok şey değişti zamanla, bu durum hariç. Bir bardak suyunu esirgemeyen Başak’lar, içten gülümsemesiyle yan masanda konuşmak için bekleyen Mert’ler, elinin uzandığı yardımı esirgemeyen Ahmet Abi'lerle dolu. Geleni, gideni, kalanı, ayrılamayanı çok.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

Suyun seyrettiği mahalle: Yeniköy

Ağaçtan düşen bir yaprak gibi Yeniköy’ün ritmi. Dışarıdan durgun ama yaşayanına rüzgârını hissettiren bir akış. Kahkaha, caz ve yeşilin kokusu.

29 May 2022

HaHa Kafe ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'

Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Gülşen İşeri

·

25 Eki 2026

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'
SoliSoli
∙

HİKAYE

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Uraz Kaspar

·

20 Eki 2026

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak
SoliSoli
∙

HİKAYE

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?