Talk to Me: Yılın en çok konuşulan korku filmi

Avustralya korku sinemasının A24 damgalı son harikası, doğaüstü güçleri serbest bırakıyor.
Talk to Me: Yılın en çok konuşulan korku filmi

1 Eylül - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Öyle bir geçer zaman ki : Vintage Festival

Vintage Festival 7 - 8 Ekim'de Derde derman olmanın, iç dökmenin, kafayı dağıtmanın, hüzne hüzün coşkuya coşku katmanın evrensel formülü müzikle ne senin ne de bizim geçmişimize sığan bir ilişkimiz var. Günbegün büyüyen sonsuz ve müzikal…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Talk to Me

Yönetmenler: Danny ve Michael Philippou

Yapım yılı: 2022

Süre: 95 dakika

Avustralya korku sineması; 2000’ler sonrasında The Loved Ones (2009, Sean Byrne), The Babadook (2014, Jennifer Kent) ve Relic (2020, Natalie Erika James) gibi filmler sayesinde yükselişe geçti. Ocak 2023’teki Sundance Film Festivali’nin geceyarısı seçkisinin en çok konuşulan filmi de yine Avustralya’dan bir korku filmiydi: RackaRacka adıyla YouTube’da yayınladıkları korku-komedi videolarıyla nam salmış ikiz kardeşler Danny ve Michael Philippou’nun yönetmen koltuğunda oturduğu Talk to Me. Film, festival gösteriminin hemen ardından, nitelikli korku filmleri ve bağımsız yapımları anında radarına alan A24 tarafından satın alındı. A24’un kararının oldukça isabetli olduğunu söylemek mümkün çünkü film Hereditary’nin ardından ABD’de en iyi açılışı yapan ikinci A24 filmi oldu. Talk to Me, mumyalanmış bir el ve onun aracılığıyla ruhların bedenleri ele geçirdiği bir ritüelin gençler arasında yaygınlaşan bir oyuna dönüşmesini ve bunun bir grup genç üstündeki beklenmedik sonuçlarını konu alıyor.

Kaynak: Bir Film

Filmin kitleleri etkilemesinin, popülerleşmesinin ve gişe başarısının ardında konu olarak seçtiği jenerasyonu ve dinamiklerini çok iyi kavramış olması yatıyor. Yönetmenlerin bizzat bu jenerasyona yakın ve uzun süredir onlar için içerik üretiyor olmasının katkısı da yadsınamaz tabii. Filmdeki ayin sahnelerinde gençler, filmin korku unsuru ya da lanetli objesi olan mumyalanmış elin etrafında önceki jenerasyonların bir şişenin ya da bir masa oyunu tahtasının etrafında toplandığı gibi toplanıyorlar. Söz konusu objenin, onun oyunlaştırılmasının ve tüm bu deneyimin etkilerinin korkutucu olduğunun bilincindeler. Fakat artık 2020’lerdeyiz ve her şeyin çabuk tüketildiği bu çağda eğlence ihtiyacı aşırıya kaçmayı normalleştiriyor. Şeyler kolektif yapıldığında anlamsız, tehlikeli ya da aptalca olma özelliklerini kaybediyor. Cinselliği erkenden keşfetmiş ve yaşamış gençler artık şişe çevirmecenin heyecanıyla tatmin olmuyor. Bilgisayar oyunlarının sanal gerçekliğinin etkisini tatmış gençler artık masa oyunlarını beğenmiyor. Daha fazlasını (bu örnekte ruhlar tarafından ele geçirilmeyi) istiyorlar. Öte yandan aynı gençlerin kolektif deneyimleme ve gündemdekinin bir parçası olma merakı onları kolektif salaklıklara itebiliyor. Pandemi döneminde yaygınlaşan ve birçok genci hastanelik eden akımı hatırlatan RogerEbert.com yazarı Nick Allen’ın cümleleriyle: “Bir YouTuber’ın muhtemelen bir zamanlar Tide kapsüllerini yemekle ilgili olarak söylediği gibi: Ne kadar heyecan verici!”

Kaynak: Bir Film

Makro düzeyde dersine iyi çalışmış, konu edindiği ve hitap ettiği kitlenin eğlence formülünü çok iyi kavramış ve bundan bir korku filmi çıkarmış olan Philippou Kardeşler’in aynı başarıyı mikro düzeyde yakalamış olduğunu söylemek pek mümkün değil. Filmin asıl odağında üç kişi var: Yakın zamanda annesini kaybetmiş ve bunun yarattığı travmayla hâlen tam anlamıyla yüzleşememiş Mia, eski erkek arkadaşının yeni sevgilisi oluvermiş en yakın arkadaşı Jade ve Jade’in henüz reşit olmayan kardeşi Riley. Talk to Me’nin üç karakterin bireysel, ikili ve üçlü çatışmalarını makro düzeydeki korku atmosferine yedirirken tembel davrandığını düşünüyorum. Mia’nın süren yası, Jade’in büyüyen kıskançlığı ve Riley’nin büyüme arzusu; filmin ayin sahnelerinde umursanmaz oluyor. Fakat söz konusu ayin sahnelerinin henüz filmin ilk dakikalarından itibaren kamera hareketleri ve kurgunun gücüyle oradaymış hissi veren, şok edici ve beklenmedik anlarla bezeli olması filmi yılın en sürükleyici işlerinden birine çeviriyor; Philippou Kardeşler’i takip edilecek yeni yönetmenler arasına ekletiyor.

Nerede izleyebilirsin? Talk to Me bugün gösterime giriyor.

Benzer işler: 

  • The Conjuring (2013, James Wan)
  • Hereditary (2018, Ari Aster)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🌊 Yılın en çok konuşulan korku filmi, Yunanistan’dan bir keşif

Avustralya korku sinemasının A24 damgalı son harikası, kayıp mekânlar ile kayıp ruhları bir araya getiren Sofia Exarchou’nun sineması ve yönetmenle sohbet.

01 Eyl 2023

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Talk to Me | Kaynak: Bir Film

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar