Tarafsız bölgenin güvenli sularında

Blackbird ve Stairway to Heaven'ın ortak noktası.
Tarafsız bölgenin güvenli sularında

Yapımlab 19 Şubat
Yapımlab ile birlikte

Sinemayla ilgilenenlerin evi: House of Yapımlab Profesyonel hayatta bağlantılar kurmak ve çeşitli ağlara dâhil olmak, o disiplin ya da endüstrideki görünürlüğünü artırmaya yardımcı oluyor. Küçük bir selamlaşmayla başlayan iletişimler dahi profesyonel iş birliklerine, ortak üretimlere aracı olabiliyor; iletişimin taraflarının konuya baktığı açıyı genişletiyor. Tayfun Pirselimoğlu, Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi ünlü yönetmenlerin filmlerinin yapımcılığını üstlenen ve 1987’den bu yana sinema sektöründe profesyonel çalışmalar sürdüren Zeynep Atakan’ın kurduğu Yapımlab, bu konuda önemli bir adım atıyor. Sinema ilgilileri arasında iş birliklerine zemin yaratmak ve yolu Yapımlab'la kesişmiş herkesin iletişimini daim kılmak için House of Yapımlab'ı hayata geçiriyor. • House of Yapımlab: 10 yıldır sinema alanında çok sayıda eğitim veren ve danışmanlık süreci yürüten Yapımlab’ın hayata geçirdiği House of Yapımlab; sinemayla farklı düzeylerde ilgilenen herkesin ortaklık kurabileceği diğer insanlarla tanışabileceği, Yapımlab Network avantajlarından ve eğitimlerinden özel indirimlerle faydalanabileceği, Yapımlab’ın akredite olduğu etkinliklere gözlemci olarak katılma hakkı bulabileceği ve Türkiye’nin en önemli sinema profesyonellerini de içeren bir ağ ile bağlantı kurabilecekleri bir topluluk olarak öne çıkıyor. House of Yapımlab; bu çağın en genç sanatlarından biri olan ve neredeyse her gün yenilenen sinemayla ilgilenenlerin; disiplinin temel prensipleri içinde kalarak yeni teknikleri, yeni formatları, yeni anlatım biçimlerini ve yeni metotları konuşabilecekleri ve böylece meslekî gelişimlerini sürekli hâle getirebilecekleri bir alan yaratmayı hedefliyor. • Üyelik modelleri: Turuncu, Gri ve Mor olarak üç farklı modelle sunulan House of Yapımlab üyelikleri; Yapımlab network'ün avantajlarının yanı sıra önemli sinemacılarla tanışma imkânı, Yapımlab eğitimlerinde indirim fırsatları ve ücretsiz atölye gibi avantajlar sunuyor. Sinema dünyasında neler olup bittiğini merak edenler için geliştirilen Turuncu Üyelik modelinde üyeler ayda 1 kez buluşma, haftalık bülten ve kısa film önerileri, ayda 2 film önerisi gibi hizmetlerden yararlanırken Yapımlab’ın anlaşmalı olduğu etkinliklere gözlemci olarak katılabilme olacağı da buluyor. Gri Üyelik modeli; yıl boyunca, dördü Zeynep Atakan tarafından, kalan sekizi ise Türkiye’nin önemli film profesyonelleri tarafından gerçekleştirilecek 12 vaka analizi çalışmasına katılabiliyor. Ayrıca Gri üyeler sinema dünyasının önemli isimleriyle network olanağı da buluyor. Her iki çalışmaya da katılabilme olacağı olan ve Yapımlab bünyesinde seçtikleri 1 adet 21*21 çalışmasına ücretsiz katılabilen Mor Üyelik sahipleri de Yapımlab’ın tüm eğitim çalışmalarında %10 indirim hakkına, Yapımlab Network etkinliklerinden yararlanma şansına ve Yapımlab’ın akredite olduğu festival ve etkinliklerde gözlemci olarak katılmaya öncelikli olarak yer alma hakkına sahip oluyor. Yapımlab’ı daha yakından keşfetmek ve Yapımlab Network’ün bir parçası olmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Dünya üzerindeki her şeyin birbiriyle bir biçimde bağlantılı olduğunu, Vuhan’daki bir yarasanın kanat çırpışının Türkiye’deki müzik sektörünü sarsmasına ya da küresel ısınmanın her yaz yeni sivrisinek türleriyle derimizin altına merhaba demesine ilk elden tanık olduğumuz için biliyoruz. Şeyler arasındaki bu görünmez bağlar, konu müzik olduğunda hem coğrafyanın hem de zamanın sınırlarını aşıyor. Dünyanın tüm sesleri, verimli topraklar gibi tüm besleyiciliğiyle önümüzde uzanıyor. Üretilen her müzik, başka müziklere referans veriyor. Bir şarkı dinlediğimizde, insanlığın kesintisiz, kolektif bilinç akışından bir parça duyuyoruz. Bu akış içinde, başkalarının aktığı sulara çok fazla yaklaşanlar, telif davalarının ağlarına takılıyor. Ama suların berraklaştığı, güvenli bir alan var. Telif savaşlarının tarafsız bölgesi; koruma süresi dolmuş eserler

Türkiye dâhil birçok ülkede, fikrî mülkiyet hakkı korunan eserler, eser sahibinin ölümünden 70 yıl sonra koruma kapsamından çıkıyor. Bir anlamda kamuya mal oluyor. Bir YouTube yorumunda dendiği gibi, bu eserleri kendi şarkılarınıza entegre ettiğinizde “kimsenin ailesi size dava açamıyor”. Koruma kapsamından çıkalı yüzyıllar olmuş klasik müzik eserleri, popüler müzikte tahminimizden daha büyük yer tutuyor. 

Blackbird ve Stairway to Heaven'ın ortak noktası: Johann Sebastian Bach, birçok müzisyen için önemli bir ilham kaynağı. Paul McCartney, 1968’de yayımlanan The Beatles şarkısı Blackbird'ü yazarken, Bach’ın Bourrée in E minor eserinden yola çıktığını söylüyor. Led Zeppelin kurucularından Jimmy Page de Stairway to Heaven'ın gitar intro’sunda Bourrée'yi taklit etmeye çalıştığını anlatıyor. Bach’ın bu eserinin rock dünyasındaki en bilinen yansıması ise, Jethro Tull’ın 1969 tarihli albümü Stand Up'ta bulunan yorumu. 

Bach, The Doors’un Light My Fire'ı için de bir çıkış noktası olmuş. Grubun klavyecisi Ray Manzarek, şarkının açılışındaki melodiyi, öğrenciliğinde gördüğü Bach eserlerinden hareketle kaleme almış. The Beatles şarkısı Penny Lane'deki pikolo trompet solosunun kökleri Brandenburg Konçertosu'nda; Mike Oldfield’ın hem müzik tarihine hem The Exorcist’in tema müziği olarak sinema tarihine kazınan parçası Tubular Bells'in kaynağı ise Toccata and Fugue in D minor eseri. Aynı eser, Eminem’in Brainless parçasında da sample olarak kullanılmış.

Klasik müzik eserlerinin güncel müziğe etkisi Bach’la sınırlı değil elbette. Black Sabbath’ın kendi adını taşıyan şarkısının kopkoyu karanlığı, Gustav Holst’un Gezegenler Süiti'nden Mars'ın izlerini taşıyor. Grubun bas gitaristi Geezer Butler’ın Mars'tan çaldığı bir bölüm, gitarist Tony Iommi’ye şarkının ana riff’ini yazarken yol gösteriyor. The White Stripes’ın hit parçası Seven Nation Army, Anton Bruckner’in 5. Senfoni'siyle benzerlikler taşırken, Radiohead’in Exit Music (For a Film) şarkısının hüznü, Chopin’in Prelude in E Minor eserinden geliyor. Şarkıların içine yerleşmiş bu küçük referanslar, bugünün müziğini şekillendiren sanatçıların kimleri dinlediğine, kimlerden beslendiğine dair ipuçları sunuyor. 

Telif hukukunun tarafsız bölgesi, içinde barındırdığı olasılıklarla sonsuz bir ilham havuzu. Ayışığı Sonatı’nı çaldığını duyduğunda, Yoko Ono’dan akorları tersinden çalmasını isteyerek Because şarkısını ortaya çıkaran John Lennon gibi, orada asılı duran ihtimallerden birini uzanıp almak yeterli.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

"Olmadı hayallerde buluşuruz"

İçindekiler: Kalıpların dışında bir anne-kız hikâyesi, tarafsız bölgenin güvenli suları, caz standartları, kadın gözünden kadın portreleri, hayalperestler ve dahası.

19 Şub 2021

Yapımlab ile birlikte
"Olmadı hayallerde buluşuruz"

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi