TCMB’nin yeni denklemi: Dezenflasyonda yeni zorluk eşiği

Ülkemiz enflasyonla olan mücadelesinde önemli bir eşiği geride bıraktı. Yakın geçmişte (sebepleri tartışmaya açık olmakla birlikte) %70'i aşan yıllık enflasyon geçtiğimiz yılı %30'lu seviyelerde kapattı. Bu dezenflasyon süreci TCMB’nin uyguladığı sıkı para politikası kadar, hanehalkı ve reel sektörün katlandığı yüksek finansman maliyetlerinin ve satın alma gücündeki kaybın da bir sonucu. Öte yandan an itibarıyla enflasyon dinamiklerinde iç ve dış kaynaklı çok güçlü bir direnç söz konusu. Bugünün iklimi mücadelenin tamamlandığını değil, yalnızca karakter değiştirdiğini gösteriyor. Bundan sonraki süreç daha düşük enflasyondan çok, kalıcı fiyat istikrarını inşa etme süreci olacak. %70’lerden %30’lara olan yolculuk, hikayenin kolay bölümüydü. Bundan sonrası çok daha hassas kararlar, güçlü iletişim ve daha entegre bir politika alanı gerektiriyor.
Yıllık manşet enflasyonun %70'lerden %30'lara çekilmesi ile %30'lardan kalıcı olarak %20'nin altına inmenin aynı mücadele olmadığı ortada. İlk aşamada güçlü bir politika seti değişimi ile baz etkisi de arkaya alınarak sonuç üretmek görece daha kolay olsa da enflasyonda köpüğün süpürülmesinin ardından geriye genellikle daha dirençli kalemler kalıyor. Hizmet fiyatları, kira artışları, ücret dinamikleri ve fiyatlama davranışları gibi kısa vadeli para politikası aksiyonlarına daha az duyarlı gruplar sürecin belirleyici unsurları haline geliyor. Başka bir ifadeyle, süreç ekonominin yıllar içinde oluşmuş enflasyon üretme alışkanlığının değiştirilmesine evriliyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eralp Ersoy
Sipay’da Hazine Direktörü.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Barış Urhan, 31 Ağustos–2 Eylül tarihlerinde Suriye'nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Ulaştırma Bakanlığı, Suriye Merkez Bankası, Suriye Varlık Fonu ve ticaret ve sanayi odaları ile görüştü. Yeniden yapılanma yatırımları, finansmana erişim, yatırım mevzuatı, bürokratik işlemler ve dış ticaret koşulları üç günlük programın ana başlıklarıydı.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte büyümeye devam ederken, büyümenin bileşimi sanayideki zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor. Tarımdaki güçlü baz etkisi, tüketimin desteği ve ithalattaki sert daralma manşet büyümeyi ayakta tutarken, imalat sanayisinde siparişler, istihdam ve üretim baskı altında kalmayı sürdürüyor.

Bu hafta makroekonominin en önemli iki göstergesi olan enflasyon ve büyümeye ilişkin veriler geldi. Enflasyonda yaz aylarında görülen görece olumlu tablo sona yaklaşırken, gıda, eğitim, enerji ve kura duyarlı kalemler önümüzdeki aylar için yukarı yönlü riskleri artırıyor.

İstanbul, 10 kilometrelik taksi ücretinin ülkedeki en büyük banknotun değerini aştığı, hatta bu banknotlardan en az üç adedini cebinizde taşımanızı gerektiren nadir şehirlerden... Türkiye’de 200 TL, 2009’dan bu yana tedavüldeki en büyük banknot olmaya devam ederken genel fiyat seviyesi yaklaşık 19 katına çıktı. Peki taksiye bir tomar nakitle binme zorunluluğu Türkiye’ye mi özgü ve vatandaşları kredi kartına mahkum bırakan süreç nasıl işliyor?

TÜİK, yılın ikinci çeyreğine ait büyüme rakamını yıllık %2,3 olarak açıkladı. Temmuz enflasyonu ise %31,75. Bu iki rakam bir yıldır birbirine yaklaşmıyor. Ekonomi yavaşlıyor, fiyatlar yavaşlamıyor. Oysa beklenen bu değildi. Bir ekonomi bir yıldır yavaşlıyorsa, talep zayıfladığı için fiyat artışlarının da gevşemesi gerekirdi. Ancak Türkiye'de gevşemiyor. Sebebini anlamak için manşetteki rakamdan ziyade rakamın altında yatan kırılıma bakmak gerekiyor.




