Telafisi mümkün olmayan bir hata: Emisyon

Karbon dengeleme projeleri, sera gazı emisyonlarını azaltmada etkili olabilir mi?
Telafisi mümkün olmayan bir hata: Emisyon

15 Kasım - Zingat
Zingat ile birlikte

Emlakta güncel haberler, ev için faydalı bilgiler: Zingat Blog Türkiye’de gayrimenkul alanında oldukça sınırlı veri ve bilgi bulunuyor, bu esnada doğru olmayan bilgiyle de sıkça karşılaşılabiliyor. Bu soruna karşılık “Emlak. Bilgi. Güven.” sloganıyla yola çıkan Zingat , 2015 yılından bu yana Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veriyor. Zingat Blog: Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar / kiralayanlar, yeni ev arayışında olanlar ve bu sektörden profesyonel kazanç sağlayan kişileri aynı çatı altında buluşturan Zingat, Zingat Blog ile doğru, kapsamlı referans bilgiler ve faydalı tüyolara ulaşmanın sınırlarını genişletiyor. Neler var? Zingat Blog; güncel gayrimenkul bilgileri, emlak haberleri, emlakta son dönem eğilimleri, kentsel dönüşümdeki gelişmeler ve şaşırtıcı bilgilerin yanı sıra videolu içerikler, ev yaşamına dair ipuçları ve dekorasyon önerileri sunuyor. Mutluluğa giden gayrimenkulu bulmak üzere Zingat ’ı ziyaret edebilir, ev ve gayrimenkul dünyasından güncel haberler ve faydalı bilgilere güvenle ulaşmak için Zingat Blog ’u keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Mısır'da düzenlenen ve iklim felaketlerinden en çok etkilenen ülkelerin de Afrika'da yer alması sebebiyle bu yıl daha da özel bir anlam taşıyan COP27 zirvesi, bugün itibariyle sona eriyor.

2045 yılına geldiğimizde bugün 8 milyar olan dünya nüfusuna 1,6 milyar kişinin daha katılması ve dünya ekonomisinin 2 katına çıkması öngörülüyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ise bugün enerji üretiminde %80,2 olan fosil yakıtların payının 2045 yılında %69,6'ya gerileyeceğini öngörüyor. Ancak bu orantısal gerileme, toplam enerji tüketiminde yaşanacak artış nedeniyle fosil yakıt tüketiminde bir düşüş olacağı anlamını taşımıyor. Örgütün raporuna göre, kömür haricinde tüm fosil yakıtların tüketiminde artış yaşanması bekleniyor.

Türkiye'nin 2021 yılında imzaladığı Paris İklim Anlaşması, küresel ısınma eşiği için 1,5°C hedefini ortaya koyduğunda takvimler 2015 yılını göstermekteydi. Geçtiğimiz yıl COP26'nın başkanlığını da yapan Alok Sharma, Dünya'nın hâlihazırda 1,1°C derece ısındığını belirterek COP27'de 1,5°C hedefinin risk altında olduğunu vurguladı: "1,5 derecenin milyonlarca insan için yıkıcı sonuçları olacak ve bu sınır kırmızı çizgimiz olmalı. 1,5 derece hedefinden vazgeçemeyiz."

Birleşmiş Milletler (BM) 2022 Emisyon Açığı raporu, iklim değişikliği kaynaklı bir felaketten kaçınabilmemiz için küresel emisyonların %45 oranında azalması gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin karbon emisyonlarının 2038'de pik yapacağı öngörülüyor. Bu tarih Çin için 2030. Ancak BM'nin raporuna göre, yaşanabilir bir geleceğe sahip olmak istiyorsak küresel karbon emisyonlarının 2025 yılında pik yapması gerekiyor.

Karbon kredileri ve karbon dengeleme

Belirli miktarda karbondioksit –veya eşdeğer miktarda farklı bir sera gazı– salma hakkını temsil eden ticari sertifikalar, karbon kredisi olarak adlandırılıyor. Sera gazı emisyonlarını azaltmak için maddi bir teşvik mekanizması olarak geliştirilen karbon kredileri, sahip olduğu emisyon hakkından daha azını kullanan şirketlerin bu haklarını başkalarına satarak gelir elde etmesini sağlıyor. Emisyonlarını azaltmayı başaramayanlarsa karbon kredisi satın almak zorunda olduklarından artan maliyetlerle baş başa kalıyorlar.

Bu aşamada, emisyonları ekonomik büyümeden ödün vermeden azaltabilmek için geliştirilen karbon dengelemeleri (carbon offsets) devreye giriyor. Karbon dengelemeleri, gerçekleşen emisyonları telafi edebilmek için eşit miktarda karbondioksit vb. sera gazını azaltmak veya ortadan kaldırılmak suretiyle gerçekleştiriliyor. Dengelemeler karbondioksite eşdeğer tonaj (CO2e) cinsinden ölçülüyor. Karbon dengelemesi ile üretilen karbon kredileri, şirketlere daha çok karbon emisyonu yapma hakkı sunarken başkalarına da satılabiliyor.

Telafiler ne kadar etkili?

Öte yandan emisyon telafilerinin etkinliği de ayrı bir tartışmanın konusu. Karbon kredisi ticareti, tarafların düşük maliyetle uyumluluğu tartışmalı karbon dengelemeleri yapabilmesine olanak tanıyor. Bir diğer ve daha temel olan sorun ise karbon dengeleme ile emisyonların asıl kaynağına yönelik hiçbir adımın atılmaması ve küresel karbondioksit salımının sadece küçük bir kısmını telafi edebilmesi. Düşünce kuruluşu R Street Enstitüsü'nün yayımladığı verilere göre, karbon kredisi maliyetleri karbon dengelemesi ile ton başına 10 doların altında kalırken şirketlerin emisyonlarını azaltmak için üretimden feragat etmesi ya da karbon salımını azaltıcı kalıcı önlemler almasının maliyetiyse ton başına binlerce dolara ulaşabiliyor.

BBC'nin BM verisine dayandırdığı bir habere göreyse, karbon dengelemelerinin verimliliği de tartışmalı. Buna göre karbon dengelemek için harcanan her 1 liranın sadece 28 kuruşu dengeleme maliyetleri için harcanırken 34 kuruşu garantör ve sigortacıların, 19 kuruşu projenin sahibi olan şirketin, kalanıysa karbon kredisi alım-satımı yapan aracıların kasasına gidiyor. 

Ağaçlandırma, atmosferdeki karbondioksiti hapsetmesi açısından popüler bir dengeleme yöntemi. Ancak bu durum ağaçlandırma projelerini tartışma konusu olmaktan uzak tutmaya yetmiyor. Dikilen ağaçların karbon yakalama açısından olgunlaşması için uzun yıllar gerekiyor; ancak bu şekilde satılan krediler şirketlere anında karbon salımı hakkı tanıyor. Oluşturulan ormanlarda çıkan yangınlar beklenenin aksine karbon salımına neden olabiliyor ya da bilinçsizce dikilen istilacı türler endemik bitki örtüsüne zarar verebiliyor; daha da ilginci, ağaçlar karbonu hapsederken bir diğer sera gazı olan metan salımına katkıda bulunuyor.

Emisyon hakları

Ülkelerin emisyon kotaları, 1992 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) bir uzantısı olan ve 1997'de imzalanarak 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolünce belirleniyor. 

Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelerde emisyon azaltıcı projelere sponsor olmasına da imkan tanıyor. Gelişmekte olan ülkeler bu sayede gelişmiş ülkelerden yatırım çekerken, gelişmiş ülkelerse karbon emisyonlarından feragat etmeden karbon dengeleme maliyetlerini düşürebiliyor.

Kyoto Protokolüne imza atan ülkeler, karbon dengeleme projelerini sertifikalandırarak (CER) karbon kredisine sahip oluyor ve emisyon açıklarını karbon kredisi satın alarak kapatma yoluna gidebiliyor. Avrupa'da karbon kredisi ticaretinin yapıldığı 5 borsa bulunuyor. Karbon ticaretinin dünyanın en büyük emtia pazarını oluşturması bekleniyor.

Özgün katkı ve kalıcılık

Etkili bir karbon dengelemesi projesinin temelinde 'özgün katkı' (additionality) kavramı yatıyor. Buna göre, etkili bir emisyon telafisi için yürütülen karbon dengeleme projesinin "hiçbir şey yapmamaya göre" karbon salımını azaltmaya katkıda bulunması gerekiyor. Örneğin kereste imalatı için ağaç diken bir şirketin, diktiği ağaçları ticari açıdan olgunlaşıncaya kadar kesmiyor oluşu, emisyon telafisi anlamında özgün katkı sağlamıyor.

Özgün katkı sunan bir projenin ayrıca yalnızca karbon kredisi yaratmak amacıyla fonlanıyor olması da gerekiyor. Ticari getirisi olan ancak ek fayda olarak karbon salımını düşüren projeler karbon dengeleme projesi olarak kabul görmüyor. Yine örnek olarak üretimdeki yakıt maliyetlerini azaltacak bir verimlilik yatırımı, neticede emisyon telafi etmek için değil, maliyetleri düşürmek için yapıldığından karbon dengeleme olarak tescillenmiyor.

İkinci önemli kavram ise kalıcılık. Yukarıdaki kereste örneğinde olduğu gibi, bir ağaçlandırma projesinin yarattığı karbon kredisine karşılık gelen tonda sera gazı yakalamaya katkıda bulunamadan kesilmesi, yanması, çürümesi ya da kuruması, projenin karbon dengeleme açısından başarısız olduğu anlamına geliyor. Gönüllü Karbon Piyasası için Dürüstlük Konseyi'nden (ICVCM) Gilles Dufrasne, emisyon telafisi amacıyla kurulan bir ormanın karbon dengeleme görevini tamamlayabilmesi için yüzlerce yıl ayakta kalması gerektiğini belirtiyor.

Britanyalı rock grubu Coldplay, ikinci stüdyo albümlerinin karbon ayak izini ortadan kaldırmak için Hindistan'ın güneyinde bir araziye 10 bin mango fidesi dikmiş; ancak proje, fidelerin 4 yıl içerisinde kuruması nedeniyle ağaçların bölgeye teslimatı sırasında oluşan emisyonu dahi nötrlemede başarılı olamamıştı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🌱 Yatırım avantajı: Sürdürülebilirlik raporlaması

Sorumlu yatırımların yükselişi, paydaş kapitalizmi ve büyük sıfırlama gibi kavramlar şirketleri çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim odaklı stratejiler oluşturmaya itiyor. O sırada, karbon dengeleme yöntemlerinin uyumluluğu tartışılıyor.

18 Kas 2022

Zingat ile birlikte
Louis Maniquet/Unsplash

YAZARLAR

Atilla Büyükurvay

Haber Koordinatörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR