📍Trentemøller Memoria turuna İstanbul’u ekledi


İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi Miniatürk’te İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi Nedir? Sergi . İBB Kültür AŞ ve ModelPort iş birliğinde hazırlanan İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi , on bini aşkın tarihî figürün 1/87 oranında küçültülmüş hâliyle ziyaretçilerini bekliyor. Nerede? Sergi, Sütlüce’deki Miniatürk ’ün girişinde yer alıyor. Neden gitmeli? Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden olan Tarihî Yarımada’nın 17. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan hikâyesinin aslına sadık kalınarak modellendirildiği İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi , 400 yıl öncesinin tarihî yapılarına, sosyal hayatına ve tarihe geçen olaylarına yeniden hayat veriyor. Neler var? 50 bin LED ışığın yanı sıra yüzlerce insan, at arabası, yangınlar, meşaleler ve dumanları tüten bacalar gibi hareketli figürden oluşan sergi; At Meydanı ’ndan Darphane-i Amire ’ye, Sultanahmet Camii ’nden Topkapı Sarayı Fil Bahçesi ’ne kadar pek çok mekânın modeline ev sahipliği yapıyor. İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilir, sergi için Miniatürk ’ü ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Danimarka’nın çok yönlü dehası Trentemøller; kataloğuna eklediği sayısız derleme, remix ve albümün ardından aramıza giren 8 yıllık özlemi gidermek üzere İstanbul’a geliyor.
Independent’a verdiği röportajda “Melankolik hisler ayrı bir güzellik barındırıyor” sözlerini dile getiren Trentemøller; 90’ların sonunda indie/rock projelerinde yer almasının ardından electro, trip-hop, dub techno ve post-rock elementleriyle güzel olanın peşine düştüğü çıkış albümü The Last Resort ile dinleyicisini 2006’da selamladı. Gözünü canlı performanslara diken multi-enstümantalist prodüktör, 2007’de ilk canlı grubunu kurarak o günden bu yana İskandinav karanlığını ve cool’luğunu en derin duyguların hissedilmesine müsaade ettiği dünyanın farklı noktalarındaki konserlere taşıyor.
Stüdyo albümleri Into The Great Wide Yonder (2010), Lost (2013), Fixion (2016), Obverse (2019); ve The Trentemøller Chronicles (2007), Reworked/Remixed (2011) Harbour Boat Trips (2009), Late Night Tales (2011), Lost Reworks (2014), Early Worx (2014) ve Harbour Boat Trips 02 (2018) derlemelerini dertsiz başa hülyalı belalar açmak için piyasaya süren Trentemøller, bunların yanı sıra Tricky, Modeselektor, The Dø, Franz Ferdinand, UNKLE, Depeche Mode, Slowdive, jennylee ve Marie Fisker gibi heyecan verici isimlerle remiksler ve ortaklıklar gerçekleştirdi.

Trentemøller
Müzisyen; indie, shoegaze, noise rock, dark new wave, post-punk, electro-pop şeklinde sıralanabilse bile hayata geçirdiği her işle bambaşka bir elektronik güzelleme ortaya koyarak janrlar ötesi bir dünya yaratmaya devam ediyor. Dans pistinden ara ara uzaklaşan ama dijitalin yanında analog tınıların tüyleri diken diken alacakaranlığından kendini asla koparmayan sanatçı; Glastonbury, Melt, Pukkelpop, Lowlands, Roskilde gibi dünyanın önemli sahnelerine konuk oldu. Şimdi kasvetli ve içe dönük ruh hâlinin hakimiyetiyle dream pop, noise rock ve elektronik pop manzarası çizdiği son albümü Memoria (2022) kapsamında Dünya’yı turlamaya hazırlanıyor.
En son 2015 yılında Indigo’da sahne alan Trentemøller ile 13 Ekim Cuma günü yeniden İstanbul’da buluşmak ve Babylon’da müzikal bir tatmin yaşamak için biletler burada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
trip-hop
dub techno
post-rock
Depeche Mode
e
dark new wave
post-punk
electro-pop
Danimarka
İstanbul
Independent
The Last Resort
Lost
Fixion
Obverse
The Trentemøller Chronicles
Harbour Boat Trips
Late Night Tales
Lost Reworks
Harbour Boat Trips 02
Modeselektor
The Dø
Franz Ferdinand
jennylee
Marie Fisker
Glastonbury
Pukkelpop
NEREDE YAYIMLANDI?
Şehri selamlayanlar, selamlayacaklar, duyuru panomuza iliştirdiklerimiz ve dahası.
23 Nis 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.




