Türkiye-İtalya zirvesinin ardından: Hedef 45 milyar dolarlık ticaret hacmi

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İtalya'nın başkenti Roma'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin eş başkanlığında düzenlenen Türkiye-İtalya 4. Hükümetlerarası Zirvesi'nden iki ülke arasındaki işbirliğini güçlendirme mesajı çıktı. Zirvede ticaret, enerji, teknoloji ve savunma gibi farklı sektörleri kapsayan işbirliklerinin geliştirilmesi için atılacak adımlar tartışıldı.
AFP'nin Meloni'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberde karşılıklı ticaret hacminin uzun vadede 45 milyar dolara yükseltilmesine dair hedeflere yer verildi. İtalya ve Türkiye'nin Euro 2032 futbol turnuvasına birlikte ev sahipliği yapması nedeniyle heyetler ayrıca ulaşım, altyapı, uzay ve spor gibi alanlarda işbirliğini güçlendirmeyi de değerlendirdi.
- Bilgi notu: Türkiye, İtalya'nın Avrupa'daki ikinci en büyük ticaret partneri konumunda bulunuyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 32,2 milyar dolar düzeyindeydi.
Kaynak: TÜİK
Orta vadede hedef 35 milyar avro
İtalya merkezli TGCOM24'e göre, İtalya-Türkiye arasındaki ticaret hacmi için orta vadeli hedef 35 milyar avro olarak belirlendi. Gazeteye göre, Türkiye-İtalya arasında enerji alanında da işbirlikleri gündemde. Görüşmelerde TAP üzerinden doğalgaz tedarikinin yanı sıra yenilenebilir enerji ve hidrojen konuları da enerjideki ortak gündem olarak belirlendi.
Türkiye ve İtalya'yı enerjide, özellikle de doğalgazda "stratejik ortaklar" olarak niteleyen İtalya Başbakanı Meloni, "İlişkimiz ekonomik ilişkilerin çok ötesine geçiyor. Avrupa-Akdeniz senaryosunda Atlantik İttifakı çerçevesinde müttefik ülkeleriz" dedi.
İki hükümet arasında uzaydan altyapıya dokuz ayrı alanda ortak mutabakat zaptı bulunuyor. Leonardo ile BayKar arasında yakın zamanda imzalanan drone ortak girişimi, Beko'nun endüstriyel makineleri başta olmak üzere İtalyan tedarik zincirlerine destekleri, İtalya Sace ve Limak Grubu'nun Türkiye ve Afrika'daki altyapı projeleri ve Sparkle ile Turkcell arasındaki ortaklıklar bu anlaşmalar arasında yer alıyor.
- Görüş: BBC Türkçe'ye konuşan İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Fahri Erenel, Roma'daki görüşmelerin hükümetlerarası bir zirvenin ötesinde Avrupa güvenlik mimarisi, Akdeniz güvenliği, Ortadoğu'daki gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşının geleceği açısından da önem taşıdığını söyledi.
Görüşme 17 Nisan olarak belirlenmişti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meloni ile dünkü görüşmesinin 17 Nisan'da yapılması planlanıyordu. Ancak İtalya-Türkiye İş Forumu, Meloni'nin 17 Nisan'da ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmek için Washington'a gitmesi nedeniyle ertelenmişti. Meloni, Trump'ı yeni döneminde ziyaret eden ilk AB lideri olmuştu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




