Gelişen ülkelerin para politikaları nasıl şekillenmeli?

ABD Merkez Bankası'nın sıkılaşmaya gittiği bu dönemde Türkiye ve gelişen ülkeler nasıl bir para politikası izliyor? IMF, hangi konularda uyarıyor?
Gelişen ülkelerin para politikaları nasıl şekillenmeli?

21 Ocak - Zingat - Pareto
Zingat ile birlikte

Emlak, bilgi, güven: Zingat “ Gayrimenkul yatırımı, insanların hayatlarında verilebilecek en önemli finansal kararlardan biri ve belki de en önemlisidir. ” diyen Zingat’a katılıyor ve bugünün bülteninde sizi, hayalinizdeki evi bulma yolculuğunuzda güvenilirliği ve deneyimiyle her an yanınızda yer alacak gayrimenkul sektörünün fark yaratan platformu Zingat’la buluşturuyoruz. Nedir? 2015 yılında faaliyete geçen Zingat , Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar/kiralayanlar, yeni ev arayışında olanlar, bu sektörden profesyonel kazanç sağlayan kişileri doğru, kapsamlı referans bilgilerle aynı çatı altında buluşturan güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu. Neden Zingat? Türkiye’de gayrimenkul alanında oldukça sınırlı veri ve bilgi bulunuyor, bu esnada doğru olmayan bilgiyle de sıkça karşılaşılabiliyor. Zingat, REIDIN gibi dünyanın sadece gelişmekte olan ülkelerine odaklanan, ilk ve en büyük gayrimenkul bilgi platformuyla yaptığı iş birliği ve bünyesinde barındırdığı profesyonel analiz-içerik ekipleriyle gayrimenkulle ilgili her şeye dair doğru ve yararlı bilgiyi sunma gayesiyle çalışıyor. Zingat Bana Ev Bul : Gayrimenkule dair alışkınlarımızı değiştiren Zingat, Bana Ev Bul hizmetiyle ücretsiz ve yenilikçi bir deneyim yaratıyor. Zingat Bana Ev Bul hizmeti, satılık ya da kiralık ev, iş yeri veya arsa arayışlar için bu zorlu süreci akıllı ve hızlı hâle getirerek ev arama yolculuğunuzda tamamen kişiselleştirilmiş bir çözüm sunuyor. Tek yapmanız gereken aradığınız ya da satmak/kiralamak istediğiniz gayrimenkulün detaylarını Zingat’la paylaşmak. Mutluluğa giden gayrimenkulu bulmak üzere bu bağlantı üzerinden Zingat’ı keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Ekonomi politikalarını, döviz kurunu ve enflasyonu dilimizden düşüremediğimiz günlerden geçiyoruz. Ülkedeki çoğu insan finansal istikrarın ve alım gücünün korunduğu, öngörülebilir bir ekonomi hayali kuruyor. Peki bizi bundan ne alıkoyuyor? Makroekonomi politikaları neden istenilen sonucu veremiyor?

Sorun ne?

İlk olarak sorunun net olarak anlaşılması gerekiyor. Çok daha derin bir konu olan yapısal sorunları şimdilik bir kenara bırakırsak, Türkiye’nin son dönemdeki problemini en basit şekilde kurdaki yükselişten beslenen enflasyon olarak özetleyebiliriz. Peki, kur neden yükseliyor? Kurdaki yükselişin iç ve dış nedenleri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Enflasyonun çok altında kalan faiz oranları, sürekli değişen makroekonomik hedeflerle birlikte artan finansal oynaklık ve azalan merkez bankası rezervleri gibi dinamikler iç nedenleri oluşturuyor. Dış nedenler ise her geçen gün etkisini daha fazla hissedeceğimiz değişimleri barındırıyor. Bu değişimler arasında Amerika Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikasına geçişi ve pandemi sonrası normalleşmeyle birlikte dünya genelinde artan enerji ve gıda fiyatları yer alıyor. Türkiye ne yapmalı kısmına geçmeden önce, bizim gibi ülkeler ne yapıyor ya da ne yapmalı sorusunu güncel bir gelişmeyle kısaca özetleyelim.

IMF'in uyarıları

IMF’in geçen hafta pazartesi günü yayımladığı tüm gelişen ekonomilere yönelik bir uyarı bulunuyor. Uyarıda, neredeyse son 40 yılın en hızlı enflasyonu nedeniyle sıkı para politikasına geçiş yapan Fed’in gelişen ülke ekonomilerindeki görünümü belirsiz hale getirdiği vurgulanıyor. Yüksek enflasyon ve kamu borcuyla mücadele eden Brezilya, Rusya ve Güney Afrika gibi gelişen ülkelerin 2021’de faiz artışlarına başladığı hatırlatılıyor. Son olarak IMF, Fed’in hızla sıkılaşmaya devam ettiği senaryoda ABD’de talebin daralabileceğinin ve bu durumun gelişen ülkelerden sermaye çıkışı ve bu ülkelerin para biriminde değer kaybı anlamına gelebileceğinin altını çiziyor.

IMF, uyarısını bir çözüm önerisiyle noktalıyor. Öneride, gelişen ülkelere politika altyapılarını güçlendirme ve finansal kırılganlığı azaltma çağrısında bulunuyor. Enflasyonu kontrol altına almak için sıkılaşan merkez bankalarına, kamu kesimi ile finansal istikrarı sürdürmeye yönelik planlarını açık ve tutarlı bir biçimde paylaşmaları tavsiyesi veriyor. Yüksek miktarda yabancı para cinsinde borca sahip ülkelerin bu durumu kontrol altına almaları gerektiğini ve eğer mümkünse hedge yoluna başvurmaları gerektiğinin altını çiziyor. Özetle IMF, Fed sıkılaştığı için gelişen ülkelere bir ton tavsiyede bulunuyor. Bu tavsiyeler özetle faiz artışıyla birlikte fiyat istikrarını ve sağlıklı bir borç yapısını sağlamak için gereken adımları içinde barındırıyor.

Türkiye ne yapmalı?

Yorum yaparken öncelikle geleneksel para politikalarına göre “Türkiye ne yapmalı?” sorusunu tartışmak faydalı olabilir. Ekonomistler ve akademisyenlerin sürekli olarak merkez bankasına faiz artışı çağrısında bulunmasının bir nedeni bulunuyor. Bu çağrının arkasındaki temel mantık, merkez bankasının alacağı faiz artışı kararıyla enflasyonun baskılanabileceği beklentisi. En basit anlatımla, merkez bankasının faiz artışıyla birlikte ülkedeki borçlanma maliyetleri yükselir; tüketiciler artan maliyetler nedeniyle borçlanarak harcama yapmaktan çekinir ve getirisi yükselmeye başlayan birikime yönelir. Tüketici alışkanlığındaki bu değişim harcamaların azalmasına neden olur, ısınan ekonominin yavaşlamasını ve enflasyonun güç kaybetmesini sağlar. Faiz artışı, aynı zamanda dolaylı yollardan da ekonomiye etki eder. Enflasyonun üzerinde bir faiz oranıyla yatırımcılara reel getiri sunmak, o ülkenin para birimine olan talebi artırır, kurda ayarlama yapılmasına olanak sağlar. Biraz daha ileri gidersek; etkin para politikasıyla kurda ve makroekonomik göstergelerde öngörülebilirliğin sağlanması yabancı yatırımcıya güven verir, ülkeye sermaye girişinin daha da güç kazanmasını sağlar.

Peki, neden yapmıyoruz? 

Türkiye, uzun yıllar yüksek faizle çözüme kavuşmadığı düşünülen sorunları şu anda geleneksel olmayan para politikalarıyla çözmeye çalışıyor. Aslında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kasım 2021'de yaptığı açıklamada geleneksel politikanın dışına çıkılma nedenini açıkça belirtti. “Artan faizle birlikte yüksek faiz kazancı için kısa vadeli olarak ülkeye giren küresel fonlar var. Bu sıcak para, döviz kurunu geçici olarak düşürebilir ama bu ideal olan değildir,” diyen Erdoğan, “Yüksek faiz vererek sıcak para çekme politikasını elimizin tersiyle itiyoruz. Düşük faizle yatırımı ve ihracatı destekleyeceğiz,” diye de ekledi. İhracata dayalı büyüme modeline sahip olan Türkiye’de bu politika, başarıya ulaşacak mı? İşte, bunu zaman gösterecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🏦 Merkez Bankası'nın müdahale geçmişi

TCMB dövize neden ve nasıl müdahale ediyor? ABD Merkez Bankası'nın sıkılaşmaya gittiği bu dönemde Türkiye ve gelişen ülkeler nasıl bir para politikası izliyor? IMF, hangi konularda uyarıyor?

21 Oca 2022

Zingat ile birlikte
İllüstrasyon: James Ferguson / Financial Times

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Pelin Cengiz

·

16 Eyl 2026

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi
ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?