

Migros güvencesi her yerde: Migros Sanal Market Pratik, güvenilir, müşteri odaklı: Migros Sanal Market 70 yıllık tecrübesini online alışveriş konforuyla buluşturan Migros , online market uygulaması Migros Sanal Market ’le tüm Migros ürünlerini tek tuşla müşterileriyle buluşturuyor. Nedir? Migros mağazalarında bulunan 40 bin çeşit ürünün 81 ilden ve 7/24 sipariş edilebildiği Migros Sanal Market , kullanım kolaylığı ve sunduğu güvenilir müşteri deneyimiyle market alışverişini kolaylaştırıyor. Neler var? Siparişleri özel soğutucu araçlarla ulaştıran Migros Sanal Market, Migros ürünlerinin tazeliğini ve kalitesini üstün donanımlı araçlarıyla koruyor. Sipariş notlarıyla alışveriş deneyiminin kişiselleştirebildiği Migros Sanal Market, online alışveriş deneyimini fiziksel deneyime yaklaştırarak müşterilere diledikleri kalitede ve biçimde ürünlere ulaşma şansı sunuyor. Alışverişlerini önceden planlayabilen müşteriler, siparişlerini ister sipariş verilen andan itibaren 45 dakika içinde ister planladıkları tarih ve saatte teslim alıyor. Siz de Migros Sanal Market ’ten kolayca sipariş vermek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) internet sitesinde yer alan 16 Haziran 2023 tarihli, Yürüyen ölülerin yükselişi: Dünyadaki zombi firmalar başlıklı makalede zombi firmalar hakkında yeni bir veri seti yayınlandı.
Nedir? Zombi şirket kavramı, borcunu ödemek için yeterli para kazanamayan ancak bir şekilde desteklerle hayatta kalmaya devam eden şirketler için kullanılıyor.
- IMF raporuna göre düşük kâr etmelerine rağmen yüksek kredi veya destek alabildiği için ayakta duran şirketler, aynı zamanda sağlıklı işleyen şirketler için de ciddi bir tehdit oluşturuyor.
- Salgın döneminde mali yapıları iyice bozulan ve kağıt üzerinde yaşayan şirketlere verilen krediler zombi şirketlerin payını son yıllarda artırdı. Şirketler dünya genelinde ‘zombi’ haline geldikten sonra en fazla dört yıl yaşayabiliyorlar. Bu sürenin sonunda da o güne kadar aldıkları desteklerle ya bu kategoriden kurtuluyorlar ya da batıyorlar. Raporda, bankaların daha güçlü olduğu ve daha sıkı makro ihtiyati politikaların uygulandığı ülkelerde zombi şirketlerin ekonomiyi tıkayıcı etkisinin azaldığı vurgulandı.
Türkiye: Rapora göre Türkiye, şirketler arasında zombi şirket oranının %13'ü geçmesiyle dünyada en yüksek zombi şirket oranına sahip ülke oldu. Türkiye, halka açık olan şirketler arasında zombi şirket oranında ise dünyada 21'inci sırada yer aldı. Halka açık Türk şirketler arasında ‘zombi’ oran %8’in üzerine çıkmış durumda.
- Türkiye’nin ardından Endonezya, Romanya ve Rusya geldi. Halka açık şirketler ele alındığında ise Türkiye’nin 21’inci en çok zombi şirket payına sahip ülke olduğu görüldü. Halka açık şirketlerle yapılan hesaplamada en çok zombi şirket oranına sahip ülke Ürdün olurken onu Güney Kıbrıs ve Yunanistan izledi.
Çıktılar: 2016-2019 yılları arasında zombileşmede yaşanan geçici düşüşün ardından, Covid-19 salgını sırasında yükseliş eğiliminin yeniden başladığı görülüyor.
- Zombileşme oranları ülkeler ve sektörler arasında büyük farklılıklar gösterirken, ülkelerin gelişmişlik seviyeleri konu bazında bir kriter değil. Sektörel farklılıklar tarafında, dayanıklı mallar üreten ve varlık fiyatlarındaki patlama ve talepteki büyük dalgalanmalara daha fazla maruz kalan gayrimenkul, enerji ve ihtiyari tüketici gibi sektörler arasında daha fazla zombileşme olduğu görülüyor. Bu, ticarete konu olmayan sektörlerin mali açıdan daha kırılgan ve daha az üretken olduğuna ve daha zayıf büyüme fırsatlarına işaret ediyor.
- Daha fazla sayıda zombi firmanın bulunduğu endüstrilerdeki zombi olmayanlar piyasadan daha hızlı çıkma eğiliminde ve giriş oranları daha düşük. Bu tıkanıklık etkileri oldukça kalıcı, bu da zombi firmaların ekonomi üzerinde uzun bir gölge oluşturabileceğini gösteriyor.
- Daha yüksek düzenleyici sermaye tamponlarına veya daha düşük batık kredilere, daha sıkı makro ihtiyati politikalara veya bankaların bilançolarını vitrine koymalarını en aza indiren politikalara sahip ülkelerin tipik olarak daha düşük zombi şirket oranları bulunduğu görülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Sermaye Piyasası Kurulu; bir şirketin tahsilli, bir şirketin bedelli ve dört şirketin bedelsiz sermaye artırım başvurusunu onayladı
26 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



