

Çok yakında: GRİ "Yatırımda Fırsat Eşitliği ve Çeşitliliği Sağlamak" 18 Ekim'de Belirsizlikler ve bilgi kirliliğiyle yoğun olarak karşılaştığımız bu dönemde, üstelik tüm yatırım araçlarına erişimimiz de yokken, elimizdekinin değerini korumaya çalışmak herkes için stres yaratabiliyor. Bu stresin farkında olan ve çözüm getirmek isteyen yeni bir isim var: GRİ . Dikkat dikkat: Yatırım stratejisini doğru kurgulamaktan uygun yatırımı nasıl belirleyebileceğinize kadar pek çok konu “Yatırımda Fırsat Eşitliği ve Çeşitliliği Sağlamak” webinar’ında Harvard Business Review ile birlikte GRİ sponsorluğunda konuşulacak. Yatırım okuryazarlığını artırmak ve fırsat eşitliği ilkesiyle herkesi birer yatırımcıya dönüştürmek üzere yola çıkan GRİ , 300’den fazla yatırım fonunu GRİ Fon Pazarı ’nda bir arada sunuyor. Doğru yatırımın kendini tanımaktan geçtiğine inanan GRİ , küresel öğretilerinden yola çıkan bir Davranışsal Yatırımcı Analizi geliştirdi. Geliştirdiği karşılaştırmalı analizle enflasyondan emlak fiyatlarına, dövizden borsa endeksine kadar tek tıkla karşılaştırma yapabilme imkânı tanıyor. GRİ mobil uygulaması ve GRİ Port YouTube kanalında, kendi yatırım yolculuğunuza katkı sağlayacak en güncel konular, en anlaşılır hâlde sunmaya hazırlanıyor. Düzenli olarak paylaşılacak videoları takip etmek de fayda var. Yatırımı çeşitlendirme ve paranızı doğru yönetme tüyolarına kulak vermek için 18 Ekim Salı günü saat 14.00’de bu bağlantıya davetlisiniz. Aynı gün GRİ mobil uygulamasını indirebileceğinizi de hatırlatmak isteriz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ÜFE beklentilerin hafif üzerinde…
ABD'de üretici fiyat endeksi (ÜFE), eylül ayında aylık bazda %0,4 artışla yıllık bazda %8,5 seviyesine gerileyerek endeksin piyasa beklentisi olan %8,4'ün üzerinde gerçekleşti.
Çekirdek ÜFE’de yıllık artış beklentilerin hafif altında, yıllık bazda %7,2 olmasına karşın ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek toplantısında 75 baz puanlık yeni bir artırımın geleceği beklentisini güçlendiriyor.
Yarın açıklanacak TÜFE verisi ise önümüzdeki faiz artırımının ana belirleyicisi olacak. Ülkede manşet enflasyonun yıllık bazda %8,1’e gerilemesi bekleniyor.
…ve tutanaklar
Fed’in 21 Eylül tarihinde sona eren ve politika faizinin üçüncü kez üst üste 75 baz puan artırıldığı Federal Open Market Committee (FOMC) toplantısının tutanakları da dün gece yayımlandı. Tutanaklarda ana mesaj enflasyonun tahmin edilenden daha yavaş gevşediği ve parasal sıkı duruşun devam etmesi gerektiği yönünde.
Detaylarda neler var?
Tutanaklarda, komite üyelerinin çoğunun enflasyonu kontrol altına almamanın maliyetinin daha yüksek olacağı kanısında olduğu görülüyor. Diğer bir ifadeyle, komite enflasyonu düşürmek için bedel ödemeye (ekonomik yavaşlama) hazır durumda. Bu da faiz artırımlarında geç kaldığı eleştirilerine maruz kalan kurumun bu sefer çekingen davranmayacağı yaklaşımını destekliyor. Tutanaklardaki “yetkililer, Fed'in fiyat istikrar ve maksimum istihdam hedeflerini başarmak için Komitenin daha sıkı bir politika duruşuna geçmesi ve ardından bu duruşu sürdürmesi gerektiği kararına vardı" ifadesi de bu görüşü teyit ediyor.
Diğer yandan faiz artırımı hızının yeniden değerlendirilmeye başlanması gerektiğini ifade eden üyelerin varlığı da tutanaklara geçmiş durumda. Buradan (zaten fiyatlanmaya başlanan) “daha yavaş artırım” patikasına yumuşak geçişin ilk sinyallerini görüyoruz.
Sonuç olarak, tutanaklarda bir sürpriz söz konusu değil ancak detaylar politika setinin yakın vadede nasıl evrileceğine dair ipuçları barındırıyor.
Neyi beklemeliyiz?
2 Kasım tarihinde sona erecek olan FOMC toplantısında 75 baz puanlık yeni bir artırım gelmesi halen en güçlü (ve hatta neredeyse kesin) senaryo. İstihdam piyasası, ÜFE veriler ve komite üyelerinin kısa vadeli görünüme dair görüşleri de bu beklentiyi destekliyor. Yarın gece açıklanacak olan TÜFE verilerinde aşağı yönlü bir sürpriz yaşanmaması durumunda da bu görünümde bir değişim olmayacaktır.
Aralık toplantısı ise yaklaşık 6 haftalık bir boşluğun ardından gerçekleştirilecek. Tutanaklardaki detaylar ve cılız da olsa yükselen soru işaretleri, önümüzdeki ay son 75 baz puanlık artışı göreceğimize işaret ediyor. Sonrasında ise verilere bağlı olarak 50’şer baz puanlık bir ya da iki artırımla “bekle ve gör” süreci başlayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de sanayi üretimi son yılların en yavaş büyümesini yaşadı, ciro endeksi tırmanışa geçti, Fed tutanakları yayımlandı.
13 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.



