Uzayda fermente edilen miso geleceğin lezzeti mi?


‘Hayvanların Yaşamı’ Salt Beyoğlu’nda
“Hayvanların Yaşamı” sergisi, insan ve hayvan arasındaki tarihsel ilişkinin ortak varoluştan tahakküme evrilen boyutlarını inceliyor. Adını Güney Afrikalı yazar J.
Daha fazlasını öğren →
Fermente gıdaların uzayda nasıl değiştiğini gözlemlemek isteyen bilim insanları Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) miso gönderdi. Uzay koşullarının miso’nun tat, doku ve mikrobiyal yapısı üzerindeki etkisi mercek altına alındı.
Uzayda fermente edilen miso Dünya’daki örneklerine kıyasla daha koyu bir renge; fındıksı ve kavrulmuş bir aromaya sahip. Bu tat farkı yüksek sıcaklıkların etkisiyle oluşan ve pirazin adı verilen aromatik bileşiklerin artmasıyla ilişkilendirildi. Böylece uzayda oluşan çevresel faktörlerin sadece gıdanın yapısını değil, duyusal özelliklerini de etkilediği görüldü.
Miso nedir, nereden geliyor? Miso bin yılı aşkın geçmişe sahip fermente bir soya fasulyesi ezmesi. Miso’nun kökeni Çin’e dayansa da Japonya'da da yaklaşık 1.300 yıldır tüketiliyor ve zamanla mutfağın vazgeçilmezlerinden biri hâline gelmiş. Japonya’da 8.-12. yüzyıllar arasındaki Heian döneminden bu yana kullanılan bu ürün geleneksel olarak haşlanmış soya fasulyesi, tuz ve koji adı verilen, genellikle pirinç ya da arpa üzerinde yetiştirilen Aspergillus oryzae mantarının kullanıldığı bir fermantasyon metoduyla hazırlanıyor.
- Aylarca hatta yıllarca sürebilen bu fermantasyon sürecinin sonunda miso, zengin umami tadıyla tanınan koyu renkli ve yoğun aromalı bir macuna dönüşüyor. Miso’nun rengi ve tadı fermantasyon süresine ve kullanılan hammaddelere göre değişiyor: Beyaz (şiro), kırmızı (aka) ve karışık (awase) gibi çeşitli türleri bulunuyor. Beyaz miso lezzet olarak daha hafif, kırmızı miso ise daha yoğun ve tuzlu.
Bakteriler uzayda farklı davranıyor: Deney sürecinde misolar ISS, Cambridge ve Kopenhag’da eşzamanlı olarak fermente edildi. ISS’deki örnekler çevresel sensörlerle izlenirken, Kopenhag’daki miso kontrol grubu olarak kullanıldı. 30 gün sonra analiz edilen misolar arasında uzayda fermente edilenin mikrobiyal çeşitliliğinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu bulgular bakterilerin uzay ortamına nasıl adapte olabildiğine dair önemli ipuçları sundu.
Uzay mutfaklarına doğru yeni bir adım: MIT’den Maggie Coblentz, Dünya’dan başka ortamlara canlı organizmalar götürülen bu tür deneylerin etik sınırları sorguladığını belirtiyor. Gıda bilimci Joshua Evans ise bu çalışmanın uzun vadeli uzay görevlerinde astronotların yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, uzayda yeni kültürel ve mutfak anlatılarına kapı aralayabileceğini söylüyor. Belki de yakın gelecekte uzayda hazırlanan yiyeceklerin lezzeti Dünya’dakileri gölgede bırakacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çağdaş Japon robatayaki mutfağının öncüsü Roka, yeni mekanını 21 Mayıs'ta Bodrum’da açıyor. Balparmak, İtalyan Arı Bilimci Raffaele Dall’Olio ile Türkiye’nin ballarının tadım haritasını oluşturuyor.
07 May 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




