Uzayda fermente edilen miso geleceğin lezzeti mi?


‘Hayvanların Yaşamı’ Salt Beyoğlu’nda “Hayvanların Yaşamı” sergisi, insan ve hayvan arasındaki tarihsel ilişkinin ortak varoluştan tahakküme evrilen boyutlarını inceliyor. Adını Güney Afrikalı yazar J. M. Coetzee’nin romanından alan sergide, 2023 yılında hayatını kaybeden Almanya-Irak kökenli aktivist sanatçı Lin May Saeed’in hayvanlara yönelik zorbalıkları hicvettiği işleri, Türkiye ve çeşitli coğrafyalardan sanatçıların yapıtlarıyla bir araya geliyor. Hayvanların Yaşamı, 16 Nisan - 10 Ağustos 2025 tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda ziyaretçilerini bekliyor. Neler var? Sergide; hayvanların işitsel dünyası ve türler arası iletişime dair sanatsal ve bilimsel bakışla yaklaşan eserler, David Maroto’nun, Çatalhöyük’ten esinlendiği, insan-doğa ilişkilerini sorgulayan duvar resmi, hayvanların özgürleşmesi ve ekolojik sorumluluk gibi temaların öne çıktığı hareketli görüntü, resim ve enstalasyonlar, 1910’da 80 binden fazla sokak köpeğinin Sivriada’ya sürgün edilmesi ve İstanbul’daki köpek yaşamını mercek altında alan “İhtimam ile Şiddet Arasında: İstanbul’un Köpekleri” adlı arşiv projesi yer alıyor. Hayvanların Yaşamı sergisi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan erişebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Fermente gıdaların uzayda nasıl değiştiğini gözlemlemek isteyen bilim insanları Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) miso gönderdi. Uzay koşullarının miso’nun tat, doku ve mikrobiyal yapısı üzerindeki etkisi mercek altına alındı.
Uzayda fermente edilen miso Dünya’daki örneklerine kıyasla daha koyu bir renge; fındıksı ve kavrulmuş bir aromaya sahip. Bu tat farkı yüksek sıcaklıkların etkisiyle oluşan ve pirazin adı verilen aromatik bileşiklerin artmasıyla ilişkilendirildi. Böylece uzayda oluşan çevresel faktörlerin sadece gıdanın yapısını değil, duyusal özelliklerini de etkilediği görüldü.
Miso nedir, nereden geliyor? Miso bin yılı aşkın geçmişe sahip fermente bir soya fasulyesi ezmesi. Miso’nun kökeni Çin’e dayansa da Japonya'da da yaklaşık 1.300 yıldır tüketiliyor ve zamanla mutfağın vazgeçilmezlerinden biri hâline gelmiş. Japonya’da 8.-12. yüzyıllar arasındaki Heian döneminden bu yana kullanılan bu ürün geleneksel olarak haşlanmış soya fasulyesi, tuz ve koji adı verilen, genellikle pirinç ya da arpa üzerinde yetiştirilen Aspergillus oryzae mantarının kullanıldığı bir fermantasyon metoduyla hazırlanıyor.
- Aylarca hatta yıllarca sürebilen bu fermantasyon sürecinin sonunda miso, zengin umami tadıyla tanınan koyu renkli ve yoğun aromalı bir macuna dönüşüyor. Miso’nun rengi ve tadı fermantasyon süresine ve kullanılan hammaddelere göre değişiyor: Beyaz (şiro), kırmızı (aka) ve karışık (awase) gibi çeşitli türleri bulunuyor. Beyaz miso lezzet olarak daha hafif, kırmızı miso ise daha yoğun ve tuzlu.
Bakteriler uzayda farklı davranıyor: Deney sürecinde misolar ISS, Cambridge ve Kopenhag’da eşzamanlı olarak fermente edildi. ISS’deki örnekler çevresel sensörlerle izlenirken, Kopenhag’daki miso kontrol grubu olarak kullanıldı. 30 gün sonra analiz edilen misolar arasında uzayda fermente edilenin mikrobiyal çeşitliliğinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu bulgular bakterilerin uzay ortamına nasıl adapte olabildiğine dair önemli ipuçları sundu.
Uzay mutfaklarına doğru yeni bir adım: MIT’den Maggie Coblentz, Dünya’dan başka ortamlara canlı organizmalar götürülen bu tür deneylerin etik sınırları sorguladığını belirtiyor. Gıda bilimci Joshua Evans ise bu çalışmanın uzun vadeli uzay görevlerinde astronotların yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, uzayda yeni kültürel ve mutfak anlatılarına kapı aralayabileceğini söylüyor. Belki de yakın gelecekte uzayda hazırlanan yiyeceklerin lezzeti Dünya’dakileri gölgede bırakacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çağdaş Japon robatayaki mutfağının öncüsü Roka, yeni mekanını 21 Mayıs'ta Bodrum’da açıyor. Balparmak, İtalyan Arı Bilimci Raffaele Dall’Olio ile Türkiye’nin ballarının tadım haritasını oluşturuyor.
07 May 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




