

Bugünkü Exante yayını Yatırım Finansman ile birlikte ulaştı.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içi piyasalar
Cuma günü açıklanacak olan Ocak ayı Sanayi Üretimi ve İş Gücü İstatistikleri haftalık yurtiçi ekonomi takviminde yer alan en önemli veriler konumunda. Sanayi Üretiminin, Ocak’ta, aylık bazda %2,1 ve yıllık bazda %3,5 oranlarında arttığını tahmin ediyoruz (arındırılmamış: +%4,1 y/y).
Hazine’nin hafta başındaki ihraçlarına ek olarak (Pazartesi: 9 Ay Vadeli Hazine Bonusu; 10 Yıl Vadeli Sabit Kuponlu Devlet Tahvili; Salı: 5 Yıl Vadeli Sabit Kuponlu Devlet Tahvili ve 10 Yıl Vadeli Kira Sertifikası); Pazartesi günü Şubat ayı Reel Efektif Döviz Kuru; Salı günü Hazine Nakit Dengesi; Çarşamba günü Hazine Yurtiçi Borç İstatistikleri; Perşembe günü Haftalık Para, Banka, Menkul Kıymet ve Rezerv İstatistikleri yurtiçi takvimde öne çıkan diğer başlıklar olarak sıralanabilir.
Ayrıca, payları Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin 4Ç22 dönemi finansal sonuçlarının izlenmeye devam edeceğini de not edelim. Söz konusu süreç solo finansal sonuçlar 1 Mart itibariyle tamamlanmış olmakla birlikte, konsolide sonuçlar 13 Mart’a kadar sürecek.
Yurt dışı piyasalar
Küresel tarafta ise ABD’de Cuma günü yayınlanacak olan Şubat ayı İstihdam Raporu haftanın en kritik verisi konumunda. 21-22 Mart’taki Fed toplantısı öncesinde açıklanacak son İstihdam Raporu olması ve bir önceki verinin beklentilerin çok üzerinde gerçekleşmiş olması bu haftaki raporun önemini artırmakta. Şubat ayında Tarım Dışı İstihdamın 215 bin kişi artması, işsizlik oranının %3,4 seviyesinde yatay kalması ve ortalama saatlik kazançların bir önceki ay olduğu gibi aylık bazda %0,3 artışla yıllık bazda %4,4’ten %4,7’ye yükselmesi beklenmekte. Ocak’tan sonra, Şubat İstihdam Raporu’nun da beklentileri aşması durumunda Fed faizlerinin beklenenden daha fazla artabileceği ve/veya daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceğine dair endişeler artarak küresel risk iştahı üzerinde ilâve olumsuz etkiye neden olabilir.
Pazartesi günü ABD Fabrika Siparişleri ve Euro Bölgesi Perakende Satışlar; Salı günü Almanya Fabrika Siparişleri, İngiltere Konut Fiyat Endeksi ve Çin Dış Ticaret İstatistikleri; Çarşamba günü ABD Özel Sektör İstihdamı ve Euro Bölgesi Sanayi Üretimi; Perşembe günü Çin Enflasyon ve Japonya Büyüme; Cuma günü Almanya TÜFE ve İngiltere Büyüme ile Japonya Merkez Bankası toplantısı hafta boyunca küresel piyasaların izleyeceği önemli başlıklar olarak sıralanabilir.
Euro Bölgesi’nde 4Ç22 dönemi büyümesinin çeyreklik bazda değişim göstermeyerek yıllık bazda +%1,9 olarak açıklanması; Japonya’da 4Ç22 dönemi büyümesinin çeyreklik bazda +%0,2 ve yıllık bazda +%0,8 olması; Çin’de TÜFE’nin yıllık bazda %2,1’den %1,9’a ve ÜFE’nin yıllık bazda - %0,8’den -%1,3’e gerilemesi; Almanya’da AB uyumlu TÜFE’nin öncü verilerde olduğu gibi %9,3 olarak açıklanması; Japonya Merkez Bankası’nın herhangi bir değişikliğe gitmemesi beklenmekte.
Ayrıca, bu yazının hazırlanması sonrasında haftasonu Çin’de gerçekleşecek olan Komünist Parti Kongresinden başta büyüme olmak üzere genel ekonomik görünüme ilişkin gelecek mesajlar da hafta başında önemli olacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK enflasyonu %55 olarak açıkladı. BAE, Türkiye ile 100 bin kişi istihdam edecek yatırım anlaşmasına imza attı. TCMB, ocak ayının en çok altın alan merkez bankası oldu.
06 Mar 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.

Finans tarihinin en büyük ve en uzun süre devam eden Ponzi dolandırıcılıklarından biri olan Bernie Madoff olayı, Türkiye’deki fon krizini anlamak açısından iyi bir örnek. Birebir örtüşmeyen yanları olduğu için “Ponzi benzeri geri besleme döngüsü” olarak nitelendirilebilecek bu krizde oluşan devasa zararı devletin karşılayıp karşılamayacağı merak ediliyor. Madoff krizinde yatırımcıların zararlarının nasıl telafi edildiği bu açıdan önemli yöntemler içeriyor.

Bu hafta önceliklere kıyasla daha sakin bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri, tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksi öne çıkarken, yurt dışında öncü PMI verileri ile ABD-Çin liderler görüşmesi ön planda.
21 Eyl 2026

Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.



