Yeni ekonomi modeline dair çelişkiler


Emlak, bilgi, güven: Zingat
“ Gayrimenkul yatırımı, insanların hayatlarında verilebilecek en önemli finansal kararlardan biri ve belki de en önemlisidir. ” diyen Zingat’a katılıyor ve bugünün bülteninde sizi, hayalinizdeki evi bulma yolculuğunuzda güvenilirliği ve…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 20 Ocak’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini, %14’te sabit tuttu. Açıklama metninde, "Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir," ifadelerine yer verildi.
Aslında toplantıdan günler önce Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Merkez Bankası’nın nasıl karar alacağını bilmiyorum. Benim görüşüm ocak, şubat ve mart aylarını görmemiz lazım,” diyerek kararın sinyalini vermişti. Yeni karar, sürpriz olmasa da gelecek politikaları öngörmenin zorluğunu bir kez daha ortaya koydu. Zira hükümetin uzunca bir süredir benimsemiş olduğu “Faiz sebep enflasyon neticedir,” görüşüyle çelişiyor. Son PPK toplantısında yapılan açıklamalar, bu görüşle tutarlı olsa da faiz indirimi yapılmaması bir kez daha kafaları karıştırdı.
Bir adım geriden: Faiz indirimi ve yeni ekonomik model
TCMB, yeni ekonomi politikası kapsamında Eylül 2021’den bu yana gerçekleştirilen 4 PPK toplantısında arka arkaya alınan kararlarla politika faizini %19'dan %14'e indirmişti. Faiz indirimlerinin etkisiyle Aralık 2021’de yıllık enflasyon, %36,08 ile son 19 yılın rekor seviyesine ulaştı. Dolar kuru ise üç ayda 8,63’ten 18’e çıktı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, “...kurları kontrol etmekten vazgeçilen ve değersiz Türk Lirası’nın yaratacağı rekabet gücünü kullanarak dış ticaret ve dolayısıyla cari dengeyi sağlamayı...” hedefleyen bu politikaya Aralık 2021’de “Türkiye Ekonomi Modeli” adını verdi. Bu modele göre TL’nin değer kaybetmesiyle ihracat artarken ithalat azalacak; dolayısıyla cari denge sağlanacaktı.
Bakan Nebati, yeni ekonomik model ile amaçlananları şöyle özetliyor:
“Dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme, selektif kredi politikası, yatırım ortamının iyileştirilmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesi, büyüme kompozisyonunun dış talep ağırlıklı olarak iyileştirilmesi."
“Yeni finansal alternatif”
Yeni modelin en büyük dayanaklarından olan düşük faiz politikasıyla, yatırımların teşvik edilmesi ve büyüme hızının artması amaçlanıyor. Geçen ay, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından döviz kurlarını kontrol etmek için “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” aracının piyasaya sürülmesi ise modelin geçerliliğini sorgulatıyor. Birçok ekonomist, bu enstrümanı “örtük faiz artışı” olarak değerlendirirken son PPK toplantısında faiz indiriminden vazgeçilmesi de ekonomi politikasında kırılma iddialarını kuvvetlendiriyor.
“Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” enstrümanı hakkındaki bazı görüşler şöyle:
- Harvard Üniversitesi’nden ekonomist Dani Rodrik, bu enstrümanın “Faiz sebep, enflasyon neticedir” görüşüyle tutarlı olduğunu belirterek “Eğer enflasyon beklentileri (ve dolayısıyla artan kur) ekonomideki temel makro dengesizliklerden kaynaklanıyorsa bu karar olsa olsa ancak günü kurtarır,” diyor. Bunu yavaş da olsa kurun artacak olmasına dayandıran Rodrik, faizlerin artmadığı durumda kur farkının devletin yükü haline geleceğini belirtiyor.
- BlueBay Varlık Yönetimi'nden Timothy Ash’e göre, bu enstrüman ekonomik problemleri çözmediği gibi, dolarizasyon problemini özel sektör yerine kamunun üstlenmesine sebep oluyor.
- Finansal analist ve bağımsız enflasyon hesaplama araştırma grubu ENAG üyesi Mehmet Çağdaş İşim, bu enstrümanın geçmişte uygulanan "dövize çevrilebilir mevduat" ile aynı olduğunu ve geçmiş uygulamanın "yüksek enflasyon, tüplerin karneyle dağıtılması ve ekmek kuyruklarına yol açtığını" belirtiyor.
Bekleyişin olası sebepleri
Prof. Dr. Selva Demiralp’e göre TCMB’nin beklemesinin bir sebebi, bu süreç içerisinde faiz indirimlerinin kur üzerinde yarattığı baskıları gözlemlemek ve o baskıyı faiz dışı enstrümanlarla bertaraf edip edemeyeceğini değerlendirmek olabilir. Zira yeni politika metninde yer alan "TCMB'nin tüm politika araçlarında TL'yi öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir," ifadesi bu görüşü destekliyor. Demiralp, ayrıca problemin esas kaynağı olan enflasyonla mücadele etmeksizin TL’den kaçışı engellemeye çalışmanın sürdürülebilir olmayıp enflasyonist riskler taşıdığının altını çiziyor.
Bu bekleyişin arkasındaki bir diğer sebep ise yönetimin benimsenen “heteredoks” ekonomi anlayışının sonuçlarına dair şüphelerinin olması; dolayısıyla emin olana kadar bu denenmemiş görüşün etkilerini incelemeyi amaçlaması olabilir. Demiralp’e göre Ocak ayının politika metninde heteredoks görüşe direkt bir atıfta bulunulmamasının altında bu sebep yatıyor.
Faizin sabit tutulması nasıl bir etki yaratacak?
Borsa İstanbul'un eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, faizi sabit tutma kararının birinci etkisinin anlık piyasa tepkisi olduğunun altını çiziyor. Piyasadaki fiyatların talep ve arzın marjinal kısmıyla oluştuğunu hatırlatan Turhan, piyasadaki katılımcıların düşük bir olasılıkla da olsa bir faiz indirimini fiyatladıkları durumda etkinin olumlu olacağını söylüyor. Bu senaryoda, “kur üzerinde anlık ve hafif de olsa aşağı yönlü hareket” gözlemleneceğini belirtiyor.
Turhan’a göre, enflasyonun %50’nin üzerine çıkacağına dair güçlü beklentiler, dolayısıyla reel politika faizi, “muazzam ölçüde eksi tarafta” olacağından orta ve uzun vadede bu karar etkisiz olacak. Son olarak, “olağan koşullarda Merkez Bankası politika faizinin finansal piyasalarda gösterge niteliği taşıması ve diğer faizleri etkilemesi” gerektiğini söyleyen Turhan, TCMB politika faizinin bu işlevi yitirdiğinin altını çiziyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ayvansaray Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Emre Alkin ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ceyhun Elgin, 2022 Türkiye ekonomisini değerlendirdi.
28 Oca 2022

YAZARLAR

Özlem Toplar
Yazar - Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




