Yeni ekonomi modeline dair çelişkiler

"Yeni Ekonomi Modeli" neyi amaçlıyor? Değersiz Türk Lirası’nın yaratacağı rekabet gücü kullanılarak dış ticaret güçlenebilir ve cari denge sağlanabilir mi?
Yeni ekonomi modeline dair çelişkiler

28 Ocak - Zingat - Pareto
Zingat ile birlikte

Emlak, bilgi, güven: Zingat “ Gayrimenkul yatırımı, insanların hayatlarında verilebilecek en önemli finansal kararlardan biri ve belki de en önemlisidir. ” diyen Zingat’a katılıyor ve bugünün bülteninde sizi, hayalinizdeki evi bulma yolculuğunuzda güvenilirliği ve deneyimiyle her an yanınızda yer alacak gayrimenkul sektörünün fark yaratan platformu Zingat’la buluşturuyoruz. Nedir? 2015 yılında faaliyete geçen Zingat , Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar/kiralayanlar, yeni ev arayışında olanlar, bu sektörden profesyonel kazanç sağlayan kişileri doğru, kapsamlı referans bilgilerle aynı çatı altında buluşturan güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu. Neden Zingat? Türkiye’de gayrimenkul alanında oldukça sınırlı veri ve bilgi bulunuyor, bu esnada doğru olmayan bilgiyle de sıkça karşılaşılabiliyor. Zingat, REIDIN gibi dünyanın sadece gelişmekte olan ülkelerine odaklanan, ilk ve en büyük gayrimenkul bilgi platformuyla yaptığı iş birliği ve bünyesinde barındırdığı profesyonel analiz-içerik ekipleriyle gayrimenkulle ilgili her şeye dair doğru ve yararlı bilgiyi sunma gayesiyle çalışıyor. Zingat Bana Ev Bul : Gayrimenkule dair alışkınlarımızı değiştiren Zingat, Bana Ev Bul hizmetiyle ücretsiz ve yenilikçi bir deneyim yaratıyor. Zingat Bana Ev Bul hizmeti, satılık ya da kiralık ev, iş yeri veya arsa arayışlar için bu zorlu süreci akıllı ve hızlı hâle getirerek ev arama yolculuğunuzda tamamen kişiselleştirilmiş bir çözüm sunuyor. Tek yapmanız gereken aradığınız ya da satmak/kiralamak istediğiniz gayrimenkulün detaylarını Zingat’la paylaşmak. Mutluluğa giden gayrimenkulu bulmak üzere bu bağlantı üzerinden Zingat’ı keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 20 Ocak’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini, %14’te sabit tuttu. Açıklama metninde, "Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir," ifadelerine yer verildi.

Aslında toplantıdan günler önce Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Merkez Bankası’nın nasıl karar alacağını bilmiyorum. Benim görüşüm ocak, şubat ve mart aylarını görmemiz lazım,” diyerek kararın sinyalini vermişti. Yeni karar, sürpriz olmasa da gelecek politikaları öngörmenin zorluğunu bir kez daha ortaya koydu. Zira hükümetin uzunca bir süredir benimsemiş olduğu “Faiz sebep enflasyon neticedir,” görüşüyle çelişiyor. Son PPK toplantısında yapılan açıklamalar, bu görüşle tutarlı olsa da faiz indirimi yapılmaması bir kez daha kafaları karıştırdı. 

Bir adım geriden: Faiz indirimi ve yeni ekonomik model

TCMB, yeni ekonomi politikası kapsamında Eylül 2021’den bu yana gerçekleştirilen 4 PPK toplantısında arka arkaya alınan kararlarla politika faizini %19'dan %14'e indirmişti. Faiz indirimlerinin etkisiyle Aralık 2021’de yıllık enflasyon, %36,08 ile son 19 yılın rekor seviyesine ulaştı. Dolar kuru ise üç ayda 8,63’ten 18’e çıktı. 

Hazine ve Maliye Bakanlığı, “...kurları kontrol etmekten vazgeçilen ve değersiz Türk Lirası’nın yaratacağı rekabet gücünü kullanarak dış ticaret ve dolayısıyla cari dengeyi sağlamayı...” hedefleyen bu politikaya Aralık 2021’de “Türkiye Ekonomi Modeli” adını verdi. Bu modele göre TL’nin değer kaybetmesiyle ihracat artarken ithalat azalacak; dolayısıyla cari denge sağlanacaktı. 

Bakan Nebati, yeni ekonomik model ile amaçlananları şöyle özetliyor:

“Dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme, selektif kredi politikası, yatırım ortamının iyileştirilmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesi, büyüme kompozisyonunun dış talep ağırlıklı olarak iyileştirilmesi."

“Yeni finansal alternatif”

Yeni modelin en büyük dayanaklarından olan düşük faiz politikasıyla, yatırımların teşvik edilmesi ve büyüme hızının artması amaçlanıyor. Geçen ay, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından döviz kurlarını kontrol etmek için “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” aracının piyasaya sürülmesi ise modelin geçerliliğini sorgulatıyor. Birçok ekonomist, bu enstrümanı “örtük faiz artışı” olarak değerlendirirken son PPK toplantısında faiz indiriminden vazgeçilmesi de ekonomi politikasında kırılma iddialarını kuvvetlendiriyor.

“Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” enstrümanı hakkındaki bazı görüşler şöyle:

  • Harvard Üniversitesi’nden ekonomist Dani Rodrik, bu enstrümanın “Faiz sebep, enflasyon neticedir” görüşüyle tutarlı olduğunu belirterek “Eğer enflasyon beklentileri (ve dolayısıyla artan kur) ekonomideki temel makro dengesizliklerden kaynaklanıyorsa bu karar olsa olsa ancak günü kurtarır,” diyor. Bunu yavaş da olsa kurun artacak olmasına dayandıran Rodrik, faizlerin artmadığı durumda kur farkının devletin yükü haline geleceğini belirtiyor.
  • BlueBay Varlık Yönetimi'nden Timothy Ash’e göre, bu enstrüman ekonomik problemleri çözmediği gibi, dolarizasyon problemini özel sektör yerine kamunun üstlenmesine sebep oluyor.
  • Finansal analist ve bağımsız enflasyon hesaplama araştırma grubu ENAG üyesi Mehmet Çağdaş İşim, bu enstrümanın geçmişte uygulanan "dövize çevrilebilir mevduat" ile aynı olduğunu ve geçmiş uygulamanın "yüksek enflasyon, tüplerin karneyle dağıtılması ve ekmek kuyruklarına yol açtığını" belirtiyor.

Bekleyişin olası sebepleri

Prof. Dr. Selva Demiralp’e göre TCMB’nin beklemesinin bir sebebi, bu süreç içerisinde faiz indirimlerinin kur üzerinde yarattığı baskıları gözlemlemek ve o baskıyı faiz dışı enstrümanlarla bertaraf edip edemeyeceğini değerlendirmek olabilir. Zira yeni politika metninde yer alan "TCMB'nin tüm politika araçlarında TL'yi öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir," ifadesi bu görüşü destekliyor. Demiralp, ayrıca problemin esas kaynağı olan enflasyonla mücadele etmeksizin TL’den kaçışı engellemeye çalışmanın sürdürülebilir olmayıp enflasyonist riskler taşıdığının altını çiziyor.

Bu bekleyişin arkasındaki bir diğer sebep ise yönetimin benimsenen “heteredoks” ekonomi anlayışının sonuçlarına dair şüphelerinin olması; dolayısıyla emin olana kadar bu denenmemiş görüşün etkilerini incelemeyi amaçlaması olabilir. Demiralp’e göre Ocak ayının politika metninde heteredoks görüşe direkt bir atıfta bulunulmamasının altında bu sebep yatıyor.

Faizin sabit tutulması nasıl bir etki yaratacak?

Borsa İstanbul'un eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, faizi sabit tutma kararının birinci etkisinin anlık piyasa tepkisi olduğunun altını çiziyor. Piyasadaki fiyatların talep ve arzın marjinal kısmıyla oluştuğunu hatırlatan Turhan, piyasadaki katılımcıların düşük bir olasılıkla da olsa bir faiz indirimini fiyatladıkları durumda etkinin olumlu olacağını söylüyor. Bu senaryoda, “kur üzerinde anlık ve hafif de olsa aşağı yönlü hareket” gözlemleneceğini belirtiyor. 

Turhan’a göre, enflasyonun %50’nin üzerine çıkacağına dair güçlü beklentiler, dolayısıyla reel politika faizi, “muazzam ölçüde eksi tarafta” olacağından orta ve uzun vadede bu karar etkisiz olacak. Son olarak, “olağan koşullarda Merkez Bankası politika faizinin finansal piyasalarda gösterge niteliği taşıması ve diğer faizleri etkilemesi” gerektiğini söyleyen Turhan, TCMB politika faizinin bu işlevi yitirdiğinin altını çiziyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🔮 2022’de Türkiye ekonomisini neler bekliyor?

Ayvansaray Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Emre Alkin ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ceyhun Elgin, 2022 Türkiye ekonomisini değerlendirdi.

28 Oca 2022

Zingat ile birlikte
Fotoğraf: Financial Times

YAZARLAR

Özlem Toplar

Yazar - Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?