2022'ye girerken kokteyl tarifleri


İyi yürekli, insancıl ot: Anason
Ünlü şair İlhan Berk, şifaları nedeniyle anasonu “insancıl, iyi yürekli bir ot” olarak tanımlar ve sözlerine “bir sevda otudur” diye devam eder. Çok eski zamanlardan beri tedavi edici bir madde olarak kabul edilen bu değerli bitki, Anadolu…
Daha fazlasını öğren →
apéro için tarif yazmak herhangi bir mevsim için Fahri Konsolos’a menü hazırlamaktan hep çok daha zor oldu benim için. Bir yandan apéro okuyucularının efor harcamaya hazır gerçek gastronomi neferleri olduklarını düşünürken bir yandan da “Kolay olsun, bizim olsun!” diyen bir kitlenin olduğunu hissedebiliyorum.
Gerçek demokrasinin bütünü kapsayacağına olan inancım, farklı uğraş seviyelerine sahip kokteyller paylaşmam için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturdu bu durumda. İlkokuldayken bir öğretmenim bir gün politikacı olacağıma inanıyordu — öngörünüz boşa değilmiş hocam.
Gül-i Bar
İlk kokteylimiz tabii ki apéro’nun 2021’deki "Yılın Tabakları" arasına girme şerefine nail olan Gül-i Bar. Bu kokteyl için modern bir teknik olan aromalı köpük yapacağız. Köpük kullanmak bazen bana, nispeten sıradan bir kokteyli daha enteresanlaştırmak için bir kestirme yolmuş gibi geliyor. Bu yüzden çoğu zaman köpük kullanma fikrini uygulamam için kendimi ikna etmem gerekiyor.
Gül, bugüne kadar bu konuda en hızlı kararı verdirten tat oldu. En yüksek koku frekanslarından birine sahip olması “Hoş geldin,” deme hakkını ona vermek için geçerli bir sebep. Sıvı içerik içinse daha ferah bir baz oluşturmak, kokteyli yorucu bir tat olmaktan kurtarıyor. Bunun için de en iyi alternatif, salatalıktan başkası olamaz.
- Cin — 60 ml,
- Salatalık Shrub — 50 ml,
- Limon suyu — 20 ml,
- Gül köpüğü — bardağı tamamlayacak kadar.
Gül köpüğü hariç bütün içerik, shaker'da buzla çalkalanır. Buzla doldurulmuş nispeten büyük — ortalama 40 cl hacmi olan bir bardağa — süzülür. Üzerine gül köpüğü sıkılır. Garnitür olarak salatalık ve kuru gül yaprakları kullanmak, cennette evlendirilmiş bu iki tadın birlikteliğine şahitlik ediyor.
Salatalık Shrub:
- Kabukları alınmış salatalıkların suyu — 300 ml,
- Elma sirkesi — 170 ml,
- Beyaz şeker — 150 ml,
- Kaya tuzu — ½ çay kaşığı.
Bütün içerik bir karıştırma kabında birleştirilip şişelendikten sonra buzdolabında bir saat dinlenmeye alınır. Bence salatalık suyu sirkeyle beraber bekleyince bitkisel yönü biraz törpüleniyor — bu da gül tadına biraz daha yer açıyor.
Gül köpüğü:
- Gül çayı — 200 ml,
- Gül suyu — 45 ml,
- Limon suyu — 75 ml,
- Beyaz şeker — 75 gr,
- Haşlanmış nohut suyu — 140 ml.
Gül çayını demlek için tomurcuklar acı bir tat ortaya çıkarmasın diye lokumun üstüne koyulanlar gibi kuru yapraklar kullanılacak 1,5 yemek kaşığı gül kurusu ve çok kaynar olmayacak 200 ml sıcak suyla 3 dakika demlenip süzülür. Sonrasında bütün içerik şeker çözülene kadar karıştırılıp krema sifonuna aktarılır. 2 tüple şarj edilen sifon kullanmadan önce en az 2 saat buzdolabında dinlendirilir.

Gül-i Bar
Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Kuşkondu
Acı, 2021’i yansıtmak için kullanılabilecek en doğru tat — bunda herkes hemfikirdir diye düşünüyorum. Tabii ki kokteylimizi ekonomi haberleri kadar acı yapmayacağız, ghostpepper bulmak zor olabilir zaten.
2021’in zalimliğine inat kokteylimizi meyvemsi tatlarla yumuşatacağız. Garniş olarak kullanacağımız kuş yuvası formu, yeni umutların, iyi şansın sembolü olarak içimizi açacak.
Kokteylin içinde kullanacağımız hardaliye, Trakya kökenli ve fermante edilmiş üzüm bazlı alkolsüz bir içecek — üzümler suyu sıkıldıktan sonra hardal tohumu ve vişne yaprağı ilave edilip fermante ediliyor. Hardal tohumları, alkol oluşumunu engelliyor. Bu sayede karışım laktik asit fermantasyonu geçiriyor ve karşımıza ekşi, meyvemsi, bitişinde hardal tadı hissedilen harika bir içecek çıkıyor.
- Black Rom — 60 ml,
- Hardaliye — 45 ml,
- Çilek püresi — 40 ml,
- Limon suyu — 25 ml,
- Basit şurup — 15 ml,
- Vişne sirkesi — 5 ml,
- Sirke bazlı olmayan acı sos — 5 ml.
Bir not: Sirke bazlı acı sos kullanmaya mecbur kalınırsa vişne sirkesi tariften çıkarılır.
Bütün içerik buzla çalkalanıp buzla doldurulmuş uzun bardağa süzülür. Garniş olarak şerit kırmızı biberlere kuş yuvası formu verilir ve üzerine bir adet beyaz üzüm yerleştirilir.

Kuşkondu
Ferah Geldin
Son kokteylimiz nispeten daha basit ve ferah. Yılbaşında sürekli dans edeceklere tavsiye edebileceğim bir karışım. Öncesinde ağır bir yemek yenildiyse de içeriğindeki zencefil ve kumkuat, hazmı kolaylaştırıyor.
- Votka — 60 ml,
- Greyfurt suyu — 45 ml,
- Agave şurubu — 10 ml,
- Kumkuat — 4 adet,
- Zencefil — 1 dilim,
- Soda — 50 ml.
Kumkuat ve zencefil, shaker'ın içerisinde ezildikten sonra soda hariç bütün içerik eklenip bol buzla çalkalanır. Ferahlığı daha iyi yansıtması için tercihen buzla doldurulmuş bakır bardağa süzülüp sadayla tamamlanır. Garniş olarak kumkuatın ortasına pipet yardımıyla delik açılır ve içersine nane yerleştirilir.

Ferah Geldin
Tek derdimizin iyi kokteyl içmek olacağı bir yıl diliyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Yılın son gecesi kutlamaları için Burak Ayaz'dan üç kokteyl tarifi paylaşıyoruz.
29 Ara 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




