2022'ye girerken kokteyl tarifleri

Yeni yıla girdiğimiz gece elimiz boş, boğazımız kuru kalmasın diye Türkiye’nin kokteylbazı Burak Ayaz’dan üç tarif sunuyoruz.
2022'ye girerken kokteyl tarifleri

29 Aralık - Mey Diageo - apéro
Mey Diageo ile birlikte

İyi yürekli, insancıl ot: Anason Ünlü şair İlhan Berk, şifaları nedeniyle anasonu “insancıl, iyi yürekli bir ot” olarak tanımlar ve sözlerine “bir sevda otudur” diye devam eder. Çok eski zamanlardan beri tedavi edici bir madde olarak kabul edilen bu değerli bitki, Anadolu topraklarında yer etmiş bir sevda ve gelenek olan rakının da en önemli maddesi olarak karşımıza çıkar. Bir içki üreticisi ve satıcısının ötesinde bir tarım şirketi olan Mey | Diageo , son yıllarda üniversite iş birlikleriyle yürüttüğü bilimsel projelerle anason bitkisinin korunması ve tohumlarının ıslah edilmesi yönünde önemli adımlar atarak bu sevdaya değer katmaya devam ediyor. Türkiye’nin tescilli ilk anason tohumları 2013 yılında anason üretimi ve çiftçiliğinde yaşanan kalite düşüşüyle beraber rekoltedeki verim kaybı nedeniyle de üreticinin anason yerine alternatif ürünler tercih ettiğini gören Mey | Diageo , harekete geçerek 2014 senesinde Ege Üniversitesi akademisyenleriyle tohum geliştirme çalışmalarına başladı. Yaklaşık 10-12 farklı bölgeden toplanan tohumlar Ege Üniversitesi’nin deneme tarlalarına ekildi. Bir yılın ardından öne çıkan 240 bitkiden elde edilen tohumlar hat olarak ekilerek aralarından eteri yağ ve diğer fiziksel özellikleri iyi olan 91 hat seçildi. 2016’da bu hatlar arasından kalitesiyle öne çıkan 10 hat seçildi ve 2017 yılında 10 çeşidin bölge adaptasyonunu gözlemlemek üzere İzmir, Burdur ve Denizli bölgelerinde 3 farklı lokasyonda ekimler yapıldı. Çalışmalar sonucunda aynı tarlada ekilen çiftçi tohumlarına oranla %20-30 civarında daha yüksek eteri yağ içeriğine sahip üç tohumda karar kılındı. 2018 yılında “ Yeni 37 ” , “ Ege 53 ” ve “ Altın 8 ” olarak isimlendirilen tohumlar “Milli Çeşit Listesi’nde tek ve ticarete konu olabilecek ilk tohumlar” olarak tescillendi ve bu tohumlar, Türkiye’nin tescilli ilk anason tohumları olarak tarım dünyasında yerini aldı. Gelecekte Mey | Diageo, 2022 anason ekim döneminde çiftçilere bu kalitesi tescilli tohumları dağıtmayı planlıyor. Anason tohumunun uçucu yağı ve aroma bileşimine yörenin etkisi üzerine yüksek lisans tezi bulunan Mey | Diageo Kalite, Teknik ve İnovasyon Müdür Koray Özcan konuya dair, “ Çiftçiye tescilli tohum dağıtımıyla dönüm başı hasat miktarını yükselterek onların maliyetlerini azaltacağız. ” sözlerini dile getirdi.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

apéro için tarif yazmak herhangi bir mevsim için Fahri Konsolos’a menü hazırlamaktan hep çok daha zor oldu benim için. Bir yandan apéro okuyucularının efor harcamaya hazır gerçek gastronomi neferleri olduklarını düşünürken bir yandan da “Kolay olsun, bizim olsun!” diyen bir kitlenin olduğunu hissedebiliyorum. 

Gerçek demokrasinin bütünü kapsayacağına olan inancım, farklı uğraş seviyelerine sahip kokteyller paylaşmam için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturdu bu durumda. İlkokuldayken bir öğretmenim bir gün politikacı olacağıma inanıyordu — öngörünüz boşa değilmiş hocam.

Gül-i Bar

İlk kokteylimiz tabii ki apéro’nun 2021’deki "Yılın Tabakları" arasına girme şerefine nail olan Gül-i Bar. Bu kokteyl için modern bir teknik olan aromalı köpük yapacağız. Köpük kullanmak bazen bana, nispeten sıradan bir kokteyli daha enteresanlaştırmak için bir kestirme yolmuş gibi geliyor. Bu yüzden çoğu zaman köpük kullanma fikrini uygulamam için kendimi ikna etmem gerekiyor. 

Gül, bugüne kadar bu konuda en hızlı kararı verdirten tat oldu. En yüksek koku frekanslarından birine sahip olması “Hoş geldin,” deme hakkını ona vermek için geçerli bir sebep. Sıvı içerik içinse daha ferah bir baz oluşturmak, kokteyli yorucu bir tat olmaktan kurtarıyor. Bunun için de en iyi alternatif, salatalıktan başkası olamaz.

  • Cin — 60 ml,
  • Salatalık Shrub — 50 ml,
  • Limon suyu — 20 ml,
  • Gül köpüğü — bardağı tamamlayacak kadar.

Gül köpüğü hariç bütün içerik, shaker'da buzla çalkalanır. Buzla doldurulmuş nispeten büyük — ortalama 40 cl hacmi olan bir bardağa — süzülür. Üzerine gül köpüğü sıkılır. Garnitür olarak salatalık ve kuru gül yaprakları kullanmak, cennette evlendirilmiş bu iki tadın birlikteliğine şahitlik ediyor.

Salatalık Shrub:

  • Kabukları alınmış salatalıkların suyu — 300 ml,
  • Elma sirkesi — 170 ml,
  • Beyaz şeker — 150 ml,
  • Kaya tuzu — ½ çay kaşığı.

Bütün içerik bir karıştırma kabında birleştirilip şişelendikten sonra buzdolabında bir saat dinlenmeye alınır. Bence salatalık suyu sirkeyle beraber bekleyince bitkisel yönü biraz törpüleniyor — bu da gül tadına biraz daha yer açıyor.

Gül köpüğü:

  • Gül çayı — 200 ml,
  • Gül suyu — 45 ml,
  • Limon suyu — 75 ml,
  • Beyaz şeker — 75 gr,
  • Haşlanmış nohut suyu — 140 ml.

Gül çayını demlek için tomurcuklar acı bir tat ortaya çıkarmasın diye lokumun üstüne koyulanlar gibi kuru yapraklar kullanılacak 1,5 yemek kaşığı gül kurusu ve çok kaynar olmayacak 200 ml sıcak suyla 3 dakika demlenip süzülür. Sonrasında bütün içerik şeker çözülene kadar karıştırılıp krema sifonuna aktarılır. 2 tüple şarj edilen sifon kullanmadan önce en az 2 saat buzdolabında dinlendirilir.

Gül-i Bar
Fotoğraf: 
Deniz Sabuncu


Kuşkondu

Acı, 2021’i yansıtmak için kullanılabilecek en doğru tat — bunda herkes hemfikirdir diye düşünüyorum. Tabii ki kokteylimizi ekonomi haberleri kadar acı yapmayacağız, ghostpepper bulmak zor olabilir zaten. 

2021’in zalimliğine inat kokteylimizi meyvemsi tatlarla yumuşatacağız. Garniş olarak kullanacağımız kuş yuvası formu, yeni umutların, iyi şansın sembolü olarak içimizi açacak.

Kokteylin içinde kullanacağımız hardaliye, Trakya kökenli ve fermante edilmiş üzüm bazlı alkolsüz bir içecek — üzümler suyu sıkıldıktan sonra hardal tohumu ve vişne yaprağı ilave edilip fermante ediliyor. Hardal tohumları, alkol oluşumunu engelliyor. Bu sayede karışım laktik asit fermantasyonu geçiriyor ve karşımıza ekşi, meyvemsi, bitişinde hardal tadı hissedilen harika bir içecek çıkıyor.

  • Black Rom — 60 ml,
  • Hardaliye — 45 ml,
  • Çilek püresi — 40 ml,
  • Limon suyu — 25 ml,
  • Basit şurup — 15 ml,
  • Vişne sirkesi — 5 ml,
  • Sirke bazlı olmayan acı sos — 5 ml.

Bir not: Sirke bazlı acı sos kullanmaya mecbur kalınırsa vişne sirkesi tariften çıkarılır.

Bütün içerik buzla çalkalanıp buzla doldurulmuş uzun bardağa süzülür. Garniş olarak şerit kırmızı biberlere kuş yuvası formu verilir ve üzerine bir adet beyaz üzüm yerleştirilir.

Kuşkondu


Ferah Geldin

Son kokteylimiz nispeten daha basit ve ferah. Yılbaşında sürekli dans edeceklere tavsiye edebileceğim bir karışım. Öncesinde ağır bir yemek yenildiyse de içeriğindeki zencefil ve kumkuat, hazmı kolaylaştırıyor.

  • Votka — 60 ml,
  • Greyfurt suyu — 45 ml,
  • Agave şurubu — 10 ml,
  • Kumkuat — 4 adet,
  • Zencefil — 1 dilim,
  • Soda — 50 ml.

Kumkuat ve zencefil, shaker'ın içerisinde ezildikten sonra soda hariç bütün içerik eklenip bol buzla çalkalanır. Ferahlığı daha iyi yansıtması için tercihen buzla doldurulmuş bakır bardağa süzülüp sadayla tamamlanır. Garniş olarak kumkuatın ortasına pipet yardımıyla delik açılır ve içersine nane yerleştirilir.

Ferah Geldin


Tek derdimizin iyi kokteyl içmek olacağı bir yıl diliyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🍸 Yılbaşı gecesine kokteyl tarifleri

Yılın son gecesi kutlamaları için Burak Ayaz'dan üç kokteyl tarifi paylaşıyoruz.

29 Ara 2021

Mey Diageo ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?