Yeryüzü Dönüşürken Biz Neredeyiz?


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İklim krizini çoğu zaman veriler ve felaket senaryoları üzerinden konuşuyoruz. Oysa bazen bir imaj sayfalarca raporun yapamadığını yapabiliyor: durduruyor, baktırıyor, düşündürüyor. Dünyahali olarak sıkça dönüp baktığımız nokta tam da burası. Bilginin duyguya, verinin ise deneyime dönüştüğü an. Borusan Contemporary’deki Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü sergisi, bu “dönüşüm”ün güçlü örneklerinden biri.
Çağdaş fotoğrafın öncü isimlerinden Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki bu ilk kapsamlı seçkisi, yalnızca bir fotoğraf sergisi değil; gezegenin yüzeyinde açılmış yarıklara, izlere, katmanlara yakından bakma daveti. 16 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilen sergi, sanatçının otuz yılı aşkın üretiminden bir kesiti, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle Türkiye’de ürettiği yeni eserlerle bir araya getiriyor. Burtynsky’nin pratiğini özel kılan nokta, endüstriyel manzaraları estetik bir mesafeden değil, neredeyse şiirsel bir yoğunlukla ele alması. Taş ocakları, madenler, petrol sahaları ya da tuz gölleri… İlk bakışta büyüleyici görünen bu fotoğraflar, dikkatle bakıldığında insan etkisinin izlerini taşıyan kırılgan yüzeylere dönüşüyor. Güzellik ile tahribat arasındaki o ince çizgi, izleyiciyi konfor alanından çıkaran bir karşılaşma yaratıyor.
Sanatçının Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle Türkiye’de gerçekleştirdiği Erozyon projesi, bu karşılaşmayı bizler için daha anlamlı yerel bir bağlama taşıyor. İç Anadolu’dan Akdeniz’e uzanan bir hat boyunca çekilen fotoğraflar, toprağın yavaş ama sürekli değişimini görünür kılıyor. Kayseri’de teraslanmış araziler, Tuz Gölü’nün neredeyse soyutlaşan yüzeyi ya da Nallıhan’ın kurak dokusu… Bu coğrafyalar tanıdık, ama aynı zamanda yeniden bakmayı gerektirecek kadar yabancı.

Edward Burtynsky, Erozyon #2, Kırbaşı yakınları, Beypazarı, Ankara, Türkiye, 2022. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu, İstanbul. Sergiden görünüm: Borusan Contemporary, İstanbul, 2025. Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
Burtynsky’nin kendi sözleri bu yaklaşımı açıkça ortaya koyuyor: “İnsanlığın yeryüzünü nasıl biçimlendirdiği meselesi, bende uzun yıllardır derin bir ilgi uyandırıyor… Bu fotoğrafların izleyiciyi, dönüştürmekte olduğumuz gezegenimize karşı ortak sorumluluğumuz üzerine düşünmeye teşvik etmesini umuyorum.”
Bu yaklaşım, Antroposen olarak adlandırılan çağa da işaret ediyor: insanın, yalnızca yaşayan değil, yeryüzünün şekillenişinde belirleyici bir jeolojik güç hâline geldiği bir dönem. Burtynsky’nin fotoğrafları da bu çağın görsel kaydını tutuyor gibi. Burtynsky’nin cümlesindeki vurgu da oldukça önemli: “ortak sorumluluk.” İklim krizini çoğu zaman bireysel tercihler ve suçluluk duygusu üzerinden tartışmaya meyilliyiz. Oysa bu kriz, tek tek bireylerin değil, birlikte şekillendirdiğimiz sistemlerin sonucu ve dolayısıyla ancak kolektif bir dönüşümle ele alınabilir. Burtynsky’nin fotoğrafları da tam olarak bu noktada konumlanıyor. İzleyiciyi suçlamadan, ama aynı zamanda rahat bir mesafe kurmasına da izin vermeden, herkesin bu hikâyedeki yerini yeniden düşünmeye davet ediyor. Serginin küratöryel çerçevesi, bu düşünsel hattı daha da genişletiyor. Erozyon, Su ve Tuz, Petrol gibi temalar, gezegenin farklı yüzeylerini bir araya getirirken, aslında tek bir hikâyeyi anlatıyor: insanın doğayla kurduğu karmaşık ilişki. Bu ilişki ne tamamen yıkıcı ne de tamamen üretken; ama her durumda geri döndürülemez izler bırakıyor.
Bu noktada Antroposen fikri daha da somutlaşıyor: doğa artık sadece arka plan değil, insan faaliyetleriyle sürekli yeniden yazılan bir yüzey. Burtynsky’nin fotoğrafları bu yazım sürecini hem belgeliyor hem de sorguluyor.
Borusan Contemporary Direktörü Kumru Eren’in sergi katalogundaki cümlesi de bu bakışı net bir biçimde ortaya koyuyor: “4,5 milyar yıldır oluşum hâlindeki dünyamızın sürekli devinim içinde bir sistem olduğunu ve insanın bu sistem içerisindeki yerini Burtynsky’nin perspektifinden görmek, ziyaretçileri dünyaya farklı bir gözle bakmaya davet ediyor.”
Bu perspektif, nispeten insanı merkeze koyan klasik bakışı tersine çeviriyor. İnsan artık hikâyenin kahramanı değil; bir kuvvet, bir etki, bir iz. Belki de bu yüzden Burtynsky’nin fotoğraflarına bakmak, biraz da kendi ölçeğimizi yeniden düşünmek anlamına geliyor.
Bugün iklim krizini konuşurken sıkça “ne yapmalı?” sorusuna odaklanıyoruz. Oysa bazen asıl ihtiyaç, önce “nasıl” gördüğümüzü değiştirmek. Dönüşen Yeryüzü sergisi tam da bu noktada devreye giriyor. Görme biçimimizi dönüştürmeden, eyleme geçmenin eksik kalacağını hatırlatıyor. Mesele yalnızca bilgi üretmek değil; o bilgiyi hissedilebilir kılmak. Sanatın burada oynadığı rol ise kritik. Çünkü bazı gerçekler, ancak estetik bir deneyim aracılığıyla içselleştirilebiliyor.
Sergiden çıktıktan sonra akılda kalan şey tek tek fotoğraflar değil, bir his: dünyanın sabit değil, sürekli dönüşen bir yer olduğu ve bu dönüşümün dışında kalamayacağımız gerçeği. Belki de en önemlisi şu soruyla baş başa kalıyoruz: Peki biz bu dönüşümün neresindeyiz?
Editoryal Not:
Bu yıl beşinci edisyonunu düzenlenen CI Bloom sanat fuarı kapsamında, Edward Burtynsky’nin Borusan Contemporary’de devam eden “Dönüşen Yeryüzü” sergisinden oluşturulan özel bir seçki, BMW’nin sürdürülebilirlik vizyonunu ve geleceğe bakışını yansıtan Yeni BMW iX3 modeli ile bir araya geliyor. CI Bloom, 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2025: Yeni normal değil, sistemin iflas alanı, net sıfır planlarındaki gizli belirsizlik, Ilgın ağacı portresi, kriz anlarında bireysel çözüm eğilimi, yeniden başlamanın mevsimi bahar ve çok daha fazlası...
10 Nis 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR


