Yetmiş iki yıldır burada: Zımba Dükkânı


Koç Holding , tüm sanatseverleri Bienal ’e davet ediyor İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve 2007 yılından bu yana sponsorluğunu Koç Holding ’in üstlendiği İstanbul Bienali , 17’nci edisyonuyla başladı. Bir yıl ertelenmesi ve pandemi koşulları altında düzenlenmesi nedeniyle; ölçeği, yöntemi ve hedefleri açısından bizi farklı bir deneyimle karşılayacak olan Bienal’i 20 Kasım’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilirsin. Nerelerde? 17. İstanbul Bienali, bu yıl aralarında kitapçılar, sahaflar, hastaneler, huzurevleri, kafeler, metro durakları ve Açık Radyo'nun da bulunduğu şehrin pek çok farklı noktasında konumlanıyor . Dahası: Vehbi Koç Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren kültür kurumlarından Topluluk şirketlerinin bu alanda yürüttüğü çalışmalara kadar kültür sanata desteğini hız kesmeden sürdüren Koç Holding , İstanbul Bienali sponsorluğunu 2036 yılına kadar uzatmış olmanın mutluluğunu paylaşıyor. Koç Holding’in bu yıl Bienal’i karşıladığı, “Sanatla Değiş, Dünyayı Dönüştür” söylemini sahiplenerek sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücüne dikkat çeken filmini buradan izleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
1950’den beri var Zımba Dünyası. Üçüncü nesil Cenk, otuz altı yaşında on beş yaşından beri de çırak. Üniversite mezunu ama hayat şartları onu dede mesleğine geri döndürmüş. O gençken bu sokak ayakkabıcı ve derici sokağıymış, çekiç sesinden yürünmezmiş. Şimdilerde nispeten daha sakin ama esnaf hâlâ çalışmaya ve üretmeye devam ediyor.
Dükkânın içerisinde tavşanı ve papağanı var Cenk’in. Çalışma masasının karşısına birer sandalye iliştiriyor bizim için. Bir gözümüz hayvanlarında bir gözümüz onda sohbetimize başlıyoruz.

Cenk çalışma masasında
Çemberlitaş, nasıl bir semttir?
Burası çok tarihî bir yer. Tam dükkânımın karşısında İncili Kilisesi var. İran’dan gelen çok oluyor. Düğün dernek yapılıyor. Mahalleli olarak benimsiyoruz, sahip çıkıyoruz. Bu değerler hepimizin.
Bölge “Suriçi” diye geçiyor. İstanbul’u insan vücudu olarak düşünürsek Çemberlitaş İstanbul’un midesi, Sirkeci kalbi, Eminönü beyni benim için. Yani bu mahalle bilen için çok lezzetli bir yer. Tabii zaman verip tanımaya çalışırsan.
Çemberlitaş’ın mahallelisini nasıl bilirsin?
Komşuculuk burada hâlâ devam edebiliyor ve bu çok kıymetli. Sabah kahvaltısı, alışveriş ve ticaret hep birbirimiz üzerinden dönüyor. Cenazeler de birlikte düğünler de. Niye? Çünkü burada iş erken başlıyor. Ailemizden çok mahalledeki arkadaşlarımızı görüyoruz bu da bizi birbirimize bağlıyor.
Mesela sabahları kahvaltı için Kumkapı’dan kaymak alırız, simit, domates, peynir; ne varsa koyarız. Sofrayı da hep kapının önüne kurarız. Sen “Afiyet olsun” dediğinde biz sana yolluk yapar veririz. Çemberlitaş böyledir, hâlâ.
Sence zımbacının bu mahallede olması neyi değiştiriyor? Mahalleli ne amaçla buraya geliyor?
Üretim yapmak isteyenler veya hayal güçlerinin peşindekiler buraya geliyor. Biz mahallede tekiz. Biz olmazsak ya da malzemeler olmazsa insanlar bu işi yapamaz. Biz süreci kolaylaştırıyoruz. Mahalleli istediğinde ders de veriyorum, bildiklerimi anlatıyorum. Atölye çırakları, evde çalışanlar veya yabancılar geliyor. Birlikte yeniden öğreniyoruz. En keyif aldığım şeyse gelenlerin malzemeleri keşfetme anı.
Derken içeri bir müşteri giriyor. “Ben amcanla konuşuyordum hep bu sefer sen bana yardımcı olabilir misin?” diye soruyor. Hemen orada istenilen saat kayışını çiziyor Cenk, telefonlarını alıyorlar ve haberleşmek üzere ayrılıyorlar.
Mahalle hâlâ sıcak hâlâ samimi. Sokakta hâlâ bir simit kokusu, yan taraftan sofrana kadar gelen çay sesi ve gülüşmeler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
17. İstanbul Bienali’nin yayıldığı altı mahalle: Balat, Çemberlitaş, Sıraselviler, Tophane, Yeldeğirmeni ve Zeytinburnu’nda, yaşadığımız şehirde bir gezginmişçesine geziniyoruz bu defa. Bugün rotamızda: Çemberlitaş
13 Eyl 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Ucuzlayan yen, sosyal medya trendleri ve pandemi sonrası seyahat patlaması Japonya’yı rekor sayıda turistin rotasına soktu. Ancak Tokyo’dan Fuji Dağı’nın eteklerine uzanan aşırı turizm sorunu artık kalabalıktan çok turistlerin davranışlarıyla ilgili. Japonya, vergilerden kotalara ve çift fiyatlandırmaya uzanan önlemlerle turizmin niteliğini değiştirmeye çalışıyor.

Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…



