Z kuşağının kutlama tercihi: Şampanya mı tekila mı?


Yılbaşı sofralarına enfes ve pratik lezzet: Banvit Roaster
Yeni yıla evde sevdiklerinizle girecekseniz ve aklınızda “Ne yesek?” sorusu varsa sizi Banvit’in yılbaşına özel ürettiği Roaster ile tanıştıralım. Banvit’in diğer ara sıcak ve atıştırmalıklarıyla servis edebileceğiniz Banvit Roaster ,…
Daha fazlasını öğren →
Yılbaşı içkileri arasında votka, tekila ve şampanya/köpüklü şarap en popüler üç seçenek olarak öne çıkıyor. 40 yaş üstü ve X kuşağı köpüklü şarabı daha fazla tercih ederken, tekila özellikle shot olarak tüketiliyor. Şampanya içenlerin %35’i sade tercih ederken, Z kuşağı şampanyalarına meyve, meyve suyu veya yenilebilir sim eklemeye meyilli.
Batched kokteyllere artan ilgi: Katılımcıların %69'u daha önce bir etkinlikte batched kokteyl(*) tüketmiş ve %88'i bu sezon bu tür içkileri sunmayı veya içmeyi planlıyor. Batched kokteyller özellikle Z kuşağı ve milenyaller arasında popüler.
Peki evde mi dışarıda mı? Araştırmaya göre, katılımcıların %26'sı dışarıda bir bara gitmeyi planlıyor. Z kuşağı, barlar ile ev partileri arasında eşit şekilde bölünmüş durumda. Geçen yıl dışarı çıkanların %44’ü bu yıl da dışarı çıkmayı planlıyor. Evde kalanlar için en büyük motivasyon ise tasarruf.
(*) Batched kokteyl: Bir kokteylin etkinlik öncesinde, daha büyük miktarlarda hazırlanması.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Gamze Cizreli’nin Levanten mutfağından ilhamla kurduğu yeni restoranı KAICY açıldı. Bir araştırmaya göre votka, tekila ve şampanya en popüler yılbaşı içkileri oldu.
25 Ara 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




